Yazı Detayı
26 Kasım 2019 - Salı 14:39 Bu yazı 180 kez okundu
 
Psikolojinin güncel sorunlari – 3: Psikoloji ne kadar bilim?
Cenk Yıldızlı
 
 

Geçtiğimiz bölümlerde, psikolojinin Türkiye özelinde yaşadığı sorunlardan bahsetmiştik: Bir meslek yasasının olmayışı ve üniversitelerin (daha doğrusu YÖK’ün) ihtiyaç fazlası kontenjan arttırıma başvurması. Sorunların kaynaklarından ve yarattıkları etkiden sonra, gelecek için neler yapılabileceğine ilişkin yorumlarda bulunmuştuk. Ama bu hafta biraz daha alanın ülke dışında da önem arz eden, hatta diğer dallarda (tıp, hukuk, tarih, biyoloji vs.) da zaman zaman sorun yaratan bir durumdan bahsedeceğiniz: Psikoloji bir bilim midir, değil midir?

Psikolojinin tanımını ilk yazımızda yapmıştık, insanların duygu, düşünce ve davranışlarını deneysel yöntem ve bilimsel yaklaşımla inceleyen bir bilim dalı oldığu şeklinde. Aslında bu tanım biraz hatalı. Tanımı bize “dikte” ettiren hocamız yazıyı okursa alınmasın, hatta istiyorsa “tekzip” (düzeltme metni, eskiler daha iyi bilir) de yollasın ama, psikolojide yalnızca deneysel yöntemler kullanılmıyor. Bol miktarda korelatif dediğimiz çalışmalardan var. Korelatif mi? En az iki olayı denetlenmeden birbirine bağlanmaya çalışılması. Bu olaylar birbirinden bağımsız da olabilir, ama olaylar birbirine göbekten bağlı değil. Bağlı olursa deneysel oluyor zaten. Deneysel nedir? En az iki olayın denetlenerek birbirine bağlanması. Neyse, korelatif dışında ölçek doldurmaca yani halk arasında anket olarak bilinen durumlar da var. Bunu da mı “psikoloji biliminden” sayacağız?

 Tanımın hatalı olmasını geçelim, “bilim” kelimesi muhtelif (çeşitli, bizim kuşak bilmeyebilir) kaynaklarda nasıl kullanılmış, onlara bakalım:

 “Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim (Türk Dil Kurumu’ndaki birinci anlamı).”

“Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. (Türk Dil Kurumu’ndaki ikinci anlamı).”

“Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci (Türk Dil Kurumu’ndaki üçüncü anlamı).”

“Bazı olgu ve olay kategorilerine ait iyi düzenlenmiş bilgiler bütünü. (Meydan Larousse’daki birinci anlamı).”

“Yoklanabilecek. deneye vurulabilecek bir bilginin muhtevası olan her şey; bu arada doğa, toplum, insan, düşünce üstünde kesin veya ancak yaklaşık olan nesnel bilgilerin tümü. (Meydan Larousse’daki ikinci anlamı).”

“Evrenin ve olayların sistemli olarak bilinmesi, bazı olgu veya olay kategorilerine ait düzenlenmiş bilgiler bütünü (,başı hariç Meydan’la aynı, Okyanus Ansiklopedik Sözlük’teki birinci anlamı).”

“Yoklanabilecek. deneye vurulabilecek bir bilginin kapsamı olan her şey; bu arada doğa, toplum, insan, düşünce üstünde kesin veya ancak yaklaşık olan nesnel bilgilerin tümü (kapsam haricinde Meydan’la aynı, Okyanus’taki ikinci anlamı).”

“Evrenin, evrendeki olguların ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, °ilim (Dil Derneği’ndeki birinci anlamı).”

“Bilgi dallarından her biri: Toplumbilimler; Fen bilimleri (Dil Derneği’ndeki ikinci anlamı).”

“Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir ereğe yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci (Dil Derneği’ndeki üçüncü anlamı).”

Bu tanımları neden verdim? Çünkü benim alanım, tanım yaparken öncelikli olarak TDK’den (yani Türk Dil Kurumu’ndan) faydalanıyor. Bunlara ek olarak, bazı ansiklopedik kaynaklardan da bilgi verdim. Hem tek bir kaynağa bağlı kalmamak, hem de tanımları pekiştirmek istedim.

Bu tanımlarda ortak çıkarılabilcek hususlar var: Deneye dayanması, kesin olmaya çabalaması. Psikoloji tamamen deneye dayanmıyor zaten, buna binaen kesin olmaya çabalamak güzel ama kesin olmak zor. Bir kere psikolojide ortak sayılan duygular var, ortak sayılmayan duygular var. Ayrıca, kültür çalışmaları da var. Kültüre özgü durumlar, davranışlar vs. Ne oldu evrenselliğe? Gitti evrensellik. Tek millet, tek devlet, tek dil… gibi. Genellenebilirik zor, benlik kavramlarından Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın (1940 - 2017) Türkiye için keşfettiği, diğer ülkelerde olmayan bir kavram var: Özerk ilişkili benlik (kişinin ekonomik bağımsızlığını kazanmasına karşın ailesinden kopamaması).

Bütün bunların da yanında psikoloji de dahil, hemen hemen bütün alanların kendini geçerli saymak için kabul ettiği temel bir ilke var: Yanlışlanabilirlik ilkesi. Nedir bu ilke? Bir açık toplumcunun (Karl Popper, 1902 – 1994) ortaya attığı bir ilke, bir çalışmanın “bilimsel” sayılabilmesi için yanlışlanmaya ve dolayısıyla da tekrarlanmaya açık olması gerekiyor. Psikoloji de bunu kabul eder, ilke olarak. Ancak ne kadarını yapabilecek?

Mesela, sosyal psikolojideki deneyler. Bugün  1963’teki Milgram Deneyi’ni, 1971’deki Stanfrod Hapishane Deneyi’ni yapabilmemiz mümkün müdür? Değildir. Neden? Çünkü etik var. Psikolojide “etik” mevzusu var. Dolayısıyla tanımlanan “bilim” kavramından çok uzak. Etik tek başına yetiyor. Evet, yepyeni ve daha önce akla gelmemiş çalışmalarda bulunmak güzel olabilir. Ancak eski çalışmaların da tekrarlanabilmesi gerekmektedir. Evet, 1950’lerden beri süren kesitsel ve boylamsal çalışmalar var, ancak yukarıda saydığım örneklerin yapılamaması bile bu durumu yanlışlayabildiğimizi gösteriyor. Tekrarlanmaya da açık ama tekrarlanamıyor. Zaten evrensel diyemeyiz. 1960’ların ve 1970’lerin ABD’sinde yapılan bir çalışma 2010’lar Türkiyesi için ne kadar örnek teşkil edebilir? Hatta kendi ülkesi için bile olmayabilir. Sıkıntı ne peki? Bu çalışmaların derslerde mutlak kabul edilmesi gereken çalışmaymış gibi anlatılması.

SONUÇ

Bugün, psikolojinin gerek ülkemizde gerekse diğer memleketlerde pek çok sorunu var ve olmaya da devam edecek gibi duruyor. Psikolojinin bilimselliği, diğer alanların ve içinde bulunanların eleştiri başlıkları arasında. Bilmiyorum, sevgili hocalarımız vakit bulursa psikolojiyi de masaya yatrımak gerekebilir. Ama sempozyumlar, seminerler, kongreler daha tatlı geliyor tabii…

 
Etiketler: Psikolojinin, güncel, sorunlari, –, 3:, Psikoloji, ne, kadar, bilim?,
Yorumlar
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
46
0
3
7
13
23
2
Trabzonspor
45
0
3
6
13
22
3
Galatasaray
45
0
4
6
13
23
4
Sivasspor
45
0
4
6
13
23
5
Beşiktaş
40
0
8
4
12
24
6
Alanyaspor
39
0
7
6
11
24
7
Fenerbahçe
38
0
7
5
11
23
8
Göztepe
34
0
6
7
9
22
9
Gaziantep FK
31
0
8
7
8
23
10
Gençlerbirliği
27
0
10
6
7
23
11
Antalyaspor
25
0
10
7
6
23
12
Yeni Malatyaspor
24
0
10
6
6
22
13
Denizlispor
24
0
11
6
6
23
14
Çaykur Rizespor
24
0
12
3
7
22
15
Konyaspor
21
0
10
9
4
23
16
MKE Ankaragücü
20
0
11
8
4
23
17
Kasımpaşa
19
0
14
4
5
23
18
Kayserispor
16
0
13
7
3
23
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
G-3P05WK8YYB