Yazı Detayı
30 Aralık 2019 - Pazartesi 11:20 Bu yazı 407 kez okundu
 
Çoklu zeka kuramı hakkında…
 
 

Çocukluğumuzu düşünelim, bir şeye  kafamız basmıyor, anlam veremiyoruz. Arkadaşlarımıza veya büyüklerimize sorduğumuzda da “O senin geri zekalılığından.” gibisinden bir cevap alıyoruz. Ya da kendimizin yaşaması gerekmez, bir anne çocuğunu “Geri zekalı” diye azarlıyor. Hayat boyunca gerek kendimiz gerek çevremiz, bir işi beceremeyen veyahut alışmışın dışında bir eylemde bulunanların “zekasını” sorguluyoruz. Peki bu ne kadar doğru olabilir? Bunu anlamadan önce olayların en derinine inmemiz gerekiyor.

Howard, küçüklüğünde Pensilvanya sokaklarında bağlama çalmaya çok meraklıymış. Bir gün elinde bağlamasıyla “Bir gün şu dünyadan göçüp gidersem...” diye söylenirken, arkadaşı onu görmüş ve söyleşini hiç beğenmeyerek, “O türkü öyle söylenmez ki geri zekalı!” diyip hızla olay yerinden uzaklaşmış. Bunu duyan Howard, gerek bundan önce yaşadığı, gerekse bundan sonra yaşayacağı olayları da toplayarak kendine bir yol haritası çizmeye karar vermiş ve şöyle buyurmuş: Ulan göreceksiniz, 40 yaşıma geldiğimde hepinizi laciverte boyayacağım!

Sakın ola ki, bu hikayeyi ciddi zannedip paylaşmayın. Howard ve Pensilvanya dışındakiler doğru değil. Kim bu Howard? Yazımızın başlığında da geçen ve bu yazının konusu da olan Çoklu Zeka Kuramı’nın (1983) geliştiricisi olan Howard Gardner (doğ. 1943). Evet, kendisi Pensilvanya doğumlu.

Ne demiş Howard ağabey, daha doğrusu Gardner? Artık ciddileşelim. Gardner, aslında hiçbir bireyin “geri zekalı” olmadığını, herkesin farklı yönlerde gelişebileceğini savunmaktadır. Yani, herkes memur, bürokrat veya satış elemanı olmak zorunda değil, çöpçü, müzisyen, mucit, teorisyen, astronot da olabilir. Yaptığı araştırmalar ve yaşadığı deneyimler ölçüsünde Gardner, zekayı sekiz ana başlığa bölüyor (Vikipedi’nin Türkçesinde  [1] dokuz yazılmış ama İngilizcesinde ve bende bulunan, kaynağını vereceğim kitapta [2] sekiz yazıyor):

Sözel, matematiksel, kişisel (içsel), kişiler arası (sosyal), doğacı, müzikal, bedensel-kinestetik ve uzaysal.

Gardner diyor ki, aslında herkeste bu zeka biçimlerinden mevcut, ama kişi bir tanesinde güçlü olabiliyor ve o yönde kendini ilerletebiliyor. Yani ünlü bestekar Serdar Ortaç (doğ. 1970) beyefendinin de eşsiz sesiyle yorumladığı “Vi dont niid no edukeyşın!” (orijinalini bilmeyen yoktur herhalde). Bir de geçenlerde izlediğim bir konuşmada [3] konuşmacı bir öğrenci velisinin, çocuğunu dikkat eksikliği olduğu için psikoloğa götürdüğünden bahsediyor, meğerse çocuğun baleye yatkınlığı varmış, psikolog da aileyi o tarafa yönlendiriyor ve çocuk şu anda öncü balerinlerdenmiş diye anlatıyor. Tek tip eğitime, düzene hayır! Bu yaklaşım, iyi ya da kötü, ülkelerin eğitim sistemlerini etkilemiş, bazı anlayışların değişmeye başladığını göstermektedir. Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı da çoklu zeka yaklaşımına uygun testler uyguladığını iddia etmektedir, ne kadar doğru bilemiyorum.

Peki, hep olumlu yönlerinden mi bahsedeceğiz? Olumsuz, daha doğrusu eleştirilecek hiç mi yanı yok? Sizlerin de eleştirdiğini duyar gibiyim. Öyleyse alt başlığa geçelim.

Eleştiriler

1983’ten bu yana, bu kuram çeşitli otoritelerce eleştirilmektedir. Akademik çevreler, siyasi partiler, esnaf odaları, kanaat önderleri, sevgili basınımız ve daha çok sayıdak kuvvet bu konuda eleştirilerini sunmuştur. Biz de birkaçından bahsetme gereği duyduk:

- Akademik eleştiriler: Bazı akademik çevreler, bu kuramı destekleyen araştırmaların yapılmadığını savunuyor. İyi de başta ne demiştik? Araştırmalar ve deneyimler? Onlar, kuram oluşurken yapılanlar. Burada kuram oluştuktan sonrası önemli. Bir de tek tip zekayı savunan genel zekacılar da eleştiriyor bunu, tek tip zeka herkes için belirleyicidir, hata olacaksa da bu standart bir hatadır zaten diye görüşlerini belirtiyorlar.

- Zeka/Yetenek farkı: Şimdi burada müzikal gibi kategorilendirmeler var. Müzik, bir yetenek işi değil miydi? Nasıl zeka işi olabiliyor? O zaman şairler, satranç ustaları, sporcular veya ressamlar için neden alt bir tür yok? Birincisi bu. İkincisi de, psikolojinin bir başka alt alanı olan İş ve Örgüt Psikolojisi, bir iş yerinde çalışanları değerlendirirken bilgi, beceri, yetenek ve diğer özelliklere bakılması gerektiğini savunuyor. Psikolojinin bir alanıyla diğer alanı çelişmeli mi? Üçüncü eleştiri de dünyaca meşhur yazar J.K Rowling’ten (doğ. 1965). Ne alaka Rowling? Kendisi, yazdığı Harry Potter and the Chamber of Secrets (Harry Potter ve Sırlar Odası, 2002, YKY) kitabında bir karakterin ağzından “Bizi biz yapan yeteneklerimiz değil, seçimlerimizdir.” diye de ilginç bir bakış açısı ortaya koyuyor. Her şey, zeka veya yetenek meselesi midir? Bir de seçimler işin içine girdi. Bu da önümüzdeki yazının konusu olsun.

- Normal/Anormal Davranış: Eğer ki bu kuramı kabul edersek, klinik psikolojii yerle bir olabilir. Klinikçiler, bir “psikolojik bozukluktan” bahsederken, bunun anormal davranışlarla açıklamaktadır. Duygusal sıkıntılar, işlevsellikte bozulma, istatistiksel seyreklik, beklenmedik olma… Çoklu zeka, özellikle seyreklik kısmını epey etkileyeceğinden, biraz da kargaşaya yol açabilir.

- Sarsılan Toplumsal Normlar: Bizim kültürümüzün, örf ve ananelerimizin, yüce Anadolu irfanının dediği nedir? Bir kişi bizden ayrık takılıyorsa geri zekalıdır. Özellikle muhtelif sitelerde bu kuram bu şekilde eleştiriliyor. Birisi geri zekalıysa, geri zekalıdır. Bu da halkımızın kurama yaklaşımını özetler vaziyette gibi biraz.

Sonuç olarak, böyle bir kuram mevcut. İyisiyle kötüsüsyle, varlığını sürdürüyor. Gelecekte kuramın akıbeti ne olur? Daha yaygınlaşır mı, yenilenir mi, yoksa tarihin derinliğine mi gömülür? Hep birlikte göreceğiz.

Kaynaklar

[1] Çoklu zeka teorisi: https://www.wikizeroo.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvw4dva2x1X3pla8OiX3Rlb3Jpc2k

[2] Santrock, J. W. (2016). Yaşam boyu gelişim: Gelişim Psikolojisi: Life-span development. Nobel Akademik Yayıncılık Eğitim Danışmanlık Tic. Limited Şti..

[3] Sir Ken Robinson: Do schools kill creativity? (2007) https://www.youtube.com/watch?v=iG9CE55wbtY

 
Etiketler: Çoklu, zeka, kuramı, hakkında…,
Yorumlar
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
69
0
5
9
20
34
2
Trabzonspor
65
0
5
11
18
34
3
Beşiktaş
62
0
10
5
19
34
4
Sivasspor
60
0
8
9
17
34
5
Alanyaspor
57
0
9
9
16
34
6
Galatasaray
56
0
8
11
15
34
7
Fenerbahçe
53
0
11
8
15
34
8
Gaziantep FK
46
0
10
13
11
34
9
Antalyaspor
45
0
11
12
11
34
10
Kasımpaşa
43
0
15
7
12
34
11
Göztepe
42
0
14
9
11
34
12
Gençlerbirliği
36
0
16
9
9
34
13
Konyaspor
36
0
14
12
8
34
14
Denizlispor
35
0
17
8
9
34
15
Çaykur Rizespor
35
0
19
5
10
34
16
Yeni Malatyaspor
32
0
18
8
8
34
17
Kayserispor
32
0
18
8
8
34
18
MKE Ankaragücü
32
0
16
11
7
34
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
G-3P05WK8YYB