Haber Detayı
15 Mayıs 2020 - Cuma 13:28 Bu haber 254 kez okundu
 
Tüm Yerel-Sen yetkilileri ile ropörtaj
Emek Dünyası Haberi


COVİD19 salgını süresinde en fazla öne çıkan kurumlar belediyeler oldu. Başta maske dağıtımı olmak üzere pek çok ihtiyaç belediyeler üzerinde karşılandı ve sosyal devlet anlamında sınıfta kalan merkezi hükümetin eksiklerini önemli ölçüde belediyeler tamamladı.

Şüphesiz ki belediyelerin bu başarılarının altında belediye çalışanlarının çok büyük rolü var. Başta zabıta ve sosyal hizmetler birimi olmak üzere belediye çalışanlarının bu konudaki özverilerinin altını çizen Tüm Yerel-Sen Antalya Şube Başkanı Demet Kurupınar, “elbette bir sağlık ordumuz kadar değil ama belediye çalışanları da en azından bir teşekkürü, bir ödülü hakkediyorlar” diyerek sohbete başlıyor. Orhan Çoban ise bu konuda İstanbul’da COVİD19 nedeni ile hayatını kaybeden iki belediye işçisini hatırlatarak, “bu arkadaşlarımız da ‘şehit’ sayılmalı” çağrısını yapıyor.

HAZIRLIKSIZ YAKALANILDI

Korona süreci ilk başladığında sadece hükümetle belediyeler arasında değil, belediyelerin de kendi birimleri arasında bir koordinasyonsuzluk yaşandığının altını çizen Kurupınar, “bu da son derece doğaldı. Çünkü herkesin ilk kez karşılaştığı bir tablo vardı ortada ve kimse nasıl davranılması gerektiğini bilmiyordu. Oysa ki bu süreç dünyada 1,5 ay önce başlamıştı. Bu zaman diliminde hükümet gerekli uyarıları yaparak sürecin daha sağlıklı başlamasını sağlayabilirdi.” diyor. Belediyelerin kendi birimleri arasında koordinasyonsuzluğun kısa sürede bitip sistemin oturduğunu, ancak diğer kamu kurumlarında koordinasyon konusunda sıkıntılar yaşandığını belirterek söze giren Orhan Çoban, “bu süreçte tüm kamu kurumlarına baktığımızda hem aktif olarak çalışmalarına rağmen hem de bütün imkansızlık ve engellemelere rağmen en başarılı olanlar yine belediyelerdi” vurgusunu yapıyor.

KAMU KURUMLARI DA BELEDİYELERE YÖNLENDİRDİ

Sohbetin bu noktasında Demet Kurupınar örnek bir olay anlatarak, diğer kamu kurumlarının da belediyelerden beklentilerini özetliyor. Kurupınar’ın anlatımına göre; hastanede COVİD19 tedavisinden taburcu edilen bir hasta, hastane yetkililerince kalacak yer için belediyeye yönlendiriliyor. “Oysa ki” diyor Kurupınar, “bu arkadaş belediyeye yönlendirilmek yerine kendi ellerindeki bir yurtta 14 gün karantina altında tutulabilirdi. Böylece hem sorun hızlıca çözülmüş olur, hem de belediyelerin üzerine böyle hesaplanmamış ek yükler yüklenmezdi.” Bir başka örnek de Orhan Çoban’dan geliyor. “Diyarbakır’dan bir genç çalışmak üzere Antalya’ya geliyor ve Kepez’de ev tutuyor. Daha kaydını aldıramadan pandemi süreci başlıyor ve evden çıkamıyor. Kepez Belediyesi’ne başvuruyor yardım için, kaydı Antalya’da olmadığı için yardım yapılmıyor. Bu gence yardım başka yollardan, halkın kendi dayanışması üzerinden gerçekleştiriliyor.

BELEDİYELER SENDİKALARI DİKKATE ALMIYORLAR

Sohbetin bu aşamasında artık pandemi gündemini tamamlayıp sendika belediye ilişkilerine geçiyoruz. Demet Kurupınar, ilk baştan can alıcı cümleyi kurup, deyim yerindeyse kitabın ortasından konuşmaya başlıyor. “Belediyelerin sendikaları çok dikkate aldıklarını düşünmüyorum. Aslında bizler elçiyiz. Belediye çalışanlarının içinde bulundukları durum ve yaşadıkları sorunları birinci derecede bizler biliyoruz. Bu nedenle de belediye dişlilerinin sağlıklı dönmesi için gerekenleri de bizler biliyoruz. Bir belediye başarılı olmak istiyorsa, önce çalışanlarını önemsemesi gerekiyor. Çünkü sosyal belediyecilik, çalışanından başlar. Hangi sendika olursa olsun, belediye sendikacıları dinlemek zorundadır. Çünkü her sendika kendi üyesinin çıkarlarını korumak, onların refahını yükseltmek için gelir. Bu durumda da kazançlı çıkan yine belediyenin kendisi olacaktır.

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR YETKİLİLERİ İLE GÖRÜŞEMİYORUZ

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki durumu soruyoruz her iki sendikacıya da. Demet Kurupınar, en büyük sorunun iletişim olduğunun altını çiziyor. “Örneğin biz, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’ten önce Genel Sekreter ve Genel Sekter Yardımcıları ile görüşmeye çalışıyoruz ama görüşemiyoruz. Belki Muhittin Böcek’e ulaşsak sorunlarımız daha kolay aşılacak. Çünkü Muhittin Böcek bu tür iletişimlere açık birisi. Ancak, altındaki kadroları aşıp da kendisine ulaşamıyoruz.” Diyor.

Bu noktada sözü alan Orhan Çoban da, memur sendikaları ile işçi sendikaları arasındaki farka dikkat çekiyor. “memur sendikalarının çok fazla bir yaptırım aracı yok. Grev yapma hakkı yok. Ücret belirleme hakkı yok. Sosyal haklar konusunda yetkileri sınırlı. Bu koşullar altında işçi sendikaları çok daha avantajlı diyerek” konunun başka bir boyutunu diler getiriyor. “Peki, memur sendikaları ne iş yapar?” dediğimizde de, “belediye başkanlarının inisiyatifinde olan ve pekçok başkanı zimmet suçlaması ile karşı karşıya bırakan sosyal denge sözleşmesinde en yüksek rakamı elde etmek ve belediye imkanlarından, belediye çalışanlarının daha fazla yararlanmasını sağlamak” diye yanıtlıyor. Bu konuda Demet Kurupınar, çarpıcı bir örnekle konuyu açıklıyor. “Hayvanat bahçesinde çalışan arkadaşımız, izin gününde kendi çalıştığı hayvanat bahçesine herkesle aynı parayı ödeyerek girmek zorunda” diyor. Konuyu biraz açmasını istediğimizde, Mustafa Akaydın döneminde belediye çalışanlarının, belediye sosyal alanlarından belirli bir indirimle faydalandıklarını, Menderes Türel döneminde ise bunun kaldırıldığını söylüyor. Şimdiki hedeflerinden birisinin bu hakkı yeniden elde etmek olduğunun altını çiziyor.

BAŞKANIN İKİ DUDAĞININ ARASINDA SOSYAL DENGE SÖZLEŞMESİ

Belediye memurlarının normal ücret artışlarının genel memur zamları ile gerçekleştiğini, bu konuda kendilerinin yetkilerinin olmadığını belirten Demet Kurupınar, “bize sadece, borçlu olmayan belediyelerin, bütçelerinden belirli bir oranda çalışanlarına sosyal denge ödeneği sağlaması en önemli kazanımımız haline geldi. Bu da bir hak olarak değil, belediye başkanının inisiyatifinde bir durum. Çoğunlukla Sayıştay denetiminde belediye başkanlarına bu ödeme sıkıntı yaratıyor. Bu nedenle de belediye başkanları bu ödemeleri çıkarma konusunda isteksiz davranabiliyorlar. Ancak İzmir gibi, her şeyi göze alıp bu ödemeleri çıkaran belediyeler var. Oysa meseleye, çalışanlar kazandığı zaman belediye başkanı da kazanacak mantığında baksalar olay çok daha kolaylaşacak.”

BU SÖZLEŞME BÜTÜN ÇALIŞANLAR İÇİN GEÇERLİDİR

Aynı işyerinde farklı sendikalara üye olan çalışanlar konusu gündeme geldiğinde Demet Kurupınar, “bizim yetkili olduğumuz işyerlerinde imzaladığımız sözleşmelerin hepsinde ortak bir madde vardır. ‘bu sözleşme, işyerindeki bütün çalışanlar için geçerlidir’ diye. Biz bu durumu çok önemsiyoruz. Çünkü sözleşmeyi kimin imzaladığı önemli değil. Kazanımları bütün çalışanlara yaymazsanız ana ilkeniz olan ‘her türlü ayrımcılığa karşı çıkma’ ilkesine aykırı davranmış olursunuz. Bunu çok önemsiyoruz ve yetkili olduğumuz bütün belediyelerde sözleşmenin bütün çalışanları kapsamasını sağlıyoruz.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Tüm, Yerel-Sen, yetkilileri, ile, ropörtaj,
Haber Videosu
Yorumlar
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
G-3P05WK8YYB