Haber Detayı
06 Ocak 2020 - Pazartesi 14:40 Bu haber 104 kez okundu
 
ÇGD: Medya hiçbir provakasyona alet olmamalı
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Medya İzleme Komisyonu tarafından üçer aylık periyotlarla yayınladığı medya izleme raporunun Ekim-Kasım-Aralık dönemi raporu yayınlandı.
Gündem Haberi


Çağdaş Gazeteciler Derneğinin konu ile ilgili açıklaması şöyle:

“Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak beş yıldır üçer aylık duyurduğumuz; 2019 yılının dördüncüsü, raporlar serimizin ise yirmincisiyle 2020 yılına giriyoruz. Basındaki hak ihlallerini, gazeteciliğin üzerine çöreklenen suçları, mesleğe ihanet boyutundaki manipülasyonları, meslektaşlarımıza yönelik sindirme politikalarını ve şiddeti artık Ankara şubemizin yanı sıra Bursa ve Antalya şubelerimizin katkılarıyla 2020 yılından itibaren aylık periyodlarla dikkatinize sunacağız.

2019 yılının bu son raporunda da ne yazık ki demokrasi için umut vadeden gelişmeleri not edemedik. Basın ve ifade özgürlüğü açısından önceki yılları aratan, daha karanlık, çok daha zorlu bir yıl geçirdik. İktidardan kaynaklı baskılar bu durumun birinci nedeniyken bir o kadar etkili ikinci neden de, geçmişte defalarca şahit olduğumuz üzere Türkiye’de medyanın olağanüstü dönemlerde meslek ilkelerini çiğnemekte bir dakika tereddüt etmemesi, hatta yok saymasıydı. Barış Pınarı Harekâtı döneminde işlenen gazetecilik suçları, hak ihlalleri ve manipülasyonlar, bu konuda adeta ders niteliğindeydi. Raporumuzun “İlke İhlalleri-Manipülasyonlar” başlıklı bölümünün içinde ayrıca işleme gereği duyduğumuz bu yayınlar, Türkiye’de medyanın büyük kısmının, talimatlarla yönetildiğini, ‘halktan gerçekleri gizleme görevi’ üstlendiğini göstermiştir.

Geride bıraktığımız üç aylık dönemde basına yönelik baskılardaki tek değişiklik, baskıların niceliksel olarak sayısının artmasıdır. Daha fazla işsiz kaldık, özlük haklarımız daha fazla tırpanlandı ve daha fazla fiziki şiddete uğradık, suçlandık, hapis cezaları kesildi. Bu bağlamda; Hürriyet gazetesinde basın tarihine kara bir leke olarak geçecek biçimde bir günde 46 meslektaşımız işten çıkarıldı. Gazetenin belkemiği niteliğinde ve uzun yılların deneyimine sahip bu kadro, sendikalaştıkları için hedef alındı. Devlet kurumları ve Hürriyet’in yeni işvereninin işbirliğiyle yapılan bu kıyım operasyonu sonrasında meslektaşlarımızın hakları da verilmiş değil. Bu gelişme çok daha ağır saldırıların da habercisidir.

Meslek etiği denince akla gelen önemli isimlerden biri olan gazeteci Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliğinin düşürülmesi, Anayasa Mahkemesi’nin “…fazla çalışma ücretinin, gecikmesi halinde yüzde 5 fazlasıyla ödenmesi”ne ilişkin yasal hakkımızı elimizden alması, Sözcü gazetesi yazar ve çalışanlarına yönelik akıl almaz FETÖ suçlamasına dayalı hapis cezaları, tutuklanan meslektaşlarımız ve arkası kesilmeyen gözaltılara dolu günler geçirildi.

Diğer yandan, devlet kurumlarını gazeteciliğe yönelik başlattığı sistemli yok etme politikası devam etti ve Basın İlan Kurumu, BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet gazetelerine keyfi olarak resmi ilan yasakları koydu. Ayrıca 25 yıllık Bursa Olay Tv ve Radyo’nun kepenk kapatması, Star ve Güneş gazetelerinin kapanması bu dönemin öne çıkan konuları arasında yer aldı.

Maalesef bu dönemde de gazetecilere yönelik fiziksel saldırılar artarak devam etti ve hiçbir önlem alınmadığı gibi saldırganların yaptıkları yine yanlarına kar kaldı. Odatv yazarı Sabahattin Önkibar, Yeniçağ gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ’ın ardından Yeniçağ eski Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, KRT programcısı Murat İde, Iğdır’da Metin Işık, Eskişehir’de Hakkı Sağlam, Konya’da Hasan Dönmez sokak ortasında saldırıya uğrayıp darp edilen gazeteciler oldu. Çoğu MHP’nin siyasi düşüncesine mensup kişiler tarafından işlenen bu suçlar yetkili makamlarca görmezden gelindi.

2020 için de tablo iyimser değil. Şimdiden savaşın, barbarlığın ve hak ihlallerinin yükseleceği günlere girdiğimizi öngörmek mümkün. Ortadoğu’da emperyalist çıkarların yükselttiği gerginlik, yoksulluk ve adalet arayışındaki halkları her an patlamaya hazır bir bomba üzerinde tutmayı sürdürüyor. Gerçeklerle yalanların çok daha yoğun karşı karşıya geleceği bir döneme girdiğimiz ortada. Bu dönemde medyanın hiçbir provokasyona alet olmayıp, çıkar çevreleri ve büyük güç odaklarının çatışmaları arasında kamunun yararı için gazetecilik yapılması, her zamankinden daha da fazla önem taşımakta. Bugün ölüme karşı yaşamın, çevre talanına karşı doğanın, iklim krizine karşı geleceğin, çıkar çevrelerine karşı halkın çıkarlarının savunulması, ilkeli gazeteciliğin gereğidir. Bu yolda mesleğin özüne tutkuyla bağlı bir gazetecilik için, demokratik bir basın ortamı ve ülke için 2020 yılında da meslektaşlarımızı örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.”

RAPORUN TAMAMI

MEDYA RAPORU

2019 EKİM- KASIM- ARALIK

 

 

 

SANSÜR

 

-Mansur Yavaş’ın flaş açıklamaları haber olmadı

            Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Habertürk’teki Teke Tek programında ilk kez ayrıntılı ve çarpıcı bazı bilgiler verdi. Örneğin, 2015’ten bu yana sulanan ve çimi biçiliyor gösterilen 145 bin metrekare olarak belirtilen alanın uydu ile ölçüldüğünde 14 bin 500 metrekare çıktığını, 170 bin ağaç yerine 17 bin ağaç dikildiğini anlattı. Ankapark’ın maliyeti, belediyenin 6 aylık bilançosu gibi çok tartışmalı başlıklara ilişkin bu açıklamalar başka yayın organlarında haber olmadı. (2 Ekim 2019)

 

-Milletvekilinin evinde çalışan Kadirova’nın ölümüne perde

            AKP Milletvekili emekli general Şirin Ünal’ın evinde çalışan Özbekistanlı 23 yaşındaki Nadira Kadirova’nın 23 Eylül’deki ölümü yaygın medyadaki otosansürü bir kez daha gösterdi. Genç kadının ölümü birkaç internet sitesi ve gazete dışında günlerce hiç haber olmadı. Emniyet iki gün sonra intihar açıklaması yaptı. İktidarın yıllar yılı basın üzerinde kurduğu ağır denetim ve baskı, bir siyasetçinin evinde bir şüpheli ölümün, basın ve kamuoyu takibinden uzak tuttu. (2 Ekim 2019)

 

-Yandaş Sabah gazetesi yandaş yazarı Uluç’u sansürledi

            Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç’un, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konserini anlattığı yazısı sansürlendi. Saray kelimeleri külliye olarak değiştirildi. Uluç ertesi gün şöyle yazdı: “Ben 'Saray' sözcüğünün nasıl başkanı ve iktidarı karalamak için yıpratıldığını iyi biliyorum. Bildiğim için de bu karalamalara yenilmek değil, inadına üstüne gitmek için 'Saray' sözcüğünü kullanıyorum.” (3 Ekim 20019)

 

-Gerici fikirlere telif ve hakaret davalarıyla koruma

            Sosyal Doku Derneği Başkanı Nurettin Yıldız’ın “6 yaşındaki çocuk evlenebilir” türünden gerici sözleri pek çok çevre tarafından eleştirildi. Yıldız ise kendisine yönelik eleştirileri önlemek adına pek çok muhalif gazeteci hakaret ve telif davaları açma yöntemi izledi. Gazeteci Mustafa Hoş da o davalardan etkilenen isimler arasındaydı. Youtube’daki haber kanalında Yıldız’ın telif davalarının önüne geçmek için onun yüzünü göstermeden ve ismini anmadan, “yüzsüz kişi” hakkında yayın yaptı. Hoş şöyle dedi “Meslek hayatımın en zor anlarından biri oldu. Adını anmam bile yasak. Kendi cümlelerini söylemem de yasak. Erdoğan, Bahçeli ve Binali Yıldırım’ın onun hakkında söylediklerini de adını vererek kullanamıyorum. Sansürü ancak böyle aşabildim.” (16 Ekim 2019)

            Cumhuriyet gazetesi yazarı Zafer Arapkirli de Yıldız’ın “6 yaşındaki çocuk evlenebilir” sözlerini sosyal medya hesabında eleştirmiş “Kepazeliği ahlaksızlığı nasıl savunuyorsun. Bu aşağılık pisliklere kimse dur demeyecek mi?” diye yazmıştı. Bu paylaşım nedeniyle yargılandığı hakaret davasından beraat etti. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada çıkan karar sonrası Nurettin Yıldız’ın avukatı, “Bunu bırakmayız” dedi. (26 Aralık 2019)

 

-Sendika başkanına saldırı haberine erişim engeli

            Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona’nın uğradığı tekme yumruklu saldırıya ilişkin haberlere Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın başvurusu üzerine Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişim engeli kararı verildi. Erişim engeli 11 haber sitesini kapsıyor. Özkan Rona, 25 Ekim’de sendikanın Fomara’daki binasından çıkışında aracına bindiği sırada ülkücü olduklarını ileri süren 3 kişinin tekme yumruklu saldırısına uğramıştı. Saldırganlardan biri o sırada orada bulunan sivil polisler tarafından yakalanmıştı. (28 Ekim 2019)

 

-İktidarın hedefi haline gelen gazeteci Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliği düşürüldü

            Gazeteci ve RTÜK’ün muhalif üyesi Faruk Bildirici, kurum içindeki etik ihlallerinin üzerine gitmesi ve RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in yasaya aykırı olarak başka kurumlardan da maaş aldığını ortaya çıkarıp istifaya çağırmasının ardından karalama kampanyasıyla karşılaştı. Sabah gazetesi, RTÜK binası güvenlik kamerası görüntülerini, “makam aracını sevgilisi ve köpeği kullanıyor” başlıklarıyla servis etti. (27 Ekim 2019)

            Bildirici, “hiçbir hukuk ve etik dışı boyutu bulunmayan bu görüntüleri çarpıtmaktan başka çare bulamamışlar. Keşke bu haberi yaptırıp itibar suikastine girişenler de kamu yararı konusunda benim kadar hassas olsa” açıklaması yaptı. Sabah’ın Bildirici’yi hedef gösteren bu haberinin bir kampanyanın parçası olduğu daha sonraki gelişmelerle ortaya çıktı. Üç gün sonra Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör “Faruk Bildirici için tehlike çanları çalıyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı ve Bildirici karşıtı kampanyanın nasıl ilerleyeceğini de işaret etti. Güngör şöyle yazdı:

“RTÜK, Barış Pınarı Harekâtı'nda terörün amacına hizmet edecek taraflı yayınlara müsamaha gösterilmeyeceğini söyledi. Hemen sosyal medya hesabından terör destekçiliği yapanlara sahip çıktığını ilan etti. FETÖ'nün MİT TIR'ları ihanetinde aktif rol alan ve kara propaganda yapan CHP'li Özgür Özel ile kol kola girdi. TBMM'de basın toplantısı yaparak, üyesi olduğu kurumun başkanına çattı. Sanırım hepiniz kimden bahsettiğimi anladınız. Tabii ki, CHP kontenjanından RTÜK'e giren Faruk Bildirici'den... Her seferinde hukuktan dem vurur ya... Bakalım kendisi hukuka ne kadar uyuyor? Açın, 6112 Sayılı Kanunu... 38 ve 40'ıncı maddelerde üst kurul üyelerine getirilen yasaklamaları inceleyin... Ne diyor kanun? RTÜK üyeleri bir siyasi parti temsilcisi gibi hareket edemez, tarafsızlık ilkesine gölge düşüremez. Özel ve kamu medya hizmet sağlayıcılarının görev ve yetki alanına giren konularda doğrudan veya dolaylı taraf olamaz. Kurumla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri, yayıncılarla ilgili sırları görevden ayrılsalar dahi açıklayamaz. Bu fiilleri işleyenler görevden çekilmiş sayılır.” (30 Ekim 2019)

            Güngör’ün işaret ettiği süreç için harekete geçildi. RTÜK, Bildirici’nin üyeliğini düşürmek için toplandı. RTÜK Başkanının yasa ve etik dışı şekilde TÜRKSAT ve Basın İlan Kurumu yönetiminde bulunduğunu ortaya çıkarıp eleştiren, bu nedenle Meclis’e dilekçe veren ve RTÜK Başkanının istifasını isteyen Bildirici’nin tarafsızlığını kaybettiği gerekçesiyle üyelik görevinden çekilmiş sayıldığı kararı 2'ye karşı 6 oyla alındı. Faruk Bildirici şunları söyledi: "Ben Şahin'in çekilmiş sayılması gerektiğini, müstafi duruma düştüğünü ve yönettiği toplantılardaki kararların kanunsuz olduğunu savundum, kararlara muhalefet şerhleri düştüm. Onunla da kalmayıp İdare Mahkemesi'nde dava açtım. Şahin, hukuk mücadeleme dayanamadı ve benden kurtulmak için maalesef kuruldaki sayısal çoğunluğa dayanarak üyeliğimi düşürme yolunu seçti. Kendi hukuksuzluğunun üzerini örtmek için yine hukuk dışı bir yöntem uyguladı. Hiçbir somut gerekçe, hiçbir somut suçlama olmadan üyeliğimin düşürülmesi beni mücadelemden alıkoyamaz”. Bildirici, kararı yargıya taşıyacağını da ekledi. (31 Ekim 2019)

 

-Cumhurbaşkanlığından Basın Kartı çelişkisi

            Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, yeni basın kartı yönetmeliği hakkında Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin Danıştay’da açtığı davaya savunma verdi. İletişim Başkanlığı savunmasında gazetecilik yapabilmek için kurumdan basın kartı almanın zorunlu olmadığını yazdı. Konuyu Meclis’e taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, soru önergesinde Cumhurbaşkanlığı’nın metnindeki “Gazetecilik faaliyetinde bulunmak için basın kartı sahibi olma zorunluğu bulunmamaktadır. Kişiler basın kartı sahibi olmaksızın da gazetecilik yapabilir, fikirlerini ifade edebilirler. Nitekim basın kartı sahibi olmayan pek çok basın mensubu bulunmaktadır” ifadelerini eleştirdi. Çakırözer, “Gazeteciliğin tek koşulu basın kartı taşımak değilse Cumhurbaşkanlığı’na göre gazeteciliğin koşulları nelerdir? Cezaevindekiler söz konusu olduğunda gazetecilik için geçerli bir kıstas olarak kabul edilen basın kartı, nasıl oluyor da konu mahkemeye beyan vermek olunca şart olmaktan çıkarılıyor?” diye sordu. (2 Kasım 2019)

 

-Basın İlan Kurumu’ndan BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet’e keyfi cezalar

            Basın İlan Kurumu, BirGün gazetesinin resmi ilan payını keyfi olarak daralttı. Gazete 3 ay içinde toplam 49 gün ilan kesme cezasıyla karşılaştı. Gazete, Basın İlan Kurumu’nun keyfi uygulamasını şöyle duyurdu:

“BİK’in ilanları durdurmasının ilk gerekçesi, elektronik ortamda tutulması zorunlu olan ‘Baskı ve Bayi-İade Defterleri’nin gecikmeli olarak tutulduğu iddiasıydı. BİK tarafından gazetemize ulaştırılan 2/12/2019 tarihli tebligatta da belirtildiği gibi, sorun 1 Eylül 2019 tarihi itibariyle giderildi ve gerekçe ortadan kalktı. BİK bu kez de ilan durdurmak için, ‘Bazı haberlerde yayın kaynağının kullanılmaması’ şeklinde ikinci bir gerekçe ortaya koydu. BİK bu gerekçeye dayanarak, üç ayı aşkın bir süredir uygulamakta olduğu yasağa ‘devam’ kararı verdi… BİK’in sorunlu gördüğü, bu nedenle önce savunma isteyip sonra ceza kestiği haberlerle ilgili, bırakın dava açılmasını, herhangi bir düzeltme dahi gelmediğinin de altını çizmek isteriz. BirGün gazetesi olarak sadece hakkımız olanı istiyoruz. BİK yönetiminin gazetemize yönelik tutunduğu tavra karşı tüm yasal yolları kullanacağımızı da kamuoyuna bildiririz.” (11 Aralık 2019)

            Evrensel gazetesi genel yayın yönetmeni Fatih Polat da keyfi ilan kesme cezalarıyla karşılaştıklarını söyledi. Gazeteduvar’a süreci anlatan Polat, Basın İlan Kurumu’nun iktidara yönelik eleştirel haberlere yer veren gazetelere karşı sistematik bir kuşatmaya başladığını, kurumdaki son yönetim değişikliğiyle birlikte cezaların en üst sınırdan verilir olduğunu söyledi. Polat, “Şu an ilan hakkımız düşmedi ama durdurulmuş durumda. Sürecin, istikrarlı bir biçimde ilan hakkımızın iptalini sağlamaya yönelik olarak zorlandığını hissediyoruz. 25 yıllık yayın hayatımız içinde böylesi ilk kez yaşanıyor” dedi. (11 Aralık 2019)

            Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK BASIN-İŞ ), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği (TURÇEV) Basın İlan Kurumu’nun uygulamalarını protesto etti. Meslek örgütlerinin ortak açıklamasında şöyle denildi:

“Sadece ulusal yayınlar değil, Basın İlan Kurumu aracılığı ile desteklenmesi öngörülen yerel basın da cendere altında. Çok sayıda yayın yaşam mücadelesi veriyor, çalışanlarının ücretini ödeyemiyor. Basın İlan Kurumu, beğenmediği haberler nedeniyle gazetelere ceza veriyor, ilan kesiyor. Gazeteciler haberlerini ‘beğendirme’, ‘yaranma’ amacıyla değil, kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yazarlar. Basın İlan Kurumu, iktidarların basın üzerindeki denetim aracıdır, iktidarın sopasıdır. Özerklikten uzak, tamamen politikleşmiş bu kurum ilanların dağıtımında adaleti değil, adaletsizliği temsil etmektedir. Gazetelerin ve gazetecilerin hangi nedenle ve hangi araçla olursa olsun, engellenmesinin, baskı altına alınmasının karşısında olduk, olmaya devam edeceğiz. Basın İlan Kurumu’nu uyguladığı cezaları kaldırmaya ve şeffaf olmaya çağırıyoruz.” (12 Aralık 2019)

            Basın İlan Kurumu Cumhuriyet gazetesinde bir köşe yazısı ve bir haber nedeniyle 19 gün ilan akışını durdurma kararı verdi. Işıl Özgentürk’ün bir yazısını gerekçe gösteren Basın İlan Kurumu, “Köşe yazısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin Barış Pınarı Operasyonuna karşı çıkılmıştır. Köşe yazısında yer alan ‘sözüm ona bir savaş pardon operasyon’ ifadeleri de bu operasyona karşı çıkıldığının hatta küçümsendiğinin kanıtı olmuştur” dedi. Diğer ceza ise “TV5’te Etyen Mahçupyan’ın Pelikan çıkışına RTÜK cezası” başlıklı haber nedeniyle RTÜK’ün başvurusu üzerine verildi. Haberin basın ahlak ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu. Toplam 19 gün ilan kesme cezası verildi.

(21 Aralık 2019)

 

-İmamoğlu’nun Kanal İstanbul basın toplantısı haber olmadı

            İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesiyle ilgili tüm görüş ve eleştirilerini dile getirdiği bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıyı yerli ve yabancı çok sayıda gazeteci takip etti. İmamoğlu, son dönemin en tartışmalı konusunda neden muhalefet ettiklerini tek tek anlattı, “sadece bugün hayatta olan 82 milyon için değil, çocuklarımız, torunlarımız ve bu ülkenin tüm geleceğini tehlikeye atan büyük bir risk ile karşı karşıyayız” dedi. Buna karşın İmamoğlu’nun açıklamaları televizyonlarda canlı yayınlanmadığı gibi ertesi gün ana akım gazetelerde de yer bulmadı.

(25 Aralık 2019)

 

-Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Basın Kartı engeli sürüyor

            2018 Aralık ayında yayımlanan ve Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak Danıştay’a iptal davası açtığımız yeni Basın Kartı Yönetmeliği’nin yarattığı sorunlar devam ediyor. İletişim Başkanlığı, Sarı Basın Kartı’nı turkuaza çevirip, yenileyeceği gerekçesiyle tüm kart sahiplerinin bilgilerini yeniden toplamış ve keyfi olarak değerlendirmeye almıştı. İletişim Başkanlığı aradan geçen bir yılın ardından pek çok kart sahibinin yeni kartını vermemekte ısrar ediyor. Kart sahibi olmaya hukuki engeli olmayan ancak muhalif kimliğiyle bilinen pek çok gazeteciye basın kartları verilmiyor. Bu konuda herhangi bir gerekçe dahi öne süremeyen İletişim Başkanlığı, 1 yılı aşkın süredir basın kartlarını teslim etmeyerek gazetecilerin çalışmasını engelliyor. (31 Aralık 2019)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İŞTEN ÇIKARMALAR

 

-Spor kulübü yöneticisi şikâyet etti gazeteci işten atıldı

            Türkiye Gazetesi muhabiri Burhan Can Terzi Galatasaray yöneticisi Yusuf Günay’ın şikâyetiyle işten atıldı. Sosyal medyada süreci anlatan Terzi, “bu kovulma benim için onur nişanesidir. Bab-ı Ali tarihinde herkes hak ettiğini bulacaktır” diye yazdı. (6 Ekim 2019)

 

-Yurt Gazetesi’nde haklar ödenmiyor

            Yurt Gazetesi çalışanları ödenmeyen maaşları ve alacakları nedeniyle gazeteden ayrıldı. 6 muhabir ve editör, bir bildiri yayınlayarak gazetede yaşanan sorunları anlattı ve yol parası bile alamadıkları için işten ayrılmak zorunda kaldıklarını yazdı. (11 Ekim 2019)

            İşten ayrılan gazetecilerden Tolga Kaan, Yurt gazetesinin bir magazin haberini “Emek düşmanı, porno sitesi” yorumuyla paylaştı. Bunun üzerine gazetenin Twitter hesabından “Bunu savcıya da aynen bu cesaretle söyleyebilecek misin” yanıtı verildi. (30 Aralık 2019)

 

-OLAY TV ve OLAY FM kapandı, 80 gazeteci işsiz kaldı

            Bursa’da 30 yıldır yayın yapan Olay televizyonu ve radyosu kapatıldı. Televizyonun sahibi Cavit Çağlar, “geliri giderini karşılamadığı için” kapatma kararı verdiklerini duyurdu. Bir süredir bu gelişmeyi bekleyen televizyon ve radyonun 35 çalışanı işsiz kaldı. (1 Kasım 2019)

            ÇGD Bursa Şubesi, Olay TV’nin kapanma haberinin ardından yaptığı açıklamada şu vurguyu yaptı: “Büyük özveri ve heyecanla gecesini gündüzüne katarak çalışan basın emekçilerinin emeklerinin üzerinde büyüyen Olay TV, Bursalıların beklediği sorumluluğu hiçe sayarken, yaşanılan dönüşüm güvencesiz istihdam biçimiyle taçlandı ve fatura emekçilere kesildi ve sonlandı. Oysa ki gazetecilik, hakikat arayışıdır. İnandırıcılığını ve itibarını kaybetmiş bir medyanın ne topluma ne de insanlığa hiçbir faydası yoktur. Kriz bahane edilerek basın emekçilerinin işten çıkarıldığı bir dönemde söyleyecek başka söz kalmış mıdır? Hepiniz oradaydınız… Hepimiz oradaydık…” (1 Kasım 2019)

            Cavit Çağlar daha sonra yaptığı açıklamada küçülme sürecinde olan Olay gazetesinin de kapanabileceğini ifade etti, “geleceğini görmüyorum” dedi. (2 Aralık 2019)

 

-Hürriyet gazetesinde gazeteci kıyımı ve sendika düşmanlığı

            Demirören ailesinin yönetimindeki Hürriyet gazetesinde Türk basın tarihinde bugüne kadar eşine rastlanmamış düzeyde gazeteci kıyımı yaşandı. Hürriyet çalışanı 46 gazeteci, evlerine gönderilen tebligatla gerekçesiz olarak işten çıkarıldı. Tebligatta “Yönetim kurulunun işletmesel kararı uyarınca iş akdiniz 25.10.2019 itibariyle feshedilmiştir" denildi. Bazı gazeteciler de işten çıkarıldıklarını kurumsal e-posta kutularının kapatılmasıyla öğrendi. İşten çıkarılanların 45’i Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesi ve yöneticisi gazetecilerdi. Türkiye Gazeteciler Sendikası, işten çıkarmaların işyerinde yetki almak üzereyken gerçekleştiğini açıkladı. (1 Kasım 2019)

            DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, gazetecilik meslek örgütleri ve sendikalar işten çıkarmaları protesto etti, işverenin tavrını teşhir eden kınama açıklamaları yayımladı. Sendika üyesi çalışanların listesinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Hürriyet işverenine ulaştırıldığı, işten çıkarmaların bu listeler üzerinden yapıldığı belirtildi. Doğan grubundan kamu bankası kredisiyle satın alınan medya organlarının mali yönetiminde Ziraat Bankası’ndan görevlendirilen üst düzey isimlerin yer aldığı, bu kişilerin banka alacaklarını bahane ederek diğer devlet kurumlarıyla ilişkili biçimde işten çıkarma ve sendikasızlaştırma operasyonlarına karar verdiği öne sürüldü. Zira işten çıkarmalardan ne birim yöneticilerinin ne idari sorumluların ne de genel yayın yönetmeninin haberi vardı. İddiaları doğrular biçimde, işten çıkarılan 46 gazeteciye tek kuruş hak ödemesi yapılmadı. Gazetecilere arabulucu masasında cüzi ödemeler teklif edildi. Tazminatlarını alamayan gazeteciler TGS aracılığıyla Hürriyet işverenine dava açtı. (1 Kasım- 31 Aralık)

 

-Hürriyet’te tepki istifaları

            Gazete yönetiminin haberi olmadan yapılan işten çıkarmalara tepki istifaları geldi. Genel yayın yönetmeni Vahap Munyar istifa eden ilk isim oldu. Yazarlar Gülse Birsel, Naim Dilmener, Jale Özgentürk, Ayşe Arman gazeteden ayrıldı. Hürriyet’in genel yayın yönetmenliğine Ahmet Hakan Coşkun getirildi. (1-5 Kasım 2019)

 

-TYT Türk televizyonu faaliyetini durdurdu, 80 gazeteci işsiz kaldı

            Ağustos ayında kurulan TYT Türk televizyonu ekonomik gerekçelerle faaliyetini durdurdu. Kanalın 80 çalışanı işten çıkarıldı. Kanal yöneticileri, RTÜK ve Türksat tarafından sebep belirtilmeden bekletildiklerini, platform ve uydu yayınları için yapılan başvurulara uzun süre yazılı onay gelmemesi nedeniyle yayına giremediklerini ve gelir elde edemedikleri için kapanma kararı verdiklerini açıkladı. (27 Kasım 2019)

 

-İşverenden Hürriyet emektarlarına karşı TOMA

            Gazeteciler, işten çıkarmaları ve hak gaspını protesto etmek amacıyla Hürriyet’in Bağcılar’daki binası önünde eylem yaptı. Eylem öncesi bina çevresine çevik kuvvet ve TOMA araçları yerleştirildi. (3 Aralık 2019)

 

-Hürriyet’teki işten çıkarmalar Meclis’e taşındı

            CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet gazetesinde işten çıkarmalara ve gazetecilerin haklarının verilmemesine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, grup konuşmasında “Karda kışta gazetecilik yaptılar, gazete yaptılar, neden işten attın? Sendikalaştıkları için. Peki kıdem tazminatları? Yok! Nasıl yok?” dedi. (3 Aralık 2019)

 

-TGS: Hürriyet’te işveren ve Çalışma Bakanlığı’nın yürüttüğü oyun bozulacaktır

            Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Hürriyet gazetesinde yetki almak üzereyken sendika yönetici ve üyesi 45 kişinin işten çıkarılmasına karşın bakanlığa yetki başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Ancak işyeri üye listelerini bakanlığın uzun süre güncellememesi ve bu süre içinde 100 yeni çalışanın Hürriyet’te işe başladığının ortaya çıkması gibi gelişmeler yaşandı. TGS şu açıklamayı yaptı:

“Bakanlık, çalışan sayısındaki bu olağandışı değişimi sendikalaşmanın engellenmesine dönük bir hamle olarak görmüyor mu? İşveren, çalışan sayısındaki bu izaha muhtaç artışla birlikte, işten attığı 46 kişiyi sendikal nedenle attığını ikrar etmiş olmuyor mu? Bu hamlenin sendikalaşmanın önüne geçmek olduğu ve yasadışı olarak değerlendirilmesi gerektiği herhalde Bakanlık tarafından görülecektir. Bakanlığın açıkladığı Kasım ayı “İşkolu İşyeri Listesi”ne göre Hürriyet’e alınan 100 kişinin dağılımı şu şekildedir: Ankara matbaası 7; İstanbul matbaası 24; Antalya matbaası 7; Adana matbaasına 7; Gazetenin Bağcılar bürosu 55. Sendika olarak yaptığımız araştırmada Hürriyet’e ait yukarıdaki hiçbir işyerine bir kişinin dahi işe başlamadığı tespit edilmiştir. Hürriyet işe aldığını iddia ettiği bu 100 çalışan gerçekten var mıdır? Yoksa kâğıt üzerinde işçi alımı yapılarak TGS’nin hukuken hak ettiği yetki belgesi gayri hukuki olarak gasp mı edilmiştir?” (4 Aralık 2019)

 

-Habertürk etik dışı yayını kabul etmeyen çalışanı işten çıkardı

            Habertürk yazarı Sinem Kaymakçı istifa etti. Nedenini sosyal medyada şu sözlerle anlattı: “29 Mart Habertürk internet sitesinde yazmaya başladım. Geçirdiğim bir trafik kazası sonucu engelli kaldım. Engelliler konusunda da yazılarım oldu. Habertürk yönetimi benden Yeni Havalimanı ve Marmaray'ın ne kadar engelli dostu inşa edildiği konusunda figüran olmamı istedi. Tekerlekli sandalye ile dolaştırıp reklam amaçlı video çekimi. Ben de sokaklarda engelli sorunları had safhada iken siyasi getiri amaçlı bu filmin çekilmesini uygun bulmadım ve yönetime ifade ettim. Bunun üzerine dün yazılarıma son verildiği bilgisi ulaştı. Bugün sayfadan yazılarıma bakmak istediğimde yazılarımın kaldırıldığını görmem en büyük hayal kırıklığı oldu.” (29 Aralık 2019)

 

-Star ve Güneş gazeteleri kapandı

            İktidara yakın TürkMedya grubu gazeteleri Star ve Güneş’in kapatılmasına karar verildi. Her iki kurumda çoğu gazeteci 40 kişi işsiz kaldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’ye geçmesinin ardından grubun belediye kaynaklı gelirleri kesilmişti. Grubun gelirleri, yandaş medyaya dağıtılan reklamlarda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kardeşi Serhat Albayrak’ın yönetimindeki Turkuvaz grubunun öncelikli olması ve aslan payını alması nedeniyle de giderek azaldı. Star gazetesi internette yayınlanacak, Güneş gazetesi ise Akşam gazetesinin ilavesi olarak çıkacak. (29 Aralık 2019)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÖZALTI, TUTUKLAMA, DAVA VE YARGI KARARLARI

 

-Bakan Akar’dan gazeteci Yıldırım’a dava

            Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar hakkında “Genelkurmay başkanı için çok üzülüyorum” başlıklı yazısı nedeniyle gazeteci ve aynı zamanda Türkiye Gazeteciler Sendikası Disiplin Kurulu Başkanı Rahmi Yıldırım’a hakaret suçlamasıyla dava açıldı. Yıldırım’ın 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. Gölbaşı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık 3 ay süren davada Yıldırım beraat etti.

(1 Ekim- 25 Aralık 2019)

 

-Gazeteci Osman Akın’ın yargılaması başladı

            Yeni Yaşam gazetesi eski sorumlu yazı işleri müdürü Osman Akın’a “devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Akın, suçlama konusu haberin haber ajanslarından alındığını ve haber değeri taşıdığı için suç teşkil etmediğini ifade etti. Duruşma 9 Ocak 2020’ye erteledi. (1 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Pelin Ünker’in davası sürüyor

            Gazeteci Pelin Ünker’in Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan ve Berat ve Serhat Albayrak’ın yönetici olduğu dönemde Malta’daki off-shore hesaplarına da değinen “Paradise Papers” yazı dizisi hakkında Çalık Holding’in açtığı tazminat davasının üçüncü duruşması İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, tarafların sosyoekonomik durum araştırması için yazılan müzekkerelerin tekrarlanmasına ve Ünker’in İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde karara bağlanan dosyasının mahkemeye gönderilmesi için yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma, 30 Ocak 2020 tarihine ertelendi. (1 Ekim 2019)

 

-Cumhuriyet davasında tutuklu kalmadı

            Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin Cumhuriyet davasında verilen mahkûmiyet kararlarını bozmasının ardından dosyanın gönderildiği İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi yeniden yargılama için gün verdi. Duruşma, 21 Kasım 2019’a ertelendi.

            Yargı Reformu Paketi’nin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından, istinaf mahkemelerinde 5 yılın altında aldıkları cezası kesinleşenlere temyiz başvurusu, halen cezaevinde cezaları infaz edilenlere de tahliye yolu açıldı. Paketin yürürlüğe girmesinin ardından Cumhuriyet davası kapsamında cezaevinde bulunan Emre İper hakkında tahliye ve temyiz başvurusu yapıldı. Başvurunun ardından İper hakkında tahliye kararı verildi. (3- 25 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Mustafa Hoş’a Çorlu için dava

            Çorlu’da 25 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasını ve yargı sürecini yakından takip eden gazeteci Mustafa Hoş’a dava açıldı. Davanın savcısı tarafından yargı otoritesini bilinçli bir şekilde hedef alma suçlamasıyla mahkemeye verilen Hoş, “25 insanın hayatına mal olan ihmaller için TCDD yönetimine dava açamayan savcı 110 bin lira istiyor” diye tepki gösterdi. (3 Ekim 2019)

 

-Nazlı Ilıcak ve Ahmet Altan tahliye edildi

            Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını bozma ve Mehmet Altan hakkında beraat verilmesi yönündeki kararının ardından altı sanıklı dosya, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Altan, “Bu davanın başından beri bir imkânsızı gerçekleştirmeye, fikirleri yargılamaya uğraşıyorsunuz" dedi. Savunmalar karşısında mahkeme başkanı, “Mahkeme heyetine kimse tavsiyede bulunamaz” diye yanıt verdi. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bozma kararına uyulmasına hükmedildi. Dava, 4 Kasım'a ertelendi.

            4 Kasım’da görülmeye devam eden davada, mütalaasını veren savcı, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak için üst sınırdan ceza istedi. Mahkeme, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak'a “örgüte üye olmamakla birlikte bilerek yardım” suçlamasından ceza verdi, tutuklulukta geçirdikleri süre gözetilerek tahliyelerine hükmetti. Mehmet Altan ise beraat etti.

(8 Ekim-4 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Ender İmrek’e soruşturma

            Ender İmrek hakkında Evrensel gazetesinde yayımlanan “Parıl parıl parlıyordu hermes çanta” başlıklı yazısı nedeniyle soruşturma başlatıldı. İmrek yazısında, Emine Erdoğan’ın Türkiye’yi tüm dünyaya çantasıyla tanıttığını, tarihe gardıroplarıyla geçenlerin, halklar nezdinde hiç de iyi intiba sahibi olmadıklarını, tarihten ders çıkarmak gerektiğini ifade etmişti. (8 Ekim 2019)

 

-Haberin paylaşılma şekli gözaltı gerekçesi oldu

            BirGün gazetesi internet sorumlusu Hakan Demir ve haber sitesi Diken’in yazı işleri müdürü Fatih Gökhan Diler gözaltına alındı. Diler’in, başsavcılıkça başlatılan soruşturma kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” iddiasıyla, Demir’in ise “internet sitesinde yer alan bir haberin Twitter’da paylaşılma şekli” sebebiyle gözaltına alındığı belirtildi. (10 Ekim 2019)

 

-Gazeteciler Alican Uludağ ve Duygu Güvenç’in yargılanması sürüyor

            Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Alican Uludağ ve eski muhabiri Duygu Güvenç’in Pastor Brunson haberleri nedeniyle yargılandıkları davanın duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Avukatların aynı haber üzerine açılan bir başka davayla ilgili dosyanın gönderilmesi için ek süre istemesi üzerine dava, 9 Ocak 2020’ye ertelendi. (10 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Beritan Canözer beraat etti

            JinNews muhabiri Beritan Canözer’in evi, “sosyal medya paylaşımları” gerekçe gösterilerek, evde olmadığı bir sırada basıldı, bazı dergi ve fotoğraflara el konuldu. Canözer’e, çeşitli tanık ifadeleri delil gösterilerek "örgüt üyeliği" suçlamasıyla dava açılmıştı. Canözer, Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada beraat etti. (10-16 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Necla Demir beraat etti

            Gazete Karınca eski imtiyaz sahibi Necla Demir, Afrin haberleri nedeniyle “zincirleme örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı dava, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Demir, hakkındaki suçlamadan beraat etti.

(11 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Çiğdem Toker’e açılan tazminat davası düştü

            Gazeteci Çiğdem Toker’e 2017 yılında yayımlanan bir yazısı nedeniyle Şenbay Madencilik tarafından bir buçuk milyon TL manevi tazminat talebiyle açılan davanın duruşmasında mahkeme heyeti, taraflarca takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verdi. (17 Ekim 2019)

-Gazeteci İdris Yılmaz’a 6 yıl 3 ay ceza

            Gazete Yaşam kurucusu İdris Yılmaz’ın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davanın üçüncü duruşması Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ocak 2018'den beri tutuklu olan Yılmaz, daha önce örgüt üyeliği suçlamasıyla 6 yıl 3 ay ceza almış, bu karar Mart ayında istinaf mahkemesi tarafından bozulmuştu. Bozmanın ardından dava, Yılmaz'ın başka bir dosyasıyla birleşerek yeniden görülmeye başlandı. Yılmaz’a “propaganda”dan beraat, “örgüt üyeliği”nden 6 yıl 3 ay ceza verildi.

(18 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Hayri Demir’in röportaj fotoğrafı davada suç delili oldu

            Suriye’nin kuzeyinde yaptığı gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hakkında “terör örgütü üyeliği” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla dava açılan gazeteci Hayri Demir’in yargılandığı davanın ikinci duruşması, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davada, araştırma tutanağındaki deliller arasında Demir’in, Demirtaş ile 1 Ekim 2015’te röportaj yaptığı sırada çekilen fotoğrafı ve bu röportajı içeren sosyal medya paylaşımı suçlamaya dayanak olarak gösterildi. Demir, evinden çalınan hafıza kartlarının emniyete teslim edilmesiyle bu davanın açıldığını, gazetecilik yaptığını vurguladı. Duruşma 23 Ocak 2020’ye bırakıldı. (23 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Emre Orman tutuklandı

            Net Haber Ajansı muhabiri Emre Orman, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınan alındı. Savcılık ifadesinin ardından "örgüt propagandası" suçlamasıyla tutuklandı. Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “terör örgütü propagandası yaptığı” iddiasıyla 24 Ekim’de tutuklanan Net Haber Ajansı muhabir Emre Orman, tahliye edildi. (24-25-31 Ekim)

 

-Gazeteci Aykol tahliye edildi

            Özgür Gündem gazetesinin eş genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol, kesinleşen 3 yıl 9 aylık hapis cezası nedeniyle 12 Temmuz'da tutuklanmıştı. Yeni yargı reformu paketinin yürürlüğe girmesi üzerine Aykol'un infazının durdurulması için avukatı tarafından yapılan başvuru sonucu tahliyesine karar verildi. (25 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Akgül ve Oktay tahliye edildi

            Sokağa çıkma yasakları döneminde yaptığı haberler gerekçe gösterilerek 2 yıl 6 ay hapis cezası verilen KHK ile kapatılan DİHA’nın muhabiri Uğur Akgül, 8 Ağustos 2018’den bu yana tutuklu bulunduğu Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye oldu. Mardin’in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağının devam ettiği süreçte “örgüt propagandası” yaptığı iddiası ile verilen 2 yıl 4 aylık cezasının Yargıtay tarafından onaylanmasının ardından 2017 yılında ikinci kez tutuklanan DİHA muhabiri Meltem Oktay da tutuklu bulunduğu Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye oldu.

(25 Ekim 2019)

 

-“İstanbul sandıklarını soruşturan savcının eşi TMSF’ye atandı” haberine dava

            İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın eşi Çiğdem Uçar, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) üyeliğine atandı. Milli Gazete siyasi haberler editörü Muhammet Altındal hakkında, “Erdoğan, İstanbul sandıklarını soruşturan savcının eşini TMSF’ye atadı” başlığıyla yaptığı haber ve haberle birlikte Başsavcı İsmail Uçar’ın da bulunduğu bir fotoğraf kullanması nedeniyle “Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla iddianame düzenlendi. (26 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Nurcan Kaya gözaltına alındı

            Gazeteci Nurcan Kaya yurt dışı seyahati için gittiği İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik suçlamasıyla yakalama kararı bulunan Kaya, savcıya verdiği ifadenin ardından serbest bırakıldı. (27 Ekim 2019)

 

-Sözcü davası ertelendi

            Sözcü Gazetesi yöneticileri, çalışanları ve yazarlarının “örgüt adına suç işlemek” ve “örgüte yardım” suçlamalarıyla yargılandığı davanın görülmesine İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Sözcü Gazetesi eski imtiyaz sahibi Burak Akbay’ın avukatı Ceren Yakışır, yürürlüğe giren kanun değişikliklerine ilişkin savunmalarını genişletmek istediklerini belirterek süre talebinde bulundu ve müvekkili hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını istedi. Diğer sanık avukatları da ayrı ayrı söz alarak, kanunda yapılan yeni düzenleme çerçevesinde savcının yeniden mütalaa düzenlemesi, mahkemenin delilleri yeniden tartışması ve sanıklara savunma için yeniden süre verilmesi gerektiğini ifade etti. Mahkeme heyeti, kanun değişikliği dikkate alınarak dosyanın iddia makamına gönderilmesine ve yeni mütalaa sunulacaksa esas hakkındaki savunmalar için süre verilmesine karar vererek davayı 27 Aralık 2019 tarihine erteledi. (28 Ekim 2019)

 

-Türköne’ye “Cumhurbaşkanına hakaretten” bin 740 lira ceza

            Kapatılan Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne'nin 2014'te yayımlanan bir yazısı nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılandığı davanın 7. duruşması, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Türköne, savunmasında, “Bu dava basın kanununa göre düşürülmesi gerekiyor” dedi. Mahkeme, Türköne'nin bin 740 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. (31 Ekim 2019)

 

-Manisa'da AKP'lilere fuhuş suçlamasına sansür

            Manisa 1. Sulh Ceza Hâkimliği, AKP’nin Manisa İl Başkanlığı’na, “iş için gelen kadınların fuhuş batağına sürüklendiği” iddialarına ilişkin haberlere, erişimin engellenmesine karar verdi. (2 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Atakan Sönmez’e 10 ay hapis cezası

            Cumhuriyet Gazetesi İnternet Sitesi eski Haber Müdürü Atakan Sönmez’in, Afrin'e yönelik askeri operasyon sırasında sitede paylaşılan haberler nedeniyle "zincirleme terör örgütü propagandası" suçlamasıyla yargılandığı davanın 6. duruşması, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İddianamede; 20 Ocak 2018 tarihinde yayınlanan “YPG’den Zeytin Dalı Harekâtı’nda verilen kayıp hakkında açıklama” ve “David Harvey ve Noam Chomsky dâhil 13 isimden dünyaya Afrin çağrısı” başlıklı haberler suç unsuru kabul edilmişti. Mahkeme, Sönmez’e “örgüt propagandası”ndan 10 ay hapis cezası verdi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmeden mahkeme, cezayı 10 ay denetim süresi ile erteledi. (7 Kasım 2019)

 

-İzmir’de iki gazeteci tutuklandı

            İzmir’de Jinnews'ten Melike Aydın ve Mezopotamya Ajansı’ndan Ruken Demir evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Kısıtlılık kararı verildi, avukat görüşü 24 saat süreyle yasaklandı. Gazetecilerin telefonları dâhil tüm ekipmanlarına el konuldu. Aydın ve Demir, tutuklama talebi ile İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi. Geçen bir günün ardından “örgüt adına faaliyette bulunmak” iddiasıyla tutuklandılar.

(12-15-16 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Kibriye Evren tahliye edildi

            Tutuklu gazeteci Kibriye Evren’in mesleki faaliyetleri ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” ve “propaganda” iddiasıyla yargılandığı davanın 8. duruşması Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ara kararda, tahliye kararı çıktı. Mahkeme, Evren’in tutuklulukta geçirdiği süre göz önünde bulundurularak adli kontrol tedbiri ve yurt dışı çıkış yasağı ile tahliyesine hükmetti. Bir sonraki duruşma 10 Mart 2020 tarihinde görülecek. (12 Kasım 2019)

 

-Gazeteciler Coşkun ve Kızıl, Giresun’da gözaltına alındı

            Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünü araştırmak için kurulan Meclis komisyonunun çalışmalarını takip eden gazeteci Canan Coşkun ve belgeselci Kazım Kızıl Giresun’da gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunda, soruşturmada tanık olarak yer alan Mürsel Küçükal ile yaptığı görüşmeler sorulan gazeteci Coşkun’a “şantaj, tehdit, kasten yaralama, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamaları yöneltildi. İfade veren Coşkun, danışmanlık yaparken aynı zamanda haber amaçlı olarak dosyada ifadesini değiştiren tanık Mürsel Küçükal ile görüşmek için evine gittiğini aktardı. Çoşkun ve Kızıl, çıkarıldıkları mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı. (13 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Fatih Polat’a “cumhurbaşkanına hakaret” davasından beraat

            Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat’ın, 28 Mayıs 2017 tarihinde yayımlanan köşe yazısı gerekçe gösterilerek "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Polat, "Türkiye'de ve dünyada soru sormanın bırakıldığı durumda gazetecilik yerine getirilmiş olmaz. Beraatımı talep ediyorum" dedi. Davada beraat kararı verildi. (14 Kasım 2019)

 

-Cumhuriyet gazetesine 1 milyonluk tazminat davası

            Yandaş iş insanı Mehmet Cengiz, 6 Ekim’de yayımlanan “Boğaz manzaralı lüks müştemilat” başlıklı haber nedeniyle Cumhuriyet gazetesine 1 milyon liralık tazminat davası açtı. Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Aykut Küçükkaya köşesinde şöyle duyurdu: “Basın yayın yoluyla yapılan haksız fiil iddiasıyla Alev Coşkun ve Hazal Ocak hakkında 1 milyon TL’lik manevi tazminat davası açılması talep ediliyor. Gerekçesi ise şu: 'Bu tarz haberler Mehmet Cengiz’in kredibilite ve itibarı açısından telafisi olmayan zararlar doğuruyormuş...'” (18 Kasım 2019)

 

-Anayasa Mahkemesi gazetecilerin fazla mesai haklarını törpüledi

            Bakırköy 13. İş Mahkemesi, gazetecinin ödenmeyen fazla çalışma ücretinin günlük yüzde 5 fazlasıyla ödenmesi hükmünü Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Yüksek mahkeme, gazetecilere fazla çalışma ücretlerinin gününde ödenmemesi durumunda bu ücretlerin her geçen gün için yüzde 5 fazlasıyla ödenmesini Anayasa’ya aykırı bularak iptaline karar verdi. Mahkeme, gününde ödenmeyen normal ücretlerin günlük yüzde 5 fazlasıyla ödenmesine ilişkin hükmün iptal istemini ise reddetti. (19 Kasım 2019)

            Basın meslek örgütleri karara tepki gösterdi. Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği, Basın-Yayın, İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD), Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ortak açıklamalarında Anayasa Mahkemesi’nin aynı konulu 2008 tarihli kararında yüzde 5’i Anayasaya aykırı bulmadığını hatırlattı. Açıklamada şöyle denildi: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi’nin bu yanlış kararından kaynaklı oluşan boşluğu bir an önce telafi etmek yolunda yeni bir yasal düzenlemeyi gündemine almalıdır. Aksi halde, gazetecileri koruyan uygulamanın iptal edilmesinden güç alacak işverenler, gün gün sayıları artan işsiz gazetecilere yenilerini eklemekten bir dakika tereddüt etmeyecektir.” (26 Kasım 2019)

 

-‘FETÖ Borsası’nı yazan gazeteciye dava

            Para karşılığında FETÖ soruşturmalarının kapatılmasıyla ilgili İstanbul’da yürüyen soruşturmada savcılar İsmet Bozkurt ve Lütfi Karabacak açığa alındılar ve haklarında rüşvet, görevi kötüye kullanma, nüfuz ticareti suçlarından 28 yıla kadar hapis istendi. Bu soruşturmayı duyuran Cumhuriyet gazetesi muhabiri Seyhan Avşar hakkında da iddianame düzenlendi. Haberde suçlanan savcıların, “rüşvet karşılığında işlem yapan savcılar olarak lanse edildiği” öne sürüldü ve Avşar hakkında kamu görevlisine hakaretten 1 yıldan 2 yıla kadar hapis istendi. (20 Kasım 2019)

 

-Yargıtay’ın mahkûmiyet kararını bozmasından sonraki ilk Cumhuriyet davası

            Yargıtay’ın Cumhuriyet gazetesi eski çalışanları hakkında verilen mahkûmiyet kararını bozmasının ardından yeniden görülecek davanın ilk duruşması İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Yargıtay, Akın Atalay, Orhan Erinç, Murat Sabuncu, Aydın Engin, Hikmet Çetinkaya ve Ahmet Şık hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını bozmuş, Şık dışındaki sanıklar için beraat talebinde bulunmuştu. Şık’ın yeniden yargılanması istenilmişti. Savcı, Yargıtay kararına direnilmesini ve sanıkların ilk davadaki suçlamalar uyarınca cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, Kadri Gürsel yönünden beraat kararı verirken diğer sanıklar hakkında bozmaya direnme kararı verdi. (21 Kasım 2019)

            Mahkeme, "Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etmek" suçundan Akın Atalay'a 8 yıl 1 ay 15 gün, Orhan Erinç'e 6 yıl 3 ay, Hikmet Çetinkaya'ya 6 yıl 3 ay, Murat Sabuncu’ya 7 yıl 6 ay, Bülent Utku'ya 4 yıl 6 ay, Önder Çelik'e 3 yıl 9 ay, Musa Kart'a 3 yıl 9 ay, Hakan Karasinir'e 3 yıl 9 ay, Mustafa Kemal Güngör’e 3 yıl 9 ay, Güray Tekinöz’e 3 yıl 9 ay, Aydın Engin'e 7 yıl 6 ay, Ahmet Şık'a 7 yıl 6 ay cezaya karar vermişti. Atalay, Şık, Engin, Utku, Öz, Karasinir, Kart, Çetinkaya, Sabuncu, Erinç, Güngör ve Çelik'in yurt dışına çıkış yasaklarının devamına hükmedildi. Mahkemenin kararı Yargıtay’da değerlendirilecek, kabul edilirse cezalar bu şekilde onanacak.

            İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, 13 sanığın yargılandığı davada verdiği kararın gerekçesini açıkladı. 12 sanık yönünden Yargıtay'ın bozma kararına karşı direnme kararı veren mahkeme gerekçesinde, "Sanıkların suçu bilerek ve isteyerek kasten iştirak ettikleri, muhalif görüntüsü ile PKK/KCK, FETÖ/PDY ve DHKP/C silahlı terör örgütlerinin lehlerine yıllara yayılır şekilde haberler yaptıkları konusunda tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur" denildi. (23 Aralık 2019)

 

-BirGün’ün Fuat Avni davası sürüyor

            Gazeteci Barış İnce, Bülent Yılmaz, Cansever Uğur ve İbrahim Aydın hakkında BirGün gazetesinde 2014–2016 arasında yayınlanmış Fuat Avni haberlerinden dolayı “üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” iddiasıyla açılan dava İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, davayı 5 Mart 2020 tarihine erteledi. (26 Kasım 2019)

 

-TRT çalışanlarına Karlov suikastı davası

            Rus Büyükelçi Andrey Karlov'a yönelik suikast soruşturmasında, cinayetin TRT ana haber bülteninde yayınlanmasını sağlayarak FETÖ adına propaganda yaptıkları iddiasıyla dönemin TRT Merkez Haber Müdürü, Haber Koordinatörü, Merkez Haberler Sorumlusu, iki muhabir ve iki montajcı hakkında dava açıldı. Ankara Cumhuriyet Savcısı Adem Akıncı’nın hazırladığı 143 sayfalık iddianame, sanıklar hakkında örgüt üyeliği ve örgüte yardım yataklık suçlaması yapıldı. Savcı Akıncı, Karlov'un vurulma anının bir resim sergisine gönderilen 3G canlı yayın cihazı ile yurtdışına servis edilmesi ve TRT 1 Ana Haber Bülteni’nde yayınlanmasının, FETÖ’nün planlı propaganda eylemi olduğu iddiasında bulundu. (26 Kasım 2019)

 

-Hrant Dink davasında 100. duruşma

            Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastına ilişkin görülen davanın 100. duruşmasına İstanbul Adliyesi 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Trabzon’dan SEGBİS’le dönemin Trabzon jandarma görevlisi Hasan Gözalan tanık sıfatıyla dinlendi. Gözalan, Dink suikastıyla ilgili ihbar tutanağını cinayet işlendikten sonra çözdüklerini anlattı. Gözalan, “Ben çözüm yaparken Samast, Samsun’da yakalanmıştı” dedi. Duruşmada dinlenen eski Emniyet Müdürü Yunus Dolar, mahkeme başkanının tutuklu sanıklardan gazeteci Ercan Gün’ün “FETÖ ilişkisine dair ne biliyorsunuz?” diye sorması üzerine, eski Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın talimatlarını o dönem polis muhbirliği yapan Ercan Gün aracılığıyla ilettiğini öne sürdü. (26 Kasım 2019)

 

-MA muhabiri Altan gözaltına alındı

            Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Berivan Altan, Ankara’da evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Hakkında Mersin 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yakalama kararı olan ve Mersin’e götürülen Altan’ın dosyasında kısıtlılık kararı olduğu ve 24 saat avukat görüşü yasağı alındığı öğrenildi. (26 Kasım 2019)

 

-Turkuvaz medya grubundan Yurt gazetesine 50 bin lira tazminat davası

            Giresun’un Eynesil ilçesinde hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan cinayetiyle ilgili baba Şaban Vatan, Yurt gazetesine röportaj verdi. Vatan röportajda, ATV’de program yapan Müge Anlı ve ekibinin kendisine, “biz bu olayı çözdük” dediğini söylemiş, görüştüğü kişilerin gelen telefon üzerine apar topar gittiklerini anlatmıştı. Vatan, “Müge Anlı bana, biz baskıya maruz kaldık. ATV’nin en üstünden telefon geldi, binlerce kişinin tepkisi olduğu halde bir şey yapamıyoruz açıklaması yaptı” demişti. Turkuvaz Medya Grubu, böyle bir görüşme olmadığı iddiasıyla Yurt Gazetesi’ne ATV ve Müge Anlı için ayrı ayrı 25’er bin liralık, Anlı adına Vatan için 1 liralık manevi tazminat davası açtı.

(27 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Cemal’in yurt dışı yasağı kaldırıldı

            Almanya seyahati için İstanbul Havalimanına giden gazeteci Hasan Cemal’in pasaportuna el konuldu ve yurt dışı çıkış yasağı tebliğ edildi. Avukatının başvurusu üzerine 3 ay 22 gün ertelenmiş cezası bulunan Cemal’in yurt dışı çıkış yasağı kaldırıldı. (1-2 Aralık 2019)

 

 

-MA muhabirleri Topaloğlu ve Eser tutuklandı

            Mezopotamya Ajansı (MA) İstanbul muhabirleri Sadık Topaloğlu ve Sadiye Eser, gece saatlerinde İstanbul’da gözaltına alındı. Emniyet ve savcılıktaki ifadelerinin ardından Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilen Topaloğlu ve Eser, 3. Sulh Ceza Hâkimliği’nce, ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutuklandı. (1-3 Aralık 2019)

 

-Aydınlık yazarı Evren Devrim Zelyut gözaltına alındı

            Aydınlık gazetesi yazarı ve internet sitesi editörü Evren Devrim Zelyut, “Reis'e 2020'de 3 darbe vurulacak” başlıklı ve özetle “İlk darbe ekonomi, ikinci darbe Babacan, üçüncü darbe Trump” iddiasında bulunduğu video nedeniyle Ankara’da evinde gözaltına alındı. Karakola götürüp ifadesi alınan Zelyut, serbest bırakıldı. (2 Aralık 2019)

 

-Gazeteciler Hürtaş ve Demir hakim karşısındaydı

            Afrin Operasyonu sırasında yaptıkları haberler ve sosyal medyada paylaşımları nedeniyle “örgüt propagandası” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından 10,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan gazeteciler Sibel Hürtaş ile Hayri Demir’in Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamasına devam edildi. Mahkeme heyeti, beraat ve adli kontrol hükümlerinin kaldırılması taleplerini reddederek, duruşmayı 26 Mart 2020 tarihine erteledi. (3 Aralık 2019)

 

-BirGün çalışanlarına Albayrak davası başladı

            BirGün gazetesinden Uğur Koç, Mustafa Kömüş ve İbrahim Aydın hakkında “Ekşi Sözlük’teki Berat Albayrak-Özge Ulusoy başlığı kaldırıldı” haberinden kaynaklı “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla açılan dava görülmeye başladı. Mahkeme, yazılı savunmaların sunulması için duruşmayı 27 Şubat 2020’ye erteledi. (4 Aralık 2019)

 

-Cumhuriyet davasında reddi hakim talebine ret

            Cumhuriyet gazetesinin eski yönetici, yazar ve çalışanları hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından bozulmasının ardından İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen davada, sanık müdafilerinin reddi hakim talebini reddedilmişti. Üst mahkeme konumundaki İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan itiraz da reddedildi. (4 Aralık 2019)

 

-Gazeteciler Dündar ve Abbas’ın hakaret davası sürüyor

            Cumhuriyet gazetesi eski genel yayın yönetmeni Can Dündar ve sorumlu yazı işleri müdürü Yalçın Abbas hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla açılan davanın 11’inci duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Abbas, davanın hak düşümü süresi dolduktan sonra açıldığını ve bu nedenle düşürülmesi gerektiğini söyledi. Dündar hakkındaki yakalama kararının infazının beklenmesine hükmedilerek, dava 16 Ocak 2020’ye ertelendi. (5 Aralık 2019)

 

-Mezopotamya muhabirine beraat

            Mezopotamya Ajansı muhabiri Ergin Çağlar hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması, Mersin 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz yargılanan Çağlar, gazetecilik yaptığını söyleyerek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, Çağlar hakkında beyanlarda bulunan tanık Halime Erden’in dinlenmesini istedi. Erden, Çağlar’ı tanımadığını ve 14 günlük gözaltı sürecinde yoğun baskı altında ifade verdiğini söyledi. Mahkeme, Çağlar hakkında beraat kararı verdi. (5 Aralık 2019)

-Gazeteci Özgentürk’e 4 yıl önceki paylaşımı için dava

            İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet gazetesi yazarı Işıl Özgentürk’ü 4 yıl önceye ait iki sosyal medya paylaşımı nedeniyle “örgüt propagandası” iddiasıyla yargılamaya başladı. Savunma yapan Özgentürk, “Bana bu gerekçeyle ceza vermeyin. Ancak doğruyu söylediğim; çocuk gelinlere ve kadın cinayetlerine karşı durduğum için ceza verecekseniz onur duyarım” dedi. Savcı, sosyal medya paylaşımı nedeniyle gazeteci Özgentürk’ün “zincirleme örgüt propagandası”ndan cezalandırılmasını talep etti. Dava 5 Mart 2020’ye kaldı. (5 Aralık 2019)

 

-Gazeteciler Şahin ve Gayıp’ın ev hapsi kaldırıldı

            Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Semiha Şahin ve muhabiri Pınar Gayıp’ın örgüt suçlamalarıyla yargılandığı davanın 7. duruşmasında mahkeme, Şahin ve Gayıp’a uygulanan ev hapsi ve imza şartını kaldırdı, yurtdışı çıkış yasaklarının devamına karar verdi. Dava 27 Şubat’a ertelendi. (11 Aralık 2019)

 

-Cumhuriyet’ten, Adalet Bakanlığı’na başvuru

            Cumhuriyet Gazetesi Vakfı, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu üyesi Prof. Dr. Burhan Kuzu hakkında, “İsim babası Atatürk olan gazete, günümüzde FETÖ ve PKK’nın yayın organı haline dönüştü” açıklamaları nedeniyle yaptığı suç duyurusuna ilişkin savcılığın ‘kovuşturmaya yer olmadığı’, itiraz üzerine de İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nce reddedilmesi kararı verilmesini Adalet Bakanlığı’na taşıdı. Kanun yararına bozulması talebiyle Adalet Bakanlığı’na verilen dilekçede, geçmişte Anadolu Ajansı için yaşanan bir dava süreci örnek gösterilerek, avukatların yaptığı itiraz sonucu ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararının kaldırıldığı anımsatıldı. (11 Aralık 2019)

 

-Cumhuriyet gazetesine tazminat cezası

            Muhabir Mehmet Kızmaz’ın 12 Şubat 2018 tarihli, “3. Havalimanı Mezarlık Gibi” başlıklı haberi nedeniyle havalimanının işletmesini alan İGA inşaat tarafından açılan davada karar çıktı. Cumhuriyet gazetesinin 15 bin lira tazminat ödemesi ve kararı en yüksek tirajlı üç gazetede ilan olarak yayınlaması kararı verildi. Havalimanında 55 işçinin öldüğünün açıklandığını hatırlatan muhabir Kızmaz, “Bunca işçi ölümü ve kötü çalışma koşulları varken, davanın İGA’ya değil de haberime açılmasını doğru bulmuyorum” dedi. (12 Aralık 2019)

 

-Gazeteci Oruç’a terörist suçlaması ve tutuklama

            Türkiye’de hakkında açılan davalarda aldığı cezalar nedeniyle 3 yıldır Kuzey Irak’ta yaşayan gazeteci Aziz Oruç, 11 Aralık’ta Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde gözaltına alındı. Eski çalışma arkadaşları, Oruç’un Avrupa’ya gitmek için İran üzerinden Ermenistan’a geçtiğini ancak zor kullanılarak İran’a iade edildiğini, İran askerlerinin de şiddetine uğrayan Oruç’un sınır tellerinden zorla Türkiye’ye bırakıldığı bilgisini paylaştı. Oruç’un yardım istediği HDP Doğubeyazıt ilçe başkanı ile birlikte gözaltına alınması İçişleri Bakanlığı tarafından “terörist ve yardımcısı HDP’li siyasetçi yakalandı” şeklinde servis edildi. Aziz Oruç, örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. (18 Aralık 2019)

 

-Gazeteci Kurtcebe’ye dava

            Karikatürist Nuri Kurtcebe’nin “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlamasıyla 1 yıldan 4 yıla kadar hapsi istendi. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan davada Kurtcebe’nin 2017’deki bir sosyal medya paylaşımı iddianameye temel oluşturdu. İddianamede, Kurtcebe’nin "Ha Binali, ha Bahçeli, ha da Kemal efendi, var mı birbirlerinden farkları? ABD hepsinin patronu, hepsi Sam Amca'nın maymunu, hepsi eli kanlı BOP uşağı" sözlerinin siber suçlarla mücadele polisince tespit edildiği ve hakaret suçu kapsamında olduğu yazıldı. (19 Aralık 2019)

 

-AYM’den site engellemeye karşı karar

            Yüksekova Güncel Haber internet sitesine, eski Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü’nün talebiyle Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından 2015 yılında erişim engelleme kararı verildi. İtiraz üzerine Anayasa Mahkemesi (AYM), “İnternet haber sitesine tümüyle erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararı ile başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahalede bulunulmuştur” kararını verdi. (19 Aralık 2019)

 

-Haber yasaklanmasının haberini yapmak da yasak

            T24 internet sitesinin "Cumhuriyet'in 'Haberimize yasak' haberine de yasak geldi" başlıklı haberine erişim engeli kararı verildi. "İhale Partisi" başlığı ile Aykut Küçükkaya imzalı Cumhuriyet'te yayınlanan habere 'yasak' kararı getirilmiş, söz konusu haberin yasaklandığına dair haber 22 Şubat 2018 tarihinde yayınlanmıştı.

(20 Aralık 2019)

 

-İngiliz gazetecilerin davası 5’inci yılına girdi

            Diyarbakır'da 2015 yılında Vicenews için çekim yaparken tutuklanan İngiliz gazeteciler Jake Hanrahan, Philip Pendlebury ve Iraklı tercümanları Mohammed Ismael Rasool'un terör suçlamalarıyla yargılandıkları davanın 8. duruşması Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların savunmalarının istinabe yoluyla alınması talebiyle Adalet Bakanlığı'na yazılan yazının cevabının beklenmesi için davayı 5 Mayıs 2020 tarihine erteledi. (24 Aralık 2019)

 

-Mahkeme yargılanan gazeteci için Cumhurbaşkanlığı’na basın kartını sordu

            Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde kapatılan İMC TV'nin program koordinatörü Aysegül Doğan ile Evrensel Gazetesi yazarı Yusuf Karataş'ın "silahlı örgüt kurmak ve yönetmek" suçlamalarıyla 22,5'ar yıl hapis istemiyle ayrı ayrı yargılandıkları davalara devam edildi. Mahkeme, Ayşegül Doğan'ın "basın mensubu olup olmadığının ve basın kartı sahibi olup olmadığının" Cumhurbaşkanlığı'na sorulmasına karar verdi ve davayı 18 Mart 2020'ye erteledi. (25 Aralık 2019)

 

-AYM: Wikipedia yasağı ifade özgürlüğü ihlaldir

            Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, internet ansiklopedisi Wikipedia’nın Türkiye’de erişime kapatılması nedeniyle yapılan bireysel başvuruda, oy çokluğuyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. İhlal kararının 6’ya karşı 10 üyenin oyuyla alındığı öğrenildi. (26 Aralık 2019)

 

-Sözcü davasında 7 gazeteciye hapis cezası verildi

            Sözcü Gazetesi’nin sahibi Burak Akbay ile Fetullah Gülen Cemaati’ne karşı yazılarıyla bilinen gazeteciler Emin Çölaşan ve Necati Doğru ile Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz, sozcu.com.tr Yayın Yönetmeni Mustafa Çetin, sozcu.com.tr Haber Koordinatörü Yücel Arı, muhabir Gökmen Ulu, muhasebe görevlisi Yonca Yücekaleli’nin, FETÖ’ye ‘bilerek ve isteyerek yardım’ suçlamasıyla 5 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada karar verildi. Gazete sahibi Burak Akbay’ın dosyasını “savunmasının alınmamış olması, hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı bulunması” nedeniyle ayıran Mahkeme, diğer isimlere “FETÖ propagandası”ndan hapis cezaları verdi. Buna göre, yıllarca Fethullah Gülen Cemaati’ne karşıt görüş ve yazılarıyla bilinen Emin Çölaşan ile Necati Doğru’ya 3 yıl 6 ay 15 gün, Sözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’a 3 yıl 4 ay, sozcu.com.tr Yayın Yönetmeni Mustafa Çetin’e 3 yıl 4 ay, sozcu.com.tr Haber Koordinatörü Yücel Arı’ya 2 yıl 1 ay, muhabirimiz Gökmen Ulu’ya 2 yıl 1 ay ve muhasebe görevlisi Yonca Yücekaleli’ye 2 yıl 1 ay hapis cezası veildi. (27 Aralık 2019)

 

-Yargıtay’a giden Zaman davasında tebligat sunuldu

            Kapatılan Zaman gazetesi eski yazar ve editörlerinin yargılandığı davada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesini sundu. Başsavcılık, Ahmet Turan Alkan, Mümtazer Türköne, Mustafa Ünal ve İbrahim Karayeğen hakkında “terör örgütü üyeliği”nden verilen cezaların onanmasını talep etti. Şahin Alpay ve Ali Bulaç’ın “hiyerarşiye dâhil olmamakla birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan yargılanmaları gerektiğini kaydetti. Lale Sarıibrahimoğlu, Nuriye Ural, İhsan Dağı ve Orhan Kemal Cengiz hakkında verilen beraat kararlarının onanması, editör Mehmet Özdemir hakkındaki beraatın ise bozulması gerektiği yazıldı. (28 Aralık 2019)

 

-Gazeteci Kalkandelen’e gözaltı

            Hakkındaki yakalama kararını Sabiha Gökçen Havalimanında öğrenen Cumhuriyet gazetesi yazarı Zulal Kalkandelen gözaltına alındı. Kalkandelen, Kartal Adliyesi’nde ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. (29 Aralık 2019)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İLKE İHLALLERİ – MANİPÜLASYONLAR

 

 

BARIŞ PINARI HAREKÂTI DÖNEMİ

 

              Türkiye’nin Suriye’de Fırat’ın doğusuna yönelik askeri operasyonu 1 buçuk yıldır konuşuluyordu. Bölgedeki hazırlık sık sık görüntüleniyor, harekâtın başlaması için her seferinde günler sayılıyordu. Öyle ki hükümet istemese bile artık medya bu harekâtı istiyordu. Kim bilir belki uzun süredir beklendiğinden belki de basındaki genel nitelik kaybının bir sonucu olarak bu kez sınır ötesi harekât medyada çok daha büyük bir “coşkuyla” karşılandı. Askeri harekâtlar ve seçim dönemlerinde görmeye alışkın olduğumuzun da ötesinde bir tarafgirlik, göze sokulan bir milliyetçilik, sakil bir militarizm gazete ve televizyonları doldurdu. Ekranda ve gazetelerde bize söz söyleyenler, ya gazeteci değillerdi ya da gazeteciliği hiç bilmiyorlardı. Harekât 10 gün sürdü ama “vuruyoruz, alıyoruz”, “hainler, korkaklar” türünden haberlerle iki ay geçti. Bu dönemde öne çıkan gazetecilik ilke ihlallerini, tehditleri ve hak ihlallerini bir araya getirerek aktarmak istedik. Bu bölümde önce ‘Barış Pınarı Harekâtı’ döneminde not edilmesi gereken önemli ihlalleri sıraladık ardından tarih sıralamasıyla 1 Ekim’den itibaren dönem içinde yaşanan diğer olumsuzlukları not ettik.

 

-Sınır ötesi harekâtı eleştirmek vatan hainliği oldu

            Diriliş Postası ve Güneş gazetesi, Türkiye'nin Suriye'de operasyon yapmasına itiraz eden CHP'yi hedef aldı. Diriliş Postası "Amerika'nın sesi: CHP" manşeti ile çıkarken haberinde "Türkiye'nin menfaatlerine aykırı politikaları savunan CHP, Fırat'ın doğusundaki teröristlere yönelik bir operasyon yapılmasını istemedi. ABD'nin sözcülüğünü yapan CHP, güvenli bölge ile ilgili 'milli tezleri' eleştirdi, sınır ötesi harekât için de 'Risk ve hatadır' dedi. Mehmetçik'i 'işgalci', Cumhurbaşkanı'nı da 'eli kanlı' göstermişti" ifadelerine yer verdi.

            Güneş gazetesi ise "Sen kimden yanasın?" başlığını attığı manşet haberinde "Başkan Erdoğan, PKK'yı Fırat'ın doğusundan söküp atacak harekâtın işaretini verdi, ses yine CHP'den geldi. Harekâta karşı çıkan CHP Genel Başkan Yardımcısı Çeviköz, ABD'nin sesi oldu" dedi. (3 Ekim 2019)

 

-Operasyona alkış haberleri

            Türkiye'nin Suriye'de Fırat'ın doğusuna operasyon yapacağına yönelik mesajlarının yoğunlaşması üzerine Güneş gazetesi, "Gözler Başkomutanda" başlığıyla manşetten bir haber yayımladı. Haberde, "PKK/PYD'yi Fırat'ın doğusundan söküp atacak harekât için Başkan Erdoğan'ın vereceği talimat bekleniyor. Türkiye'nin kararlılığına vurgu yapan Amerikan medyası, ABD askerinin çekilmek zorunda kalacağını yazdı" denildi.

            Diriliş Postası "Suriye'de herkes yıkıyor yine Türkiye yapıyor" manşeti ile çıktı. Haberde de "Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı ile Suriye'nin kuzeyinde birçok bölgeyi terör örgütlerinden kurtaran Türkiye, Fırat'ın doğusuna düzenleyeceği operasyonla bölgenin tamamında güveni tahsis edecek. Suriye'ye herkes yakıp yıkmaya gelirken Türkiye, huzuru kalıcı hale getirecek adımlara imza atıyor" ifadeleri kullanıldı. (5 Ekim 2019)

 

-"ABD geri adım attı, Türkiye operasyona başlıyor" haberleri

            Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna operasyon yapacağına yönelik mesajları yoğunlaşırken, ABD Başkanı Donald Trump Amerikan askerlerinin Türkiye-Suriye sınırından güneye doğru çekileceğini açıkladı. Trump'ın açıklamasının ardından Yeni Şafak gazetesi, "Ve başladı" manşeti ile çıktı. Haberde, "Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yönelik operasyonu dün ABD'li askerlerin Tel Abyad ve Rasulayn'daki gözlem noktalarından çekilmesiyle resmen başladı. ABD askerleri tamamen çekildikten sonra TSK ve Suriye Milli Ordusu, Suriye'nin kuzeyini PKK/PYD'li teröristlerden temizleyecek" denildi.

Türkiye gazetesi, aynı haber için manşetten "Barış için gidiyoruz" başlığını attı. Haberde ise "Türkiye, üç milyon Suriyeliyi ülkelerine döndürecek Barış Pınarı Harekâtı için düğmeye bastı" ifadeleri kullanıldı.

Yeni Akit gazetesi de "ABD geri adım attı, Türkiye Fırat'ın doğusuna harekât için tetikte / Kanı Barış Pınarı temizleyecek" manşeti ile çıktı. Haberde ise "Aylardır Türkiye'nin güvenli bölge talebini ağırdan alarak Türkiye'yi oyalayan ABD sonunda geri adım atarak, Fırat'ın doğusuna operasyona yeşil ışık yaktı” denildi.

Akşam gazetesi "Erdoğan, 'Bayrağınızı gömmek zorunda kalmayalım' demişti / O bayrağı alıp gittiler' manşetini atarken haberinde de "Türkiye, Erdoğan'ın bu uyarısından 20 ay sonra harekât için düğmeye bastı. ABD dün sabah itibarıyla 'güvenli bölge'deki üslerini boşaltmaya başladı" dedi.

Milat gazetesinin manşeti ise "Coni kaçar" oldu. Haberde "Türkiye'nin Fırat'ın doğusunu terörden temizleme konusundaki kararlılığı sonuç verdi. PKK terör örgütüne 30 bin TIR silah ve mühimmat veren ABD askerleri gözlem noktalarından kaçtı" ifadelerine yer verildi.

Güneş gazetesi ise "Dualarımız sizinle" manşetini atarken, haberinde "Ankara'nın terör koridorunu yok etme kararlılığı Washington'a geri adım attırdı. Trump, Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından askerlerine, 'Suriye'nin kuzeyini terk edin' talimatı verdi. Mehmetçik PKK/YPG'yi Fırat'ın doğusundan süpürecek harekât için eli tetikte bekliyor" dedi. (8 Ekim 2019)

 

-"Barış Pınarı Harekâtı" manşetleri

            Türkiye'nin Suriye'de Fırat'ın doğusuna yönelik başlattığı "Barış Pınarı Harekâtı" gazetelerin manşetlerine şu başlıklarla taşındı: (10 Ekim 2019)

Yeni Şafak: Büyük barış harekâtı - Mehmetçik, Fırat'ın doğusundaki PKK işgalini bitirmek için dün saat 16.00'da düğmeye bastı. 'Barış Pınarı' adı verilen harekâtla Rasulayn ile Tel Abyad'daki terör mevzileri F-16'lar ve obüslerle imha edildi, ardından da kara birlikleri sınırı geçti.

Akşam: Gazamız mübarek olsun - Cumhuriyet tarihinin en büyük askeri harekâtı dün saat 16.00 itibarıyla başladı. Belirlenen hedeflerin jetler ve obüslerle vurulmasının ardından kara birlikleri 4 ayrı koldan YPG/PKK işgalindeki bölgelere girdi.

Türkiye: Mehmetçik terör koridorunu yıkıyor / Vatan için - Barış Pınarı Harekâtı resme başladı. Allah ordumuzu korusun.

Milat: Asrın harekâtı - Mehmetçik, son yüzyılın en büyük kara operasyonuna başladı. Erdoğan: Barış Pınarı Harekâtı ile ülkemize yönelik terör tehdidini bertaraf edecek, tüm bölge halkını terörün pençesinden kurtaracağız.

Güneş: Allah yâr ve yardımcımız olsun - Başkomutan beklenen emri verdi, Fırat'ın doğusunu terörden arındıracak Barış Pınarı Harekâtı başladı. Önce PKK/YPG mevzileri obüs ve uçaklarla ateş altına alındı. Ardından günlerdir eli tetikte bekleyen Mehmetçik gece 4 koldan bölgeye girdi.

Sabah: Mehmetçik bir destan daha yazıyor / Terör yuvaları yerle bir - Başkomutan Erdoğan'ın emriyle 'Barış Pınarı' Harekâtı başladı. F-16'lar ve obüsler terör inlerini vurdu. Mehmetçik 4 koldan sınırı geçti.

Takvim: Barış Pınarı Harekâtı başladı / Hainlerin tepesine balyoz gibi indi - Türkiye, baskılara boyun eğmedi. Kendi göbeğini kesmek için harekete geçti. Başkan Erdoğan'ın emriyle dün terör yuvaları yerle bir edildi.

Milliyet: Barış Pınarı başladı - Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge için başlatılan harekât kapsamında teröristler aralıksız vuruluyor.

Hürriyet: Jetler vurdu Mehmetçik girdi - TSK'nın Fırat'ın doğusunda PYD/PKK terör unsurlarına operasyonu dün saat 16.00'da başladı. Harekâtı Erdoğan twitter mesajıyla duyurdu.

Yeni Akit: Hedefimiz terör örgütleri - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat'ın doğusuna yönelik Barış Pınarı Harekâtı'nın başladığını açıkladı. TSK, F-16'lar ve İHA'larla Tel Abyad'daki terör mevzilerini vurdu. Erdoğan, Türkiye karşıtı odakların başlattığı 'Kürtler hedef alınıyor' şeklindeki algı operasyonuna da şöyle cevap verdi: 'Hedefimiz terör örgütleri.'

Posta: Barış Pınarı Harekâtı başladı / Dualar sizinle - Suriye'de Fırat'ın doğusunu hedef alan Barış Pınarı Harekâtı, F-16'lar ve obüslerin bombardımanıyla dün başladı. Terör örgütü PKK/YPG'nin bölgedeki mevzileri yerle bir edildi. Gece kara harekâtı yapıldı.

Karar: En büyük harekât - Türkiye'nin meşru güvenlik gerekçeleriyle uzun zamandır hazırlığını yürüttüğü Fırat'ın doğusuna yönelik terör temizliği başladı. Kıbrıs'tan bu yana en büyük çapta askeri yığınağın yapıldığı Barış Pınarı Harekâtı kapsamında sınır hattına 85 bin asker konuşlandığı belirtildi.

BirGün: Karanlık yolda ilk adım atıldı - Fırat'ın doğusuna yönelik askeri operasyon başlatıldı. ABD Başkanı Trump, tutuklu IŞİD'çiler konusunda topu yine Türkiye'ye attı.

Aydınlık: Barış Pınarı Harekâtı başladı / Kılıcınız keskin olsun yüreğimiz sizinle - Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı'ndan sonra sınırımızdaki terör örgütlerine karşı üçüncü harekât başladı. Resulayn, Tel Abyad ve Ayn İsa'daki PKK/YPG mevzileri obüsler ve F-16'larla vuruldu. Mehmetçik, terör koridorunu parçalamakta kararlı, Türk milleti bütün yüreğiyle arkasında.

Star: ... Ve başladı - Başkan Erdoğan'ın talimatıyla Fırat'ın doğusunda Resulayn ve Tel Abyad'daki terör mevzileri yerle bir edilirken Mehmetçik bölgeye 4 koldan giriş yaptı.

Cumhuriyet: Üç koldan harekât - Tüm sınır boyunca YPG hedeflerini vuran TSK, 'Fırat'ın doğusu'na girdi. Şam ve Avrupa'dan tepki. Astana'da çatlak.

Sözcü: Barış Pınarı Harekâtı başladı / Hainler duman oldu - Mehmetçik Suriye'de Fırat'ın doğusundaki PKK/YPG ve IŞİD'li hainleri imha etmek için dün düğmeye bastı... Toplarımız ve uçaklarımız terör inlerini yerle bir etti. Hainlere ölüm yağdı. Askerimiz Suriye'ye girdi.

Diriliş Postası: Barış harekâtı başladı - ABD'nin oyalama taktiklerine rağmen kendi sınırını terörden temizlemek için düğmeye basan Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna tarihinin en büyük terör operasyonunu başlattı.Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlayan harekâtın ilk bir saatinde terör örgütü PKK/YPG'ye ait mühimmat depoları yerle bir edildi.

Yeni Çağ: Mehmetçik vuruyor - Resul Ayn ve Tel Abyad 6 saat bombalandı ardından kara harekâtı başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri , Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG ve IŞİD tarafından oluşturulmak istenen terör koridorunu dağıtıyor.

Yeni Söz: Başkomutan talimat verdi, Barış Pınarı Harekâtı başladı / Gazamız mübarek olsun - Başkan Erdoğan, TSK'nın Suriye Milli Ordusu ile birlikte Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı Barış Pınarı Harekâtı'nı başlattığını belirtti.

Türk Gün: Türk milleti sizinle - Türkiye, Fırat'ın doğusunda güvenli bölge oluşturmak için planlanan harekâta başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği emirle başlayan harekâtın adı 'Barış Pınarı' oldu.

Evrensel: Türkiye'nin 3. Suriye harekâtı başladı, tepkiler devam ediyor / Savaşa karşı yaşamı savunalım - AKP hükümeti , ABD'nin yeşil ışık yakmasının ardından tüm tepki ve uyarıları rağmen Suriye'ye üçüncü askeri operasyonu dün başlattı.

Korkusuz: Suriye'ye Barış Pınarı kapısı açıldı / Haine balyoz indi - Cumhurbaşkanı Erdoğan, askere 'vur' emrini verdi. PKK/PYD'li teröristlere ait hedefler havadan bombalandı. Mehmetçik de karadan giriş yaptı.

Milli Gazete: Harekât başladı - Milli Savunma Bakanlığı, Fırat'ın doğusuna düzenlenen Barış pınarı Harekâtı'nın dün saat 16.00'da uygulanmaya başlandığını açıkladı.

Yurt: Harekât başladı - Önceki gece tezkerenin Meclis'ten geçmesinin ardından Suriye operasyonu Erdoğan'ın emriyle başladı. Harekâtın başlamasıyla Ceylanpınar ilçesinin karşısındaki Resulayn'ın bazı bölgelerinden dumanların yükseldiği gözlendi.

 

-Milat, İzmir Barosu'nu "hain" diyerek hedef gösterdi

            Milat gazetesi, "İzmir Barosu'ndan hainlik" sürmanşetiyle, Suriye'de süren Barış Pınarı Harekâtı'na ilişkin "İzmir Barosu tarihi boyunca barışı öncelemiş, savaşlara karşı çıkmıştır. Savaşa karşı çıkmanın tarihsel bir sorumluluk olduğu düşüncesiyle, dün olduğu gibi bugün de diyoruz ki; ‘Savaş insan onurunun, temel hak ve özgürlüklerin yok edilmesi, yıkım, açlık, sefalet demektir. Savaş, insanlığın geçmişten bugüne biriktirdiği maddi ve manevi değerlerin tahrip edilmesi demektir" açıklamasını yapan İzmir Barosu'nu hedef gösterdi. Haberde, "Teröre kalkan olmaya çalışan İzmir Barosu, Türkiye'nin Suriye'de başlattığı harekâtı sonlandırması çağrısında bulundu.Açıklama kamuoyunda infiale neden oldu. Hukukçular, baronun skandal açıklamalarına karşı savcıları göreve çağırdı" denildi. (13 Ekim 2019)

 

-Güneş'in hedefi yine Kılıçdaroğlu

            Güneş gazetesi, "Bir hafta dayanabildi" manşeti ile Barış Pınarı Harekâtı üzerinden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı. Haberde, "'Suriye tezkeresine içimiz yana yana evet diyoruz' diyen Kılıçdaroğlu, harekâtın 7. gününde zoraki desteğini de çekip terör örgütü ve Batı'daki destekçilerini memnun eden açıklamalar yaptı" ifadeleri kullanıldı. Haberin "Kılıçdaroğlu'ndan bunları duymadık" alt başlıklı bölümünde ise "PKK/YPG'nin roketlerle sivilleri katletmesine tek kelime etmedi. Milli takıma uygulanan lince hiç değinmedi. Batı medyasındaki iftira kampanyasına gözünü yumdu" denildi.

(16 Ekim 2019)

 

-"Harekâta 120 saatlik ara" manşetleri

            ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in Türkiye'ye gelip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından Barış Pınarı Harekâtı'na "YPG'lilerin belirlenen bölgeden çıkmaları" için 120 saat süre verildi. Bu gelişme, ertesi gün gazetelerin manşetlerine şöyle yansıdı: (18 Ekim 2019)

Yeni Şafak: Türkiye her istediğini aldı / Büyük zafer - Barış Pınarı Harekâtı'yla masadaki elini güçlendiren Türkiye, ABD'ye 'güvenli bölge'yi kabul ettirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence 4 saat 20 dakikalık müzakerenin sonunda 13 maddelik bir mutabakat imzaladı. PKK/YPG 120 saat içinde silahlarını bırakarak güvenli bölgeyi terk edecek. (Manşet)

Star: Erdoğan dik durdu Batı diz çöktü / Güvenli bölgede Türkiye zaferi - ABD, Ankara'nın güvenli bölge ve terör örgütü YPG/PKK'ya yönelik taleplerini kabul etti. Teröristler 120 saat içinde silahlarını bırakarak bölgeyi terk edecek. (Manşet)

Türkiye: Türkiye hem sahada hem masada kazandı / Güvenli bölge için ABD'ye 120 saat süre - ABD, YPG'yi çıkarma sözü verdi, Türkiye harekâtı 5 gün askıya aldı. Terör örgütünün ağır silahları toplanacak, mevzileri yıkılacak. ABD, terörist PYD'ye yeni silah ve askeri yardım yapmayacak. (Manşet)

Akşam: Teröristlerinizi güvenli bölgeden çekin / ABD'ye 120 saat mühlet - ABD Başkan Yardımcısı Pence'in Ankara ziyaretinden uzlaşı çıktı. Türkiye harekâta ara verecek, ABD 5 gün içinde YPG/PKK'yı 32 kilometrenin güneyine çekecek. (Manşet)

Yeni Akit: ABD kabul etti: YPG 5 gün içinde çekilecek - Beştepe'de basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmelerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki günkü 'YPG güvenli bölgenin dışına çıksın operasyon biter' teklifi ABD tarafından kabul edildi.YPG'nin bütün unsurlarının güvenli bölgenin dışına çekilmesi için 120 saat süre verildi. Bu sürede çekilmenin tamamlanması halinde operasyon son bulacak. (Birinci sayfa)

Karar: Barış Pınarı'na 120 saat ara - Beştepe'deki Erdoğan-Pence zirvesinde, Suriye'de yeni bir aşamayı ifade eden mutabakata varıldı. Ankara'nın '32 kilometrelik güvenli bölge' yaklaşımı geçerli oldu. Pence, 'Ateşkes yapılacak. YPG 120 saat içinde güvenli bölgenin dışına çekilecek' dedi. Çavuşoğlu, 'Bu bir ateşkes değil' vurgusu yaptı. (Manşet)

Diriliş Postası: Evanjelistlerden "son umut" turu - Trump'ın küstah mektubuna sahada cevap veren Türkiye'nin Barış Pınarı Harekâtı'nı durdurması için gelen derin Amerika'yı temsil eden Evanjelist heyet, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ikna etmeye çalıştı. ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence tam 1 saat 40 dakika boyunca Erdoğan'a dil döktü. (Manşet)

Sabah: Hem sahada hem masada kazandık - Barış Pınarı Harekâtı ile PKK/YPG terörünün belini kıran Türkiye, ABD ile yaptığı müzakerelerde de istediğini aldı: Teröristler 5 gün içinde güvenli bölgeden çekilecek. (Manşet)

Takvim: Masada zafer pınarı - Türkiye hem sahada hem masada kazandı. ABD ile YPG'nin ağır silahlarını bırakarak bölgeden çekilmesi için anlaştı. Yaptırımların durdurulmasını da sağladı. (Birinci sayfa)

Milliyet: Terör örgütü PKK/YPG 120 saat içinde çekilecek / Güvenli bölge anlaşması - Türkiye, istediğini aldı; PKK-YPG güvenli bölgeden 5 gün içinde çekilecek, ağır silahları toplanacak, tüm mevzileri imha edilecek. (Manşet)

Hürriyet: 120 saatte temizlenecek - Barış Pınarı Harekâtı sürerken Ankara, dün yoğun diplomasi trafiğine sahne oldu. ABD ile yapılan görüşmeler sonrasında PKK/YPG'li teröristlerin güvenli bölgeyi boşaltması için harekâta 5 günlüğüne ara verilecek. (Manşet)

Milat: Barış Pınarı Harekâtı'na 5 günlük ara / ABD teröristini çekecek - Türkiye, sınırlarını terörden arındırmak için büyük bir mücadele veriyor. ABD heyetiyle yapılan 5 saatlik zirveden sonra ABD, desteklediği YPG'li teröristlerin bölgeden çıkarılacağını taahhüt etti. Münbiç'in durumu ise Soçi'deki Erdoğan-Putin zirvesine kaldı. (Manşet)

Korkusuz: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk her yerde / Atatürk'ün ışığında - Suriye sınırında Atatürk'lü Türk bayrağı, harekâtın karesi oldu. Erdoğan ile Pence'in Ankara'daki kritik zirvesi ise Atatürk portresi altında gerçekleşti. (Manşet)

Milli Gazete: Geldiler - Ankara, dün yoğun bir görüşme trafiğine ev sahipliği yaptı. Amerika'dan kalkan farklı uçaklarla yola çıkan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve ondan yaklaşık 45 dakika sonra Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Ankara'ya ayak bastı. Amerikan heyeti önceki gün ülkemize gelen Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O'Brien'ın da katılımıyla başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Ankara'da kritik görüşmeler yaptı. (Manşet)

Cumhuriyet: İki koldan baskı - Ankara'ya gelen ABD heyeti 'ateşkes', Rus temsilci ise 'harekâtın durdurulmasını' istedi. (Manşet)

Sözcü: YPG 120 saat içinde çekilecek / Pence: Türkiye harekâtı durduracak - ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dün Ankara'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüştü. Pence, 'Türkiye ile ABD, Suriye'de ateşkese karar verdi. 120 saat içinde YPG güvenli bölgeden çekilecek, Türkiye harekâtı durduracak' dedi. Trump, Erdoğan'a teşekkür etti. (Birinci sayfa)

BirGün: Ateşkes sağlandı - Trump'ın küstah mektubu, Türkiye'nin ABD emperyalizmi karşısında nasıl aciz bir duruma düşürüldüğünü gözler önüne serdi. Erdoğan ile görüşen ABD Başkan Yardımcısı Pence, Suriye'de ateşkes sağlanması konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. (Manşet)

Güneş: Türkiye'nin dediği oldu / Vurduk aldık - Mehmetçik, Fırat'ın doğusuna girdi, Türkiye hem sahada hem masada kazandı. Başkan Erdoğan'ın kararlı duruşu karşısında geri adım atan ABD, Ankara'nın şartlarını kabul etti. PKK/YPG silahları bırakıp 5 gün içinde güvenli bölgeyi terk edecek. (Manşet)

Aydınlık: Türkiye'den ABD'ye 120 saat süre - Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'i dün kabul etti. Daha sonra iki ülke heyetleri bir toplantı yaptı. Görüşme sonrası Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, anlaşma maddelerini açıkladı. (Sürmanşet)

Posta: İstediğimizi aldık - ABD heyeti ile 4 saat 20 dakika süren görüşme sonrası mutabakat sağlandı. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu açıkladı: Terör örgütü 120 saat içinde bölgeden çekilecek, ağır silahları toplanacak, mevzileri imha edilecek. İstediğimizi aldık. (Manşet)

Yeni Çağ: Barış Pınarı'na 5 gün temizlik arası! - ABD ve Türk heyetleri arasında Ankara'da yapılan müzakerelere göre YPG/PKK 120 saat içerisinde güvenli bölgeden çıkacak. TSK harekâtı durduracak. Trump, açıkladığı ekonomik ve siyasi yaptırımları askıya alacak. (Manşet)

 

-Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından medyaya talimatlar

            Barış Pınarı Harekatı nedeniyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı toplantı yapılan medya temsilcilerine uymaları gereken kuralları anlatan bir liste verdi. Buna göre, Özgür Suriye Ordusu yerine Suriye Milli Ordusu ifadesinin kullanılmasına dikkat edilmesi, bölgedeki muhabirlerin Suriye Milli Ordusu’na mensup kişilerle mülakatlarında kontrol dışı söylemlere, canlı yayın kazalarına fırsat vermemeleri, PKK’nın olası saldırılarını fazla büyütülmeden vermeleri, olası şehit haberlerine de bu minvalde yaklaşılmaları gibi talimatlar yer aldı. (10 Ekim 2019)

 

-Gazetecilerin bulunduğu otel terasına saldırı

            Mardin’in Nusaybin ilçesinde Barış Pınarı Harekatı'nı takip eden çoğu televizoyn muhabiri olan bir grup gazetecinin bulunduğu otel terasındaki restorana keskin nişancı ateşiyle saldırı düzenlendi. Sınırın karşı tarafından gelen ateşlerle gazetecilerin canlı yayın yapması önlendi. Saldırı anları canlı yayınlandı. Buna karşın televizyon kanalları yayınları sona erdirip gazetecilerin güvenli bölgeye geçmesi için uyarıda bulunmak yerine bu tehlike altında yayınların sürmesini tercih etti. Güvenlik güçleri de ancak ikinci saldırıdan sonra çatıdaki gazetecileri tahliye etti. (11 Ekim 2019)

 

 

-Habertürk canlı yayınına keskin nişancı ateşi

            Habertürk televizyonu sunucusu, konukları ve teknik ekibi Akçakale ilçesinde bir damdan yaptıkları yayın sırasında sınırdan gelen ateşle saldırıya uğradı. Saldırı ve silah sesleri canlı yayına yansıdı. Tehlikenin artması üzerine yayına son verildi. (11 Ekim 2019)

 

-Yandaş medyanın askeri harekat manipülasyonu

            Sınır ötesi Barış Pınarı Harekatı’nın başlatılmasıyla birlikte medyada görmeye artık alışık olduğumuz militarizmin yeni bir boyutuyla karşı karşıya kaldık. 24 saat harekat alanından bilgi aktarmaya çalışan gazeteciler sadece Türkiye Cumhuriyeti sivil ve askeri yetkililerinin belirlediği alanlarda bulunabildi ve çoğu gerçekte olmayan durumları varmış gibi gösterme kaygısıyla hareket etti. Bunlardan biri canlı yayında kanıtlandı. TRT Haber televizyonu muhabiri kamera karşısında ayakta sakin biçimde canlı yayın yaparken, kamerası yanlışlıkla hemen yanı başında canlı yayın yapan bir başka televizyon ekibini görüntüledi. TRT’nin sakin yayınına karşılık aynı dakikalarda bir çatışmanın ortasında kalmış gibi yere, sipere çömelmiş, miğferli-çelik yelekli ve heyecanlı yayın yapan A Haber muhabirinin yalanı ifşa oldu. (14 Ekim 2019)

 

-Harekat ve milliyetçilik sömürüsü sosyal medyada

            Kanal D Anahaber sunucusu ve haber grup başkanı Buket Aydın’ın harekatın sürdüğü ilçelere giderek kamuflaj desenli pantolon ve çelik yelekle poz vermesi medyada yeni bir tartışmayı başlattı. Harekat alanlarında, sınır bölgelerinde ya da sıcak haberin içinde hiç bulunmamış Buket Aydın ve onun gibi ekran yüzlerinin acar muhabirmiş gibi poz vermeleri harekatı da kişisel markalarına malzeme yaptıklarını net biçimde gösterdi. Aydın’ın verdiği pozlar üzerine İletişim Başkanlığı gazetecilere kamuflaj desenli kıyafet giymemeleri uyarısında bulundu. (14 Ekim 2019)

 

-CNN Türk’ten ırkçı ayrımcılık

            Barış Pınarı Harekatı’na yönelik her eleştiriyi kara propaganda olarak değerlendiren devlet ve medya özellikle Avrupa kaynaklı eleştirilere savaş açtı. Doğrulanmamış bir videoyu paylaşan İngiliz parlamenter David Lemmy’yi “İngiliz vekil PKK/YPG’nin kara propagandasına alet oldu” başlığıyla haberleştiren CNN Türk, internette kullandığı haber görselinde, siyah milletvekilini renkli fotoğraf içinde siyah-beyaz yaparak yayınladı. Uluslararası tepkiler üzerine fotoğraf değiştirildi. (12 Ekim 2019)

 

-Sınırda akreditasyon iptali

            Barış Pınarı Harekatı’nı sınır ilçelerinde takip etmek isteyen gazetecilere Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından akreditasyon zorunluluğu getirildi. 10 Ekim’de akredite olan gazeteci AItan Sancar’ın haber takibi için Nusaybin’de olduğu 15 Ekim’de kartı iptal edildi. Akreditasyon iptali polisler tarafından sözlü olarak iletilen Sancar bölgeden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. (15 Ekim 2019)

 

-Suriye’deki bombalamada 2 gazeteci öldü

            Sınır Tanımayan Gazeteciler, Barış Pınarı Harekatı kapsamında Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik bombardımanda 2 gazetecinin öldüğünü, 8’inin de yaralandığını duyurdu. Örgüt, karışma ihtimali olan bölgede tarafları, gazeteci güvenliğine dair BM kararlarının gereğini yapmaya çağırdı. (15 Ekim 2019)

 

-RTÜK’ten medyaya Barış Pınarı tehdidi

            Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Barış Pınarı Harekatı nedeniyle medyaya tehdit gibi uyarı mektubu gönderdi. Sorumluluk çağrısı adı altındaki uyarı mektubunda şu ifadelere yer verildi: "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak medya hizmet sağlayıcı kuruluşlarımızı Barış Pınarı Harekatı boyunca yapılan haberler hususunda hassas davranmaya davet ediyoruz. Türk milletinin ve şanlı Türk ordusunun moral ve motivasyonunu olumsuz etkileyecek, terörün amacına hizmet eden eksik ya da yalan ve taraflı bilgilerle vatandaşlarımızı yanlış yönlendirebilecek yayınlar konusunda asla müsamahamız olmayacaktır." (10 Ekim 2019)

            RTÜK üyesi Faruk Bildirici, üst kurulun bu tavrını şu sözlerle eleştirdi: “Bu açıklama Üst Kurul’da görüşülmeden RTÜK Başkanı tarafından yapılmıştır. Üst Kurul üyesi olarak açıklamadaki basın ve ifade özgürlüğü ile bilgi edinme hakkına aykırı ifadelere katılmıyorum. Doğru olan tehdit diliyle susturmaya çalışmak değil nesnel ve etik gazeteciliğe davetti.” (17 Ekim 2019)

 

-İHA muhabirinden kışkırtıcı tavır

            İhlas Haber Ajansı muhabiri Beril Solmuşgil, Nusaybin’de havan mermisi düşen bir sokakta canlı yayın yapmak istedi. İzinsiz çekim yaptığı gerekçesiyle muhabirle tartışan bölge sakinlerinden ikisi öğretmen dört kişi, Solmuşgil'in şikâyeti üzerine gözaltına alındı. Yurt dışına çıkış yasağı ile serbest bırakılan iki öğretmen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Nusaybin Kaymakamlığı kararıyla geçici olarak açığa alındı. Olayın ardından MHP Diyarbakır İl Başkanlığı, İHA Muhabiri Solmuşgil'e 'üstün cesaret' plaketi verdi. (18 Ekim 2019)

 

-Gazeteci Burcu Özkaya gözaltına alındı

            Gazeteci Burcu Özkaya, Hatay’daki evine yapılan polis baskını ile gözaltına alındı. Özkaya’nın sosyal medyada Türkiye’nin Suriye’ye yönelik sürdürdüğü operasyona gösterdiği tepki nedeniyle gözaltına alındığı belirtildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Özkaya, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. (12 Ekim 2019)

 

-Televizyonlarda ve gazetelerde nefret söylemi

            Show TV Anahaber sunucusu Ece Üner yaptığı yorumlarla gazetecilik çizgisini aşma alışkanlığını Barış Pınarı Harekatı döneminde de sürdürdü. Kamera karşısında asker selamı da veren Üner, Avrupa’daki Türk futbolcuların asker selamı vermeleri nedeniyle karşılaştıkları çifte standardı eleştirmeye çalışırken şunları söyledi: “Unutmayalım ki dünyanın en kısa dört kitabının İngiliz mutfağı, Alman mizahı, Amerikan tarihi ve Fransız savaş kahramanlıklarını anlatan kitaplar olduğu söylenir. Dolayısıyla Fransızların kahraman asker selamını anlamaması, görmek istememesi şaşırtıcı olmadı.” (15 Ekim 2019)

 

-"Erdoğan'ın başarısı"

            Barış Pınarı Harekâtı'na 120 saatlik ara kararının ertesinde havuz medyasında benzer manşetler ve atılmaya devam etti. Yeni Şafak Gazetesi, "Ankara istediğini aldı"; Star Gazetesi , "Dünya 'Erdoğan'ın zaferi' diyor"; Türkiye Gazetesi "Dünya selam durdu"; Yeni Akit, "Türkiye dik durdu haçlı diz çöktü"; Akşam "Türkiye kazandı"; Milat "Batı medyası çıldırdı"; Güneş Gazetesi "Dünya şaşkın" başlıklarını attı. (19 Ekim 2019)

 

-Uluslararası Af Örgütü’nden gözaltılara tepki

            Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri operasyonu hakkında yorum ya da haberlerinden dolayı Türkiye’de yüzlerce kişinin gözaltına alındığına ve bu yolla muhalefetin susturulmaya çalışıldığına ilişkin rapor yayınladı. Raporda, harekatı eleştirenlere ve eleştirel içerikli haberleri paylaşanlara Afrin harekatında yapıldığına benzer ‘terör propagandası’ gibi ağır suçlamalar yöneltildiği, muhalifler ve harekata karşı çıkan muhalefet partileri üzerinde baskı oluşturulduğu belirtildi. (2 Kasım 2019)

 

DİĞER İLKE İHLALLERİ VE MANİPÜLASYONLAR

-TRT’den manipülasyon amaçlı ahlaksız teklif

            Ankara’da Eylül ayında artan ishal vakaları üzerine muhalif Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı hedef almaya çalışan TRT Haber yönetimi, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol’dan ishal vakalarının şebeke suyundan kaynaklandığını açıklaması teklifinde bulundu. Salgının şebeke suyundan kaynaklanmadığını belirten Şenol, sosyal medyada, aksi yönde açıklama yapması için TRT’den teklif aldığını açıkladı. (1 Ekim 2019)

 

-CHP'nin israf belgesi: 11 milyon liralık heykel

            Yeni Şafak gazetesi, "Heykele 11 milyon lira harcadı" başlıklı birinci sayfa haberinde CHP'yi hedef aldı. Haberde, "31 Mart propagandasını israf üzerine kuran CHP'li belediyelerin bütçede heykellere önemli yer ayırması tartışma konusu oldu. Rekor İzmir Karşıyaka Belediyesi'nde. Karşıyaka'nın 2 yıl içindeki heykel ve anıt harcaması 11 milyon lirayı buldu" denildi. (1 Ekim 2019)

 

-Güneş'in hedefi CHP'li İstanbul ve Ankara Belediyeleri

            Güneş gazetesi, "Ankara'da cırcır İstanbul'da dırdır" manşeti ile 31 Mart yerel seçimlerini 25 sene sonra kazanarak İstanbul ve Ankara belediyelerini AKP'nin elinden alan CHP'yi hedef aldı. Haberde, "Başkentteki ishal salgını kitlesel boyutlara ulaştı. Sudaki kirlilikten kaynaklandığı belirtilen salgın, Akşener'i de hastanelik etti. Hizmet bekleyen İstanbullular ise metrobüs duraklarında perişan oldu" ifadelerine yer verildi. (1 Ekim 2019)

 

-Yeni Şafak Millet İttifakı'nı parçaladı!

            Yeni Şafak gazetesi, "İYİ Parti yanlıştan dönüyor" manşeti ile çıktı. Haberde, "Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığında buluşan CHP ve İYİ Parti'nin ittifakı dağılıyor. CHP'nin görevden alınan HDP'li başkanlara desteği ve İstanbul'da 'PKK'ya destek' konferansı düzenlemesi, İYİ Parti temsilcilerinden 'ayrılık' mesajları gelmesine yol açtı. İki partinin vekilleri Meclis resepsiyonunda da ayrı masalarda durdular" denildi. (3 Ekim 2019)

 

-TRT kamu yayıncılığını değil belediye karşıtı yayıncılığı seçti

            İstanbul Büyükşehir Belediyesinin muhalefete geçmesiyle TRT Haber, İstanbul’da metrobüslerde yaşanan yoğunluğu fark etti. Metrobüs duraklarındaki yoğunluk konulu canlı yayınlarıyla manipülasyon yaptı. İBB Sözcüsü Murat Ongun “Gün boyu üstgeçitten yayın yapan TRT’nin, maaşlı sosyal medya trolleriyle aynı seviyesizliğe gelmesi üzücüdür” diye tepki gösterdi. (3 Ekim 2019)

 

-Akit’in derdi fenle bilimle

            Daha önce de ders kitaplarını eleştiren Yeni Akit yazarı Ali Erkan Kavaklı, fen bilimleri, fizik, kimya, biyoloji kitaplarının ateist bakışla yazıldığını savundu Allah’ın adının anılmamasını eleştirdi. (3 Ekim 2019)

 

-RTÜK çalışanı nüfuz kullanarak kişisel yarışmaya katıldı

            RTÜK çalışanı Fethi Ahmet Fırat, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in izniyle TV8'de yayınlanan “O Ses Türkiye” programına yarışmacı olarak katıldı. Skandala RTÜK üyesi Faruk Bildirici tepki gösterdi: “RTÜK olarak, denetlemekle yükümlü olunan bir kanalın yarışmasına bir RTÜK çalışanının Üst Kurul Başkanının teşviki ile gönderilmesi kesinlikle etik değildir. Üstelik RTÜK çalışanının, Acun Ilıcalı’nın RTÜK ziyaretlerini ve Üst Kurul’un düzenlediği toplantılarda bulunmasını yarışmaya katılabilmek için fırsat olarak kullandığı da kendi ifadelerinden anlaşılmıştır. RTÜK Kurumsal Etik İlkeleri’ne göre, tüm amir ve çalışanlar kamu görevlisi olmanın saygınlığına yakışacak şekilde hareket etmeli ve kurumsal konumlarını kullanarak, yayın kuruluşlarından kişisel taleplerde bulunmamalıdır.” (7Ekim 2019)

 

 

-Akit'ten "İmamoğlu, İstanbul'u perişan etti" manşeti

            Yeni Akit gazetesi, "CHP İmamoğlu, İstanbul'u 4 ayda felaketin eşiğine getirdi / İBB batıyor Ekrem geziyor" manşeti ile çıktı. Haberde de gazete, "Seçim sürecinde 'Kaybedecek bir dakikamız dahi yok' diyen ancak koltuğa oturduktan sonra, tatiller, düğünler, eş-dost sohbetleri ve gezilerden çalışmaya fırsat bulamayan Ekrem İmamoğlu, AK Parti'nin çalışır ve sistemli halde bıraktığı İstanbul'u perişan etti. Sel ve deprem konusunda sınıfta kalan İmamoğlu, metrobüs ve ulaşım konusunda yaşanan sıkıntılarla da İstanbullu'ya hayatı zehir ediyor" ifadelerini kullandı. (3 Ekim 2019)

 

-Milat: İmamoğlu garibanları işten attı, CHP medyasına on binlerce lira aktardı

            Milat Gazetesi, sürmanşetten "Çıkardığı işçilerin maaşı yandaşa gidiyor" başlıklı bir haber yayımladı. CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hedef alındığı haberde, "CHP'li İBB Başkanı İmamoğlu, 'israf' gerekçesiyle garibanları işten atarken, sadece son iki ayda CHP medyasına on binlerce lira aktarıldı" denildi. (3 Ekim 2019)

 

-Star'dan CHP'ye "metrobüs" faturası

            Star gazetesi, "Metrobüse deli dumrul çözümü" manşeti ile yıllardır İstanbul'un çözülemeyen trafik sorunu ile ilgili faturayı CHP'ye çıkarmaya çalıştı. Haberde, "İstanbulluları çıldırtan metrobüs rezaletine akıllara zarar bir formül geliştirildi. Turnikeler Altunizade'de üst geçidin önüne alındı, yolun karşısına geçmek isteyenler de artık İstanbulkart basmak zorunda" denildi. (4 Ekim 2019)

 

-Güneş'ten yalan haber

            CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in, "Kıbrıs'ı Kıbrıslılara bırakırsak, en doğrusu bu olacak. Herkes Ada'nın bir tarafından çekiştiriyor. Ben bunu doğru bulmuyorum. Kıbrıs'ın jeopolitik önemini falan bir kenara koyup, adayı Kıbrıslılara bırakmak lazım. Kaderlerini kendileri belirlemeli. Ben iki halkın barış içinde yaşamalarından, birlikte karar üretmesinden yanayım" açıklamasını yapmasının ardından Güneş Gazetesi, "Haddini bil" manşeti ile çıktı. Haberde, "CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Yunan ağzıyla konuştu. KKTC'nin bağımsızlığını ve Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını yok sayıp adanın Rumlara bırakılmasını istedi" ifadeleri kullanıldı. Güneş ertesi gün de "Peki şimdi ne olacak?" manşetini atarak yalan haberini sürdürdü. Haberde, "Yunan ağzıyla konuşup Kıbrıs'ın Rumlara bırakılmasını isteyen Soyer, ihanet gibi sözlerine gelen tepkiler üzerine inkâr yolunu seçti. Ancak bu kez de yalan söylediği ortaya çıktı" denildi. (22 Ekim 2019)

 

-Havuzdan "Yalancı İmamoğlu" haberi

            Yeni Akit, "Yalanda Kılıçdaroğlu ile yarışıyor" başlıklı birinci sayfa haberinde CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı. Haberde, "İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yalan konusunda adeta yarışıyor. İmamoğlu'nun, Kemerburgaz Kent Ormanı'nı yeni yapılmış ve daha önce imara açılmış gibi lanse etmesi büyük tepki çekti" denildi. Akşam Gazetesi de aynı haberi "Basitlik!" başlığıyla gördü. Gazetenin haberinde ise "İmamoğlu, Beşiktaş'taki yeşil alanı, plaza yapılsın diye satışa çıkardı, satamadı. AK Parti döneminde yapılan kent ormanı için 'imara değil, halka açtık' diye reklam yaptı" ifadeleri kullanıldı. Haberde, "Kemerburgaz Kent Ormanı AK Parti döneminde yapıldı" alt başlığı da kullanıldı. Milat Gazetesi ise aynı haber için sürmanşetten "Yıllardır halka açık alanı yeniden açıyor - Şaka mısınız?" başlığını uygun buldu. Haberde, "Göreve geldiğinden bu yana emekçileri işten atmaktan başka dişe dokunur hiçbir icraat yapmayan CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu şimdi de yılların piknik alnını halka açtı(!)" denildi. (26 Ekim 2019)

 

-Akit, Sivas Katliamı failini mazlum göstermeye çalıştı; af istedi

            Yeni Akit, "85 yaşındaki Ahmet Turan 26 yıldır cezaevinde / Zalime müşfik Müslüman'a şedit" manşetiyle bir Sivas Katliamı failini mazlum ve mağdur göstermeye çalıştı. Haberde, "PKK, DHKP-C, 28 Şubatçısını tahliye ettiren adli tıp ve yargı, Sivas mazlumuna kör" ifadeleri kullanıldı. Gazete, Turan için af istedi. (30 Ekim 2019)

 

-Cumhuriyet Bayramı kutlamasına "25 yıllık kinin dışavurumu" haberi

            Milat gazetesi, birinci sayfasından "Kin kustular" başlıklı bir haber yayımlayarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin organize ettiği Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını hedef aldı. Haberde "CHP'li İBB'nin Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Sultanahmet ve Ayasofya'nın gölgesinde Şevval Sam dans ettirildi. Adeta 25 yıldır biriktirdikleri kinin dışa vurumuydu" denildi.

            Yeni Akit ise benzer bir haberi "İstanbul'a ideolojik söğüşleme" başlığıyla verdi. Haberde de "Sanatçı kimliğinden ziyade politik provokasyonlarıyla gündeme gelen isimlere para yağdıran İmamoğlu, emperyalistlerin defolu tercümanlarını adeta ihya etti. Her kuruşunda milletin alın teri olan paraları 'eğlence' uğruna harcayan CHP'li başkan, Şevval Sam, Athena, Fettah Can, Fatih Erkoç ve Resul Dindar gibi sol tandanslı sanatçıları paraya boğdu. Yandaş medya organlarına da kesenin ağzını açan İmamoğlu, Cumhuriyet, Sözcü, OdaTV ve Karar gibi gazetelerin sayfalarını belediye reklamlarıyla doldurdu" ifadeleri kullanıldı. Akit Gazetesi bir sonraki gün de "İmamoğlu, yandaşlarını besliyor / 3 saatlik israfın faturası 518 bin lira" sürmanşetiyle çıktı. Haberde, "AK Parti yönetimine 'israf' iftirası atıp tasarruf söylemleriyle İBB'yi ele geçiren CHP zihniyetinin 28 Ekim'de Sultanahmet Meydanı'nda gerçekleştirdiği konserin korkunç faturası ortaya çıktı" denildi. (31 Ekim-1 Kasım 2019)

 

-Yeni Akit, Bağdadi'nin ölümüne yönelik üzüntüsünü gizlemedi

            Yeni Akit, birinci sayfasından "Cesedine bile tahammülleri yok" başlıklı haber yayımlayarak, öldürülen IŞİD Lideri Bağdadi'nin ölümüne yönelik üzüntüsünü gizlemedi. Haberde gazete, "Terör örgütü DEAŞ'ın elebaşı Bağdadi'yi soru işaretleriyle dolu bir operasyon sonrası öldürdüğünü açıklayan ABD, cesede ait hiçbir bulguyu paylaşmadı. Cesedin denize atıldığını açıklayan ABD, ölü bir bedene dahi tahammülü olmadığını gözler önüne serdi" ifadelerini kullandı. (31 Ekim 2019)

 

-Star: İBB Tiyatroları hırsıza emanet

            Star gazetesi, "İBB Tiyatroları hırsıza emanet" manşeti ile çıktı. Haberde, "CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Şehir Tiyatroları'na Genel Sanat Yönetmeni olarak atadığı Mehmet Ergen, tescilli fikir ve emek hırsızı çıktı. Mahkemenin çalıntı eserden mahkum ettiği Ergen, 30 bin TL tazminat ödedi" denildi. (5 Kasım 2019)

 

-Güneş'in İmamoğlu karşıtlığı

            Güneş gazetesi, "Şov uğruna yazık İstanbul'a" manşetiyle CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu hedef aldı. Haberde, "Ekrem İmamoğlu, 'temel atmama töreni' yapan ilk belediye başkanı olarak tarihe geçti! Ancak tribüne oynamaktan başka bir anlam taşımayan bu adım, İstanbul'un geleceğini tehlikeye attı. Proje hayata geçmezse megakenti 'kirli günler bekliyor" denildi. (9 Kasım 2019)

 

-"Erdoğan dediğini yaptı" manşeti

            ABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a yazdığı diplomatik üsluba aykırı skandal mektup tartışma yaratırken, Erdoğan ABD programında mektubu Trump'a iade edeceğini söylemişti.

Türkiye gazetesi, ABD ziyaretinin ardından "Erdoğan dediğini yaptı / Mektubu masaya bıraktı" manşetini attı. Haberde, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump, Türk-Amerikan ilişkilerinin en sancılı olduğu bir dönemde Beyaz Saray'da bir araya geldi" denildi. Türkiye Gazetesi ertesi gün de aynı haberi sürdürerek "İstediğini alan lider" manşetini attı. Haberde, "Erdoğan'ın skandal mektubu iade etmesi, canlı yayında FETÖ elebaşını istemesi ve tavizsiz duruşu dünyada geniş yankı buldu" ifadeleri kullanıldı.

Güneş gazetesi de 15 Kasım'da "Türkiye'nin gücü" manşeti ile çıktı. Haberde, "Erdoğan-Trump görüşmesinden Türkiye adına hezimet bekleyen iç ve dış mihraklar, bir kez daha hayal kırıklığına uğradı. Ankara'nın diplomatik zaferini hazmedemeyen Batı medyası çılgına döndü" denildi. (14-15 Kasım 2019)

 

-"İmamoğlu, İstanbul'u parsel parsel satıyor" haberi

            Akşam gazetesi, birinci sayfasından verdiği "İstanbul'u parsel parsel satıyor" başlıklı haberiyle CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu hedef aldı. Gazete haberinde, "Beşiktaş'ta satmak istediği arazi yeşil alana çevrilen İBB Başkanı İmamoğlu, bu kez 4 ilçede arazi satışı için ihale açtı" ifadelerine yer verdi. Aynı başlıklı bir haberi de günler sonra Yeni Akit yaptı. Sürmanşetten verilen haberde, "Seçim sürecinde, 'İstanbul'u rant kapısı haline getirmeyeceğiz', 'Yeşili koruyacağız' edebiyatı yapan CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kadim şehri parsel parsel satışa sunduğu ortaya çıktı" ifadeleri kullanıldı. (17-21 Kasım 2019)

 

-Akit, AKP bülteni gibi

            Yeni Akit, "AK Partili belediyeler tasarrufa giderken CHP'li belediyeler bütçeyi yükseltti / İsraf edebiyatıyla ballı bütçe" manşetiyle AKP bülteni gibi çıktı. Haberde, "CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve İBB Başkanı İmamoğlu, yerel seçimler öncesi AK Partili yönetimleri israfla suçlayıp tasarruftan dem vurmuşlardı. Ancak halka hizmet götüren AK Partili belediyeler, bütçelerinde tasarrufa giderken, yolsuzluk, usulsüzlük ve hizmetten uzak görüntüleriyle gündeme gelen CHP'li belediyelerin, İBB'nin 2020 bütçesinden aldıkları paylarını yüzde 30'lara varan oranlarda artırması dikkat çekti" denildi. (18 Kasım 2019)

 

-A Haber’e “şatafat videolarını savunma” görevi

            Sosyal medyada eşi kamu görevlisi türbanlı bir kadının yeni doğmuş bebeği için aşırı lüks mevlidi büyük tepkiye neden oldu. Gösteriş ve şatafata yönelik tepkiler iktidar eliyle zenginleşen kesime yönelmeye başladığında ATV’nin ana haberinde konuya yer verildi. “ATV Diyor Ki” başlığıyla yapılan yorumda şatafatlı mevlid şöyle savunuldu:

“ATV Haber merkezi olarak, gazeteci, televizyoncu olarak takıldığımız tek yer, birilerinin canavarca hislerle o anneyi linç etmek adına yaptığı gibi giyim tarzına söz etmek asla değil, olmaz olamaz. Ama o genç annenin başörtülü bir kadın olduğu gerçeğinden hareket ettiğimizde en başta toplumsal olarak da ondan şatafat konusunda daha duyarlı olmasını beklemeliyiz… Zenginliğini bu tarz şatafatlarda harcayabilir. Sadece O değil, parası olan herkes parasını istediği şekilde harcayabilir. Bizi bu da asla ilgilendirmez…. O şatafat kültürü toplumun yüzde ellisine mal edilmek istendi ama bu haklı değil. İtirazımız aslında tam da buraya. Şu an itibarıyla bildiğimiz bir gerçek var ki asıl zengin olan o genç annenin ailesiymiş.” (18 Kasım 2019)

 

-Güneş'in hedefi Kılıçdaroğlu

            Güneş Gazetesi, "Bu kadar da olmaz / Alenen ekonomiye saldırı" manşetiyle CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef gösterdi. Haberde, "Türkiye'yi iflasa sürüklemek için tetikçilik yapan uluslararası derecelendirme kuruluşları bile ekonomideki hızlı dengelenmeyi itiraf etti. Kriz çıksın diye elini ovuşturan Kılıçdaroğlu ise açık açık ekonomiyi baltalamaya kalkıştı" denildi. (19 Kasım 2019)

 

-Akit'e göre intiharlar ekonomik değil inanç probleminden

            Yeni Akit, son günlerde artan intihar vakaları ile ilgili "ekonomi savunmalı" tuhaf bir habere imza attı. "İstatistikler, malum çevrelerin 'ekonomik buhran' iddialarını yalanlıyor / İntiharları manevi boşluk tetikliyor" sürmanşetiyle çıkan gazete, "ABD, Almanya gibi Batı ülkelerine ait intihar verileri, Türkiye'de son günlerde intihar adı altınıda işlenen cinayetleri 'ekonomiye' bağlayarak siyasallaştırmaya çalışan çevreleri yalanlıyor. Yaşanan olayların arka planında inanç eksikliği ve manevi boşluk var" dedi. Akit, benzer bir haberi daha "İstatistiklere göre intiharın panzehiri iman / Zenginlik değil İslam kurtarır" başlığıyla sürmanşetten verdi. Haberde, "Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden elde edilen veriler, son dönemde yaşanan intihar kılıflı cinayetleri toplumsal refah düzeyine bağlamaya çalışan güruhu yalanlıyor. Verilere göre, gelişmiş ülkelerde yaşanan intihar vakaları, daha az gelişmiş olan İslam ülkelerinden 9 kat fazla" denildi. (20-25 Kasım 2019)

 

-"Kılıçdaroğlu tezgâhladı" manşetleri

            Sözcü yazarı Rahmi Turan'ın köşesinden bir CHP'linin, CHP Genel Başkanlığı ile ilgili olarak Erdoğan ile görüşmek üzere Saray'a gittiğini iddia etmesinin ardından Türkiye gazetesi, sorumluyu manşetten ilan etti. "Böyle siyaset Bizans'ta görülmedi / Kemal Bey'in ince hesabı" manşeti ile çıkan gazete, haberinde "CHP'li çok önemli bir ismin Küllliye'ye çıktığı, Erdoğan'ın 'Yardım edeyim genel başkan ol' dediği iddia edildi. Haberin Kılıçdaroğlu'nun tezgâhı olduğu söyleniyor" denildi. Türkiye Gazetesi ertesi gün de birinci sayfasından "Kılıçdaroğlu manşetimizi görünce sus pus oldu / Cevap veremedi" başlıklı bir haber yayımladı. Haberde, "Kılıçdaroğlu rakiplerine karşı 'düzmece haber' yaydığı iddialarını yalanlayamadı" denildi.

Güneş gazetesi ise aynı haberle ilgili "Aynı taktik başka yalan / Yine maşa kullandı" manşetini attı. Haberde ise " Daha önce gazeteciler Eren Erdem, Enis Berberoğlu ve Can Dündar'ı devlete kurulan kumpaslarda tetikçi olarak kullanan Kılıçdaroğlu'nun son maşası Sözcü yazarı Rahmi Turan oldu. Turan üzerinden bu kez kendi partisine kumpas kuran Kılıçdaroğlu'nun algı operasyonunu CHP destekçisi başka bir başka gazeteci ifşa etti" ifadelerine yer verildi.

Türkiye gazetesi 24 Kasım günü ise "CHP Liderinin tezgâhı deşifre oldu / Bizans oyunu böyle çöktü" manşeti ile çıktı. Haberde de "Ne yazdıysak o... 'Erdoğan ile görüşen CHP'li' söylentisinin Kılıçdaroğlu'nun onayı ile yayıldığı tescillendi" denildi.

Yeni Akit gazetesi de 25 Kasım günü aynı haberle ilgili "CHP'de Bizans oyunları" manşetini attı. Haberde, "Devleti yöneten siyasi iradeye iftira atmak ve CHP'deki parti içi muhalefete operasyon çekmek için ortaya atılan 'Külliye'de CHP'li' yalanı elden ele dolaşıp Kılıçdaroğlu'nun kucağında kaldı. CHP'deki Bizans oyunlarını Akit'e değerlendiren siyasiler ve siyaset bilimciler, kaset kumpasıyla partinin başına geçen Kılıçdaroğlu'nun benzer operasyonları muhtemel rakiplerine uyguladığını belirterek okyanus ötesini işaret etti" ifadeleri kullanıldı. (21-22-24-25 Kasım 2019)

 

-"Ayıp Ekrem" manşeti

            Yeni Akit, "İSKİ örtülü zam ile İstanbulluyu soymaya hazırlanıyor / Ayıp Ekrem ayıp! % 80 zam mı olur?" manşeti ile çıktı. Haberde, "'Her şey çok güzel olacak' sloganıyla İBB koltuğuna oturan CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun zam furyası devam ediyor. İBB yönetiminin 'suya yüzde 20 zam' açıklamasının gerçeği yansıtmadığı; İSKİ'nin mevcut su tarifelerini dar gelirli aileler aleyhine bozarak yüzde 80'lere varan zam teklifi hazırladığı ortaya çıktı" ifadelerine yer verildi. (28 Kasım 2019)

 

-Termik santralleri savunma görevi CNN Türk’e

            Baca filtresi gibi çevre için zorunlu yatırımları yerine getirmeyen termik santrallere ek çalışma süresi verilmesi kamuoyunda yoğun tepkilere neden oldu. Santrallerin kapatılması için başlayan kampanyalara karşı CNN Türk’te santrallerin yararları, “filtre takmanın ağır maliyeti” anlatıldı. Santrallerin kapanması halinde ne kadar enerji üretilemeyeceği, metroların çalışmayacağı gibi sözde bilgiler verilen programa çığ gibi tepki geldi. Kanal tepkiler üzerine bir açıklama yayınlamak zorunda kaldı. Programı yapan sunucu Beste Uyanık, özür dilemek yerine bu yayınlarla büyük şirketlerin daha hızlı harekete geçmesini sağlamayı amaçladıklarını savundu, bir algı operasyonu yapıldığını ileri sürdü. Bir süre sonra editör ve yöneticileri suçlayarak istifa etti. (28 Kasım 2019)

 

-Yeni Şafak, Star ve Türkiye, AYM'nin "güvenlik soruşturması" kararına köpürdü

            Anayasa Mahkemesi (AYM), devlet memurluğuna girişte güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması şartını getiren düzenlemeyi anayasaya aykırı bularak iptal etti.

Yeni Şafak bu haberi ertesi gün "CHP şikâyet etti, AYM güvenlik soruşturmasını kaldırdı. Artık kripto PKK ve FETÖ'cüler memur olabilecek / CHP ile AYM PKK ve FETÖ'ye yolu açtı" manşeti ile okuyucularına duyurdu. Haberde, "PKK destekçisi akademisyenleri aklayan AYM, yine teröristleri sevindiren bir karara imza attı. Adli sicil kaydı olmayan PKK'lı teröristler ve FETÖ'cülerin memur olmasını önleyen düzenleme, CHP'nin talebiyle AYM tarafından iptal edildi. Kararı 'skandal' olarak yorumlayan hukukçular, Meclis'e acilen yasal düzenleme çağrısı yaptı" denildi.

Star gazetesi de aynı haberi manşetten benzer bir şekilde "CHP ve AYM'den FETÖ'ye vize" başlığıyla verdi. Haberde, "Anayasa Mahkemesi, CHP'nin başvurusu üzerine memur alımlarında güvenlik soruşturmasını iptal etti. AYM'nin skandal kararı büyük tepkiye yol açarken kararla birlikte FETÖ'cülerin devlete yeniden sızma ve örgütlenmesinin de önü açılmış oldu" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye gazetesi de birinci sayfasından "Devlet kapısı teröriste açıldı / CHP istedi AYM yaptı" başlığıyla gördüğü haberde, "Memuriyete girişte güvenlik soruşturması arama şartı kaldırıldı" ifadelerine yer verdi. (30 Kasım 2019)

 

-Akit: İmamoğlu ve Yavaş, oy verenleri pişman ediyor

            Yeni Akit, "Ekrem ve Mansur nereye koşuyor?" başlıklı birinci sayfa haberinde "İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş CHP'ye oy verenleri pişman ediyor" dedi. (1 Aralık 2019)

 

-Akit'ten İmamoğlu'na: Yalanın çöktü

            Yeni Akit, "CHP'li belediye başkanının 'enkaz devraldık' yalanı çöktü / İştirakler kârda Ekrem dileniyor" manşeti ile çıktı. Haberde, "'Enkaz devraldık' edebiyatıyla finansal vizyonsuzluğunu gizlemeye çalışan ve AK Parti döneminde belediye iştiraklerinin zarar ettiği yönünde algı operasyonu yürüten CHP'nin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bir yalanı daha ortaya çıktı" ifadelerine yer verildi. (2 Aralık 2019)

 

-Akit'ten "İmamoğlu'nun gerçek yüzü" sürmanşeti

            Yeni Akit, "Bir seçim iki Ekrem" sürmanşetiyle çıktı. Haberde, "CHP'nin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gerçek yüzünü göstermeye başladı. Seçimden önce gezmedik türbe, gitmedik cami bırakmayan, Yasin-i Şerif okuyan Ekrem İmamoğlu, seçim sonrasında soluğu içkili mekânlarda almaya başladı" denildi. (3 Aralık 2019)

 

-Star: "İstediğimizi aldık"

            Londra'da gerçekleşen NATO Zirvesi'nin ardından Star Gazetesi, zafer manşetleri attı. Star gazetesi, "İstediğimizi aldık" manşeti ile çıktı. Haberde, "Türkiye, NATO'da 'YPG kararını' sonuç bildirgesine ekletti. Londra Deklarasyonu'nda YPG'yi terör örgütü kabul eden 2015 kararına atıf yapıldı: Terörizm bütün türleri ve tezahürleriyle hepimiz için tehdit" denildi. (5 Aralık 2019)

 

-Türkiye'nin hedefi Kılıçdaroğlu

            Türkiye gazetesi, "Kılıçdaroğlu FETÖ ile eşzamanlı olarak yerli sanayiyi hedefe koydu / Yalanı savunma" manşeti ile çıktı. Haberde, "CHP Lideri, terörün belini kırıp ülkeye milyarlarca dolar getiren milli savunma sanayiine FETÖ'cülerin propagandası ile saldırıya geçti" ifadelerine yer verildi. (5 Aralık 2019)

 

-Milat'tan Kanal İstanbul övgüsü

            Milat gazetesi, 2011 yılında "Çılgın Proje" olarak gündeme gelip daha sonra rafa kalkan ve yeniden gündeme getirilen Kanal İstanbul projesine övgüler düzen bir habere imza attı. "Kanal İstanbul Türkiye'nin bağımsızlığıdır / Zincirleri kıracak" manşetini atan gazete, "Karadeniz ve Marmara arasında 45 kilometre uzunluğunda ve 150 metre genişliğinde olacak kanalın iki yakasında 1,5 milyon kişilik iki yeni kent kurulacak. Bu kanalla birlikte İstanbul Boğazı tanker trafiğine tümüyle kapanacak, İstanbul'da yeni bir ada ve iki yarımada oluşacak" ifadelerini kullandı. (9 Aralık 2019)

 

-Akit: CHP hayırlı olan her şeye karşı

            Yeni Akit, "Karaladıkları dev projeler dünyaya parmak ısırtıyor / CHP hayırlı olan her şeye karşı" manşeti ile çıktı. Haberde, "Geçmişten bugüne 'istemezükçü' bir tavır sergileyerek millet hayrına yapılan her işe karşı çıkan CHP, Türkiye'ye el freni olmaya çalışıyor. CHP'ye rağmen hayata geçirilen devasa projeler ise Batı'ya parmak ısırtırken Türkiye'nin şahlanışında mihenk taşı olmaya devam ediyor. Bunların son halkası da Kanal İstanbul Projesi olacak" denildi. Dev projelere Boğaz Köprüsü, Keban Barajı, Marmaray ve Avrasya Tüneli örnek gösterilirken, Kanalistanbul Projesi için "Kanalistanbul ile prangalar kırılacak" başlığı kullanıldı. (11 Aralık 2019)

 

-"İBB'nin projeleri çalgı çengiye" sürmanşeti

            Yeni Akit, "Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı konserlerle yandaşlara peşkeş çekiliyor / İBB'nin kaynakları projeye değil çalgı çengiye" sürmanşetiyle çıktı. Haberde, "Seçim sürecinde israf edebiyatı yapan koltuğa oturduktan sonra ise tatilleri, şovları ve gezileriyle gündeme gelen CHP'li Ekrem İmamoğlu, şimdi de İstanbullu'nun parasını yandaş çalgıcılara yedirmeye hazırlanıyor" ifadeleri kullanıldı. Aynı haberi Güneş Gazetesi manşetten verirken "Vur patlasın çal oynasın" başlığını kullanmayı tercih etti. Haberde de "Tasarruf adı altında 5 binden fazla çalışanı işten atan, belediyenin zorunlu hizmet araçlarını sergileyerek israf şovu yapan İmamoğlu, yandaş sanatçılar için kesenin ağzını açtı. Konserler için 50 milyon lira bütçe ayrıldı" denildi. (12 Aralık 2019)

 

-Kanal İstanbul, Boğaz'ı Montrö esaretinden kurtaracakmış

            Yeni Şafak gazetesi, yine Kanal İstanbul'u manşetine taşıyarak "Montrö Lobisi rahatsız" başlıklı bir haber yaptı. Haberde, "2013'te 10 ağaç üzerinden sivil darbeye kalkışan CHP ve Gezi Koalisyonu, bu kez Boğaz'ı Montrö esaretinden kurtaracak Kanal İstanbul için devreye girdi. Montrö Lobisi'nin çevre, yeşil alan, ekolojik denge gibi söylemlerle engellemek istediği proje, hem İstanbul Boğazı'nı kurtaracak hem büyük ekonomik ve siyasi vizyonun önünü açacak" ifadeleri kullanıldı. (14 Aralık 2019)

 

-Star'ın da gündemi Kanal İstanbul

            Star Gazetesi'nin de manşeti "Kanal İstanbul gerçekleri" olurken, hazırlanan haberde, "Türkiye'yi geleceğe taşıyacak tüm projelere karşı çıkan CHP'nin başını çektiği muhalif çevreler, şimdi de asılsız iddialarla Kanal İstanbul'u hedef aldı" ifadelerine yer verildi. (14 Aralık 2019)

 

-Akit'in gündemi yine Kanal İstanbul ve İmamoğlu

            Yeni Akit, "Ekrem'in Kanal İstanbul karşıtlığı Avrupa seyahati sonrası depreşti / Başını okşayanlardan talimat mı aldı!" manşeti ile çıktı. Haberde ise "2011'de gündeme gelen Kanal İstanbul ile ilgili hiçbir vaadi bulunmayan, seçim sürecinde proje ile ilgili tek kelime bile sarf etmeyen CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz ay Avrupa'ya gerçekleştirdiği seyahat sonrası 'Kanal İstanbul'u yaptırmam' naraları atmaya başladı. İmamoğlu'nun birden Kanal İstanbul düşmanı kesilmesi, 'Bay Ekrem, başını okşayıp kendisine kredi verenlerden talimat mı aldı?" sorusunu akıllara getirdi" ifadeleri kullanıldı. (15 Aralık 2019)

 

-Talat Atilla ve Rahmi Turan olayı

            Sözcü gazetesi yazarı Rahmi Turan, bir CHP’linin sarayda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüğünü ve genel başkanlık için destek sözü aldığını yazdı. Turan, "Kaynağımın bana söylediğine göre, Saray'da Erdoğan'la görüşen CHP'li isim Muharrem İnce'ymiş" diyerek haftalarca sürecek bir tartışmayı da alevlendirdi. CHP’yi karıştıran haber Erdoğan tarafından da yalanlandı. Bunun üzerine Turan haberin kaynağının kendi kaynağı değil, Talat Atilla’nın kaynağı olduğunu söyledi. Atilla’dan duyduğu gibi yazmıştı. Atilla ve Turan Basın Konseyi tarafından kınandı. (15 Aralık 2019)

 

-Davutoğlu parti kurdu; Güneş manşetten hedef aldı

            Güneş gazetesi, bu kez AKP içinden çıkan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yeni kurduğu Gelecek Partisi'ni hedef aldı. Partinin kuruluşunun hemen ardından "Gelecek'in sol kolu" manşetiyle çıkan gazete, "Davutoğlu'nun parti tanıtım toplantısında sol tarafına oturttuğu İsmail Günaçar'la ilgili yeni skandallar gündeme geldi. Başkan Erdoğan'a küstah sözlerle saldırıp toplantıda İstiklal Marşı'nı okumayan Günaçar ve ABD'de yaşayan babasının FETÖ'ye olan yakınlığı gözler önüne serildi" dedi. (15 Aralık 2019)

 

-Yeni Akit'in Kanal İstanbul ısrarı

            Yeni Akit Gazetesi, yine sürmanşetten Kanal İstanbul'u anlattı. "Kanal İstanbul'a karşı ülkeler yeni kanallar inşa ediyor / Ya seyirci kalacağız ya biz de yapacağız!" başlığını atan gazetenin haberinde, "Montrö muhiplerinin 'ekolojik dengeyi bozar', 'biyolojik bir felâkete kapı aralar' gibi asılsız iddialarla itibarsızlaştırmaya çalıştığı Kanal İstanbul projesinin emsalleri dünyanın birçok ülkesinde ya kullanımda ya da inşa aşamasında..." denildi. (18 Aralık 2019)

 

-Türkiye ve Star'dan "Erdoğan'ın damadına dil uzattı" haberi

            Türkiye gazetesi, "CHP'li Özel'in İHA hazımsızlığı" başlıklı birinci sayfa haberiyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın damadı Selçuk Bayraktar'ı savunuculuğuna geçti. Haberde, "Özgür Özel Türkiye'ye terörle mücadelede çağ atlatan Bayraktar'a dil uzattı" ifadelerine yer verildi. Star Gazetesi de aynı haberi yine birinci sayfasından "CHP'li Özel'in SİHA rahatsızlığı" başlığıyla duyurdu. Haberde, "BAYKAR Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, milli savunma hamlelerini hedef alan CHP'li Özgür Özel'e tepki gösterdi" denildi. (19 Aralık 2019)

 

-Yeni Şafak'ın hedefi Libya üzerinden CHP

            Yeni Şafak gazetesi, Libya üzerinden yine CHP'ye saldırdı. "CHP'nin makul teröristi" manşeti ile çıkan gazete, "Türkiye'nin Akdeniz'deki egemenliğini artıran stratejik hamlelerine itiraz eden CHP, Libya'da hükümeti devirmeye çalışan Hafter Terör Örgütü'ne destek verdi.CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, skandal açıklamasında 'Trablus yönetimi cihatçı eğilimli bir yönetim. Tobruk Yönetimi (Hafter) daha makul , seküler bir yönetim' dedi" ifadelerini kullandı. (20 Aralık 2019)

 

-Akit'ten "CHP FETÖ'ye teslim" haberi

            Yeni Akit gazetesi, "CHP FETÖ'ye teslim" sürmanşeti ile çıktı. Haberde, "Daha önce avukatı, danışmanı, başdanışmanı, akıl hocası, milletvekili ve genel başkan yardımcısı FETÖ'den alınan Kılıçdaroğlu'nun ekibinde yer alan Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz'un da FETÖ'den tutuklanması, CHP'nin örgüt ile olan kirli ilişkisini bir defa daha gözler önüne serdi" denildi. Haberde, Fatih Gürsul, Murat Aksoy, Enis Berberoğlu, Eren Erdem, Ahmet Caner Yenidünya, Koray Çalışkan ve Burak Oğuz'un fotoğrafları kullanıldı. (20 Aralık 2019)

 

-Yeni Şafak'tan "Rüşvetin kayıtları var" haberi

            Yeni Şafak gazetesi, eski CHP Milletvekili Sinan Aygün'ün, CHP'li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın kendisinden 25 milyon lira rüşvet istediği yönündeki iddiasını "Rüşvetin kayıtları var" başlıklı birinci sayfa haberiyle duyurdu. Haberde, "Eski CHP'li vekil Sinan Aygün'ün Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile bazı CHP'li Meclis üyelerinin inşaat için kendisinden 25 milyon lira rüşvet istediği iddiası, ortalığı karıştırdı. Tartışmaya konu olan TOGO ikiz kulelerindeki rüşvet görüşmesinin görüntüleri olduğu belirtiliyor" denildi. Yeni Şafak benzer kesin yargılı haberlere ertesi günlerde de devam etti. Gazete, "Mansur Yavaş rüşveti böyle istedi / Bu işi halledin", "Yavaş Ankara'yı yönetemez / Okul değil rüşvet istedi" başlıklı haberler yaptı. (21-23-24 Aralık 2019)

 

-"CHP'yi FETÖ yönetiyor"

            Yeni Şafak, bu kez "CHP'yi FETÖ yönetiyor" manşeti ile çıktı. Haberde, "Mansur Yavaş ile CHP eski milletvekili Sinan Aygün arasındaki rüşvet kavgası,CHP'nin FETÖ ile derin bağlantılarını tescilledi. Aygün, isim vererek Yavaş'ı CHP'den aday olmaya FETÖ'nün ikna ettiğini söyledi. Partinin FETÖ bağlantısından rahatsızlığını dile getiren milletvekillerinin tamamı CHP'den ihraç edildi" ifadeleri kullanıldı. (22 Aralık 2019)

 

-Akit: Çıkıyor kokusu Yavaş Yavaş

            Yeni Akit, "Önce sahte senet sonra vergi kaçakçılığı şimdi de rüşvet skandalı / Kokusu çıkıyor Yavaş Yavaş" manşeti ile çıktı. Haberde, "CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve ekibinin CHP'li eski vekil Sinan Aygün'e ait TOGO ikiz kulelerinin imar değişikliği karşılığında 25 milyon lira rüşvet istediği iddiaları gündeme bomba gibi düştü. yerel seçimler öncesinde hak hukuk şeffaflık naraları atan Yavaş, sahte senet ve vergi kaçırma skandallarının ardından şimdi de rüşvet iddialarıyla gündemde..." denildi. (22 Aralık 2019)

 

-Akit nefret kustu

            Yeni Akit, "Rüşvet... Şantaj... Yolsuzluk! / İşte CHP bu" manşeti ile çıktı. Haberde, "Kul hakkı, adalet, şeffaflık gibi söylemlerle halkı kandırıp oy devşiren CHP, ele geçirdiği belediyelerde her türü melaneti sergiliyor. Geçmişte İSKİgate ve Sirmen rezaletleri ile hafızalara kazınan CHP'nin kirli siyaseti, yakın dönemde Ataşehir, Şişli, Beşiktaş ve Kadıköy'de patlak veren yolsuzluk skandalları ile ayyuka çıktı. Son olarak CHP'li Mansur Yavaş'ın bir başka CHP'li Sinan Aygün'den 25 milyon liralık rüşvet istediği iddiası ise yolsuzluk usulsüzlük ve rüşvet ağına eklenen son halka oldu" denildi. (24 Aralık 2019)

 

-Yeni Şafak, “Kanal İstanbul” üzerinden tam sayfa CHP’yi anlattı!

            Kanal İstanbul Projesi’nin 8 yıl aradan sonra yeniden gündeme gelmesi sonrası havuz medyası projeyle ilgili bir yandan “destek” haberleri yaparken, diğer taraftan projeye karşı çıkan siyasi partileri topa tutmaya başladı. Yeni Şafak gazetesi, “CHP milletin ve ülkenin yararına ne yapılsa karşı çıkıyor! / Türkiye’ye muhalefet partisi” manşetini atarken, haberde “Kanal İstanbul’a ‘yaptırmayız’ diye karşı çıkan CHP, Menderes ve Özal döneminde yollara, barajlara ve köprülere muhalefet geleneğini devam ettiriyor. 80 yıldır değişmeyen CHP, AK Parti döneminde de İstanbul Havalimanı, 3. Köprü ile otoyolları engellemeye çalıştı ve Gezi kalkışmasını bunun için tahrik etti” ifadelerine yer verildi. Birinci sayfasının tamamını CHP eleştirisine ayıran gazete, manşet altında ayrıca “İşte CHP’nin karşı çıktığı projeler” başlıklı bir kutu habere de yer verdi. Birinci sayfada “Bari bir tek projeye destek olun”, “Gezi isyanı çıkardılar”, “Millet sizden davacı olacak”, “Huyları hiçbir zaman değişmez” başlıklı haberler de yapıldı. (25 Aralık 2019)

 

-Akit’ten “İşte CHP bu” manşeti

            Yeni Akit, "FETÖ ve PKK ile ilişkileri deşifre eden kapı önüne konuluyor / İşte CHP bu 2" manşeti ile çıktı. Haberde, “Rüşvet, yolsuzluk ve usulsüzlük çarkının dönmeye devam ettiği CHP’de partinin terör örgütleriyle olan bağlantılarını ifşa eden ve tek adam düzenine tepki gösteren isimler bir bir tasfiye ediliyor. Koltuk sevdalısı Kemal Kılıçdaroğlu, aralarında kardeşinin de bulunduğu onlarca muhalif ismi kirli tezgâhlarla siyasetin dışına itti” denildi. (25 Aralık 2019)

 

-Milat’ın “Kanal İstanbul” manşeti

            Milat gazetesi, “CHP Batı’dan akıl alıp Kanal İstanbul’a karşı çıkıyor / Dünya projesi” manşeti ile çıktı. Haberde, “Memleketin hayrına olan her hizmete karşı çıkan CHP, küreselci emperyalistler gibi Kanal İstanbul’a da karşı. Uzmanlar: 33 dalda 200 bilim insanından görüş alındı. Bu bir dünya projesidir” denildi. (26 Aralık 2019)

 

-Havuz’da “yerli oto” heyecanı

Sanayi Bakanı Mustafa Varank’ın açıklamasına göre yüzde 70’i yerli, Türkiye’nin yerli otomobili, Gebze’de tanıtıldı. Ertesi gün havuz medyası haberi şu başlık ve spotlarla gördü: (28 Aralık 2019)

Yeni Şafak: Türkiye’nin devrimi – Türkiye’nin heyecan ve merakla beklediği yerli otomobilin üstündeki örtü kalktı. Böylece 58 yıl önce ‘Devrim’ ile yarım kalmış hayalimiz gerçekleşti. Kırmızı ve beyaz renkli 2 modeli, herkes çok beğendi, siparişler ardı ardına geldi.

Star: Devrin otomobilini durduramayacaklar – Milli gururumuz ‘Türkiye’nin otomobili’ görkemli bir törenle sahneye çıktı. TOGG imzalı SUV ve sedan iki modelin tanıtımını, tüm dünya nefesini tutup izledi.

Türkiye: Türkiye’nin otomobili bir araçtan daha fazlası / Yolun açık olsun –Tasarımıyla göz kamaştıran yerli oto, süper akıllı donanımıyla ‘Türkiye yapamaz’ diyenlerin ağzını açık bıraktı.

Akşam: 59 yıl önce Devrim otomobilini yapanlara saygı ve minnetle / Devrim 2.0 – Tasarımından donanımına , bataryasından yazılımına tüm detayları Türk mühendislerce geliştirilen Türkiye’nin Otomobili 8 yıllık emeğin sonunda sahneye çıktı. SUV ve sedan modelleriyle göz kamaştıran araçlar, sektörde ezberleri bozacak.

Milat: 60 yıl önce boğdular ama şimdi efsanesini yaptık / İnandık başardık – Türkiye’nin 60 yıllık rüyası gerçeğe dönüştü.

Güneş: Devrin otomobili – 60 yıllık rüya gerçek oldu, Türkiye’nin otomobili görücüye çıktı.

Yeni Akit: Türkiye ‘Yapılamaz’ denilen yeni nesil yerli otomobili de yaptı / Bir ezberi daha bozduk!-Türkiye’nin yarım asırlık rüyası gerçekleşti ve 80 milyonun heyecanla beklediği yerli otomobil, Başkan Erdoğan’ın Gebze Bilişim Vadisi’nde katıldığı görkemli törenle görücüye çıktı. Bütün engellemelere ve ‘yapamazsınız’ söylemlerine rağmen yılmayan mühendislerimiz siyasi iradenin de desteğiyle yerli otomobilimizi yapmayı başardı. Yerli oto, görünümü, dizaynı ve teknik donanımı ile tam not aldı.

 

- “Yerli oto coşkusu” yine manşetlerde

            Havuz medyası, ertesi gün de “yerli oto” manşetlerini sürdürdü. İşte o başlıklar: (29 Aralık 2019)

Yeni Şafak: Dünya gördü onlar görmedi – Türkiye’yi otomotiv sektöründe küresel aktöre dönüştürecek milli otomobil projesi dünyada büyük yankı uyandırdı. Ama içerideki muhalefeti rahatsız etti.

Star: Bizi coşturdu rakipleri korkuttu - Türkiye tek yürek oldu 58 yıllık hayalin ürünü olan yerli otomobilin gururunu yaşadı. Gözleri kamaştıran iki model yurt genelinden yoğun sipariş alırken dünya devi firmaların ise ayarları bozuldu.

Türkiye: Dünya da TOGG’a hayran kaldı / Nazar etme ne olur! – Türkler başardı. Türkiye’nin otomobili, küresel arenada geniş yankı buldu; Tesla’ya rakip gösterildi. Dev markalara korku saldı.

Yeni Akit: Türkiye’nin otomobili Batı’yı ürküttü – Türkiye’nin yerli mühendis ve tasarımcılarla hazırlayıp 2022 yılında piyasaya sunmaya hazırlandığı ‘elektrikli yerli otomobil’, Avrupa’yı hem kıskandırdı hem panikletti.

Milat: Yerli otomobil dünya gündemine oturdu / Tesla’ya rakip – Gerek tasarımı gerekse teknik özellikleriyle tam not alan Türkiye’nin ilk yerli otomobili dünya basınında da büyük ilgi gördü. TOGG’un ABD’li elektrikli araç üreticisi Tesla’ya rakip olacağı vurgulandı.

Güneş: Türkiye meydan okuyor - Başkan Erdoğan’ın tanıtımını yaptığı Türkiye’nin ilk yerli otomobili dünya basınında büyük ilgi gördü.

 

-Türkiye, yerli arabayı methetti: Jaguar, Mercedes ve Audi’den daha kaliteli

            Türkiye gazetesi, yerli otomobil haberlerini yeni bir manşetle sürdürdü. “TOGG’u muadilleriyle kıyasladık / Daha kaliteli daha ucuz” başlığını kullanan gazete haberinde, “Türkiye’nin otomobili TOGG, Tesla ile Jaguar, Mercedes ve Audi gibi asırlık markaların modelleriyle boy ölçüşüyor” ifadeleri kullanıldı. (30 Aralık 2019)

 

-“Piyango haramdır”

            Yeni Akit, yeni yıla 1 kala “Piyango haramdır; haramla sevap olmaz” sürmanşetiyle çıktı. Haberde, “Ocaklara ateş düşüren, yuvaları dağıtan, umutları istismar eden Milli Piyango illetinin haram olduğu Diyanet tarafından bir kere daha hatırlatıldı” denildi. (30 Aralık 2019)

 

-Türkiye ve Akşam, yeni yıla hazır

            Türkiye gazetesi, 2019 yılının son günü “2020 hamle yılı” sürmanşetiyle çıktı. “Ekonomi coşacak”, “Projelere devam”, “Turist rekoru yolda” alt başlıklarının kullanıldığı haberde, “Enflasyon ve faizdeki düşüş trendi sürecek. İşadamları umutlu, finans sektörü de ‘Ekonominin gelişimine katkı sunacak gücümüz var’ diyor. Atak 2 helikopteri havalanıyor. Muharip uçağımız Gökbey’in motoru bu sene hazır olacak. Turizm 81 şehre ve 12 aya yayılacak. Hedef 58 milyon turist, 41 milyar dolar gelir” ifadeleri kullanıldı.

            Akşam gazetesi de benzer bir manşetle çıktı. “2020’ye güvenle giriyoruz” başlığını atan gazete, “Türkiye ekonomisi toparlanma sürecinden büyümeye geçti. Uluslararası kuruluşların büyüme beklentilerinden sonra sanayi ve ticarette güven endekslerinin yükselişi de hızlandı” dedi. (31 Aralık 2019)

 

 

 

 

 

 

TEHDİT, HAKARET, HEDEF GÖSTERME, ŞİDDET

 

-Akit'ten tehlikeli manşet

            Yeni Akit gazetesi, "CHP'li İzmir Belediyesi, içkiye 4 yılda 250 bin TL yatırmış / Şaraba var şehide yok" manşeti ile tehlikeli bir kışkırtmaya imza attı. Haberde, "PKK'nın lanetlenmesi talebini reddeden, terör örgütünün şehit ettiği polis ve asker ailelerine yardım önergesini de 'tasarruf' bahanesiyle geri çeviren CHP'li İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2015 yılından bu yana 248 bin liralık şarap alımı gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Milletin parasının şehit aileleri yerine içkiye harcanması, CHP belediyeciliğindeki çarpık zihniyeti bir kez daha gözler önüne serdi" denildi. Haberde Antalya'da düzenlenen OctoberFest'ten bir fotoğraf kullanan gazete, fotoğrafın altına "Şehit yakınlarının ve tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını şaraba yatıran CHP'li İzmir Büyükşehir Belediyesi, OctoberFest adlı bira festivaline de ev sahipliği yapacak" yazdı. (1 Ekim 2019)

 

-Akit, Sinan Meydan'ı hedef gösterdi

            Yeni Akit, "Bakın meydan kimlere kaldı / İstanbul'a Osmanlı düşmanı danışman" sürmanşetiyle yazar Sinan Meydan'ı hedef gösterdi. Haberde, "Seçim öncesi Yasin-i Şerif okuyup türbe türbe gezen CHP'li Ekrem İmamoğlu, İBB koltuğunu ele geçirince Sözcü Yazarı ecdad düşmanı sözde tarihçi Sinan Meydan'ı Kültür AŞ'de danışman olarak göreve getirdi. (18 Ekim 2019)

 

-Akit'ten "Vatan haini CHP" manşeti

            Yeni Akit, "Muhalifliği vatan hainliği sınırına taşıdılar / İhanet nerede CHP orada" manşetiyle çıktı. Haberde ise, "Kirli bir kaset operasyonuyla CHP'nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu ve 'A Takımı', beka mücadelesi veren Türkiye'ye yönelik her türlü kirli operasyonun içerisinde yer alıyor" ifadelerine yer verildi. Haberde ayrıca "Teröristlerin sözcüsü gibi", "HDP ağzıyla konuşuyorlar", "Terör destekçileri baş tacı" alt başlıkları da kullanıldı. (27 Ekim 2019)

 

-Akit'ten "Proje Ekrem Türkiye'yi sattı" manşeti

            Yeni Akit, "Proje Ekrem Türkiye'yi sattı" manşeti ile CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu hedef gösterdi. Haberde, "Proje üretmekten ziyade kendisi bir proje olan CHP'li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fransa'da düzenlenen 'Yerel Yönetimler Kongresi'nde haddini aşarak Türkiye'nin adalet sistemi için hakaretlerde bulunarak kayyım atanan HDP'li belediyelere sahip çıktı. Ülkemizi Haçlı'ya şikâyet eden CHP'li başkana tepki gösteren siyaset bilimciler, 'İmamoğlu, Türkiye'yi sattı' dediler" ifadelerine yer verildi. (3 Kasım 2019)

 

-Meclis’te gazeteciye tehdit

            TBMM Plan ve Bütçe komisyonunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ı takip eden gazetecilerden bir kameraman, Oktay’ın protokol müdürü olduğunu söyleyen bir kişi tarafından tehdit edildi. Çekim yapmaya çalışan kameramanı engelleyen, ardından sözlü olarak müdahale etmeye çalışan cumhurbaşkanlığı personeli, diğer gazetecilerin araya girmesiyle engellendi. Oktay’ın basın danışmanı gazetecilerden özür diledi. (7 Kasım 2019)

 

-Akit: CHP güvenlik sorunu haline geldi

            Yeni Akit, "PKK ve DHKP-C'nin hamiliğine soyunan Kılıçdaroğlu'nun CHP'si güvenlik sorunu haline geldi / Terörün cesaret hapı CHP" manşeti ile yine terörle CHP'yi ilişkilendiren bir haber yaptı. Haberde, "Seçimlerde PKK'nın siyasi kolu HDP ile iş tutan, YPG/PKK'lı teröristleri Meclis'te ağırlayan, DHKP-C'li militanları 'mağdur' gibi gösterip sahiplenen, bunlar da yetmezmiş gibi askerimize kurşun sıkan PKK'lıların cenaze törenine katılıp gözyaşı döken CHP'liler eli kanlı teröristlere cesaret veriyor" ifadeleri kullanıldı. (8 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Hakkı sağlam saldırıya uğradı

            Eskişehir Sakarya Gazetesi yazı işleri müdürü Hakkı Sağlam, sabah işe giderken saldırıya uğradı. Gazete yakınında saklanıp Hakkı Sağlam’ı bekleyen bir kişi dirsek ve yumruk darbeleriyle Sağlam’ı yaraladı. Saldırgan kaçtı. ÇGD Eskişehir Şubesi, Spor Yazarları Derneği Eskişehir Şubesi ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti saldırıyı kanadı. Elinden ve yüzünden yaralanan Sağlam “Anlaşılan tekerine çomak soktuğumuz birileri gözdağı vermek istemiş. Bu saldırı şahsıma değil, basın özgürlüğüne ve gazeteciliğe yapılmıştır” dedi. (16 Kasım 2019)

 

-Gazeteci Takan saldırıya uğradı

            Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan, Ankara’da evinin önünde saldırıya uğradı. Beyzbol sopası ile Takan’ı yaralayan saldırgan kaçtı. Takan bir süre önce köşe yazısında “Devlet Bahçeli, Aralık ayı sonunda Genel Başkanlığı bırakacak, aktif siyaseti terk edecek. MHP’nin başına yeni bir isim gelecek” iddiasında bulunmuş, MHP yöneticileri Takan’ı sert dille suçlamıştı. (20 Kasım 2019)

 

-Iğdır’da gazeteci Işık’a saldırı

            Iğdır Haber gazetesi sahibi Metin Işık, MHP Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ hakkında yazılarının ardından, eli sopalı bir grubun saldırısına uğradı. Işık, “Kafamda, sırtımda ve ayağımda yaralar vardı. Hastaneye gidip tedavi oldum, rapor aldım. Sonra karakola gidip, şikâyetçi oldum. Yazdığım haberler birilerini rahatsız ettiği için saldırıya uğradım. Saldırganların kimliği belli. Adalet önünde hesap vermelerini istiyorum" dedi. (29 Kasım 2019)

 

-Akit, Cemiyet Başkanı Bilgin'i hedef gösterdi

            Yeni Akit, sürmanşetten Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin'i hedef gösterdi. "27 yılda 17 başbakan 5 cumhurbaşkanı değişti / Diktatör Nazmi koltuğa yapıştı" başlıklı haberde, "Sürekli demokrasiden dem vurmasına rağmen 1992'den beri Ankara Gazeteciler Cemiyeti'nde diktatörlük kuran Nazmi Bilgin, o tarihten bu yana Türkiye'de 17 başbakan 5 cumhurbaşkanı değişmesine rağmen koltuğa yapışarak adeta saltanat kurdu. Gazetecilik mesleğini rant kapısı olarak gören istismarcılar, tuttukları musluk başlarından ayrılmıyor. AGC'de 27 yıldır diktatörlük kuran Nazmi Bilgin, bayide satılmayan gazete ile BİK'ten milyonları cebe indirirken lüks makam araçlarıyla geziyor" denildi. (2 Aralık 2019)

 

-Konya’da gazeteci Dönmez canlı yayında saldırıya uğradı

            Konya’nın Karatay ilçesinde çöken bir binayla ilgili televizyon kanallarına bağlanarak canlı yayında gelişmeleri aktaran DHA Muhabiri Hasan Dönmez saldırıya uğradı. Canlı yayın sırasında bir grup Dönmez’i itip kaktı, yumruk ve tekmeler attı. Çevredekilerin araya girmesiyle saldırganlar uzaklaştırıldı. (10 Aralık 2019)

 

-Bir tarafta keyfi cezalar diğer tarafta kin ve düşmanlık söylemi

            Akit TV’de yayınlanan bir programda sunucu Fatin Dağıstanlı, Cumhuriyet gazetesinin manşetini gösterip, "Hadi gidelim, hep beraber toplanıp Cumhuriyet gazetesi önüne bir el bombası atalım" dedi. Haberin yazarı Işık Kansu’yu ve Cumhuriyet gazetesini hedef gösteren Dağıstanlı “Şeriat Çalıştayı” manşetiyle Cumhuriyetin bu eyleme davette bulunduğunu ileri sürdü. (20 Aralık 2019)

            Dağıstanlı hakkında, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "tehdit" suçlarından başlatılan soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu yetkisizlik kararı vererek dosyayı Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. (24 Aralık 2019)

 

-Bursa’da ÇGD, yöneticileri ve Şube Başkanı Rabia Deniz hedef gösterildi

            Gazeteciliği, haberler yoluyla birilerine saldırıp, onları korkutup, sindirip kendi çıkarları için kullanmak zanneden bezirgân özentileri bu kez Bursa’da ortaya çıktı. Bursa Şehir Gazetesi sahibinin, sözde “ülke geleceği için umut” olan “doğal tarım eğitim merkezi” projesini gazeteci gözüyle ele alan Rabia Deniz, gazetenin hedefi haline geldi. Şehir gazetesi, uzun uzun ÇGD üyeleri ve Bursa Şubesinin karalamasının yanı sıra Şube Başkanı Rabia Deniz’i hedef gösterdi. Gazetede şöyle yazıldı: “Solculuk kılıfıyla küresel güçlerin borazanlığını yapan ve ülkedeki tüm yatırımları hedef alan karalık Oda TV’nin Bursa’daki tetikçisi ÇGD Başkanı Rabia Deniz, bu kez ülkenin geleceği için önemli bir umut olan doğal tarım eğitim merkezini hedef aldı.” (26 Aralık 2019)

            ÇGD Bursa Şubesi, kınama açıklamasında şu vurguları yaptı: “AKP’ye dönük her türlü eleştirel(!) yayını hainlikle, devlet veya İslam düşmanlığıyla yaftalayan bu besleme zihniyet, kendi medyasında gazeteleri ve gazetecileri açık açık tehdit etmekte ve hedef göstermektedir... Nezir Asaroğlu, gazetesinden, gazetesinin internet sitesinden, sosyal paylaşım platformlarından gerek ÇGD Bursa Şubesi’ni gerekse de ÇGD Bursa Şube Başkanı Rabia Deniz’i iftiralarıyla hedef göstermiştir. Tamamını paylaşmaya dahi gerek duymadığımız haberlerde yine dernek yönetim kurulu üyelerini ve derneği hedef alan bir dil kullanmıştır. Bu şahısla ilgili yasal süreci başlatmakla beraber, nefret söylemiyle başlayan ve giderek suça dönüşen eylemleri nedeniyle savcıları göreve çağırıyoruz.” (31 Aralık 2019)

            Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Merkezi de şu açıklamayla Şehir Gazetesi yöneticilerini uyardı: “Ülkemizde son yıllarda kanıksatılmaya çalışılan, ‘belli siyasi odaklara’ ya da ‘sermaye grupları’na yakın durmanın sağladığı bir koruma mı söz konusudur! Hakaretler ve tehditler bu kadar rahat nasıl yapılabilmektedir! Bu ve benzeri soruların vakit geçirmeksizin yanıtlanması için ‘Şehir Gazetesi’ adıyla Bursa’da faaliyet gösteren yapının, Derneğimizi hedef gösteren yayınlarına ilişkin yargı makamlarının vakit geçirmeksizin harekete geçmesini beklemekteyiz. Derneğimizin Bursa Şubesi’ne ve yöneticilerine yönelik olası herhangi bir olumsuz gelişmede, Şehir Gazetesinin yayınlarını sorumlu tutacağımızı buradan duyuruyoruz.” (2 Ocak 2020)

 

-Milat yılbaşı kutlamalarını hedef gösterdi

            Milat gazetesi, “Noel’e yılbaşı kılıfı giydiremezsiniz / İslam’da yeri yok” manşeti ile yine yılbaşı kutlamalarını hedef gösterdi. Haberde, “2020’ye sayılı günler kala AVM’ler ve eğlence mekânları, inanç ve örfümüze uygun olmayan süsleme ve reklamlarla ‘sabaha dek içkili kampanyalar’ düzenliyor. Hristiyan geleneği Noel’in, Müslümanlarca ‘yılbaşı’ adı altında gayri ahlâki eğlencelerle kutlanmasına tepki gösteren ilahiyatçılar: Yılbaşı kutlamalarının İslam dininde yeri yoktur ” ifadeleri kullanıldı. (27 Aralık 2019)

 

-Saldırganlar bu kez gazeteci İde’yi hedef aldı

            Gazetecilere yönelik önlenmeyen fiziksel saldırı ve siyasetçi tehditleri bir kez daha yeni saldırıyı doğurdu. KRT TV programcısı, Yenicağ Gazetesi yazarı ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in basın danışmanı Murat İde İstanbul’da evinin önünde bir grubun saldırısına uğradı. İde son olarak "Devlet Bey, ben yoruldum" başlıklı yazısı nedeniyle MHP yöneticileri tarafından hedef gösterilmişti. Gözaltına alınan 6 şüpheliden biri savcılıkça diğerleri adli kontrolle mahkeme tarafından serbest bırakıldı. (28-29 Aralık 2019)

 

-Akit, AYM’nin Wikipedia kararını beğenmedi; hedef gösterdi

            Anayasa Mahkemesi (AYM), Wikipedia'nın erişime engellenmesini hak ihlali saydı. Yeni Akit ertesi gün “Millet aleyhine kararları millet adına alıyor / AYM kimler için çalışıyor!” manşetiyle hem 29 Nisan 2017’den beri Türkiye’de erişimi engellenen Wikipedia’yı hem de AYM’yi hedef gösterdi. Haberde, “Anayasa Mahkemesi, kamu vicdanını yaralayan bir karara daha imza atarak teröristleri aklayan Wikipedia’ya yönelik erişim engelini kaldırdı. AYM’nin, kimi zaman polis ve askerimizi şehit eden teröristleri savunanları sevindiren kararlar alıp, kimi zaman vatana ihanetten yargılananlar için ‘hak ihlali’ yönünde tazminatlara hükmetmesi, ‘AYM, millet aleyhine kararlar vererek kime hizmet ediyor’ sorularına yol açtı” denildi. (29 Aralık 2019)

 

-“CHP, terör örgütü liderine sahip çıkıyor” haberi

            Yeni Şafak gazetesi, “CHP Hafter Turu’nda” manşeti ile çıktı. Haberde, “Libya’da terör örgütü lideri Hafter’e ‘seküler ve makul’ diyerek sahip çıkan CHP, Türkiye’nin meşru hükümete destek vermesini engellemeye çalışıyor. Kılıçdaroğlu, dün İYİ Parti ve Saadet Partisi’ne sürpriz bir ziyarette bulunarak 2 Ocak’ta Meclis’te görüşülecek tezkereye ‘hayır’ demelerini istedi” denildi. (31 Aralık 2019)

 

-Milat’tan “yılbaşı kutlamak haramdır” manşeti

            Milat gazetesi, yılbaşı öncesi yine tehlikeli bir habere imza attı. Bir dini sohbette babalara seslenerek, "Kızın okula pantolonla giderken yüreğin parçalanıyor mu senin? Parçalanmıyorsa vallahi kıyamet günü cehennem seni parçalayacak. Yavrunu cehenneme attın cehenneme”, “Genç kayınvalide olan kadınlar şehvet uyandırır, erkeklere haramdır” gibi skandal açıklamalar yapan İlahiyatçı İhsan Şenocak’ı konuşturan gazete, “İkisi de haram” manşeti ile hem insanların yılbaşı kutlamamasını hem de Milli Piyango bileti almamasını istedi. Şenocak’ın açıklamalarının kullanıldığı haberde, “Müslüman bir adam piyango kumar deseler uzak duracak. Başına ‘milli’ koyarak İslam ile irtibatını kuruyor. Piyango dünyada da ahirette de perişan eder. Eskiden yılbaşı geceleri dansöz çıkardı, şimdi yılın her akşamı öyle oldu. Müslümanlar kötü kokulara alıştı. Yılbaşı kutlamak kesinlikle haramdır” ifadelerine yer verildi. (31 Aralık 2019)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİNİ, KADIN DÜŞMANLIĞINI VE İSTİSMARI MEŞRULAŞTIRMAYA YÖNELİK HABERLER

 

-Akit’in cinsiyetçi gericiliği sürüyor

            Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, İstanbul’da meydana gelen deprem üzerinden cinsiyetçi ve gerici, toplumu ayrıştıran bir yazı kaleme aldı. Dipilak, "Eğer insan bu hakikat yolculuğundan saparsa, işte asıl o zaman ve o noktada fay kırığı oluşur, Lut gölü kırığı, aslında bir gay ve lezbiyen kırığıdır" ifadelerini kullandı. (2 Ekim 2019)

 

-Akit: Kadının, boşandıktan 4 ay sonra nafaka alması haram

            Yeni Akit, "Nafakanın çözümü İslam'da" manşeti ile kadın karşıtı haberlerine bir yenisini ekledi. Haberde, "Aileleri uçuruma, aile fertlerini cinnete sürükleyen müebbet nafaka uygulamasına hâlâ adil bir çözüm getirilemezken, din adamları bu konudaki kesin ve net çözümün İslam hukukunda olduğu görüşünde birleşiyor. İslam'ın nafaka hususundaki ölçüsünü 'iddet süresi' olarak vurgulayan ilahiyatçılar, boşanma sonrasındaki 3 aylık zaman diliminin ardından kadının nafaka almasının helal olmadığına dikkat çekiyor" ifadeleri kullanıldı. (4 Ekim 2019)

 

-Akit'ten kadın düşmanı bir haber daha

            Yeni Akit, "Mor çete kürtaj cinayetini savunuyor" başlıklı birinci sayfa haberinde "Mor Çete kadınlığa ihanet ediyor. Anne adaylarını kürtaj cinayetine yönlendiren Mor Çete, 'Ücretsiz, güvenli, erişilebilir kürtaj hakkının takipçisiyiz', 'Cinsel hakların ayrılmaz parçası kürtaj hakkı' eylemleriyle bebeklerin anne karnında katledilmesine destek veriyor" denildi. (21 Ekim 2019)

 

-Akit'ten LGBTİ derneklerine: Ahlâk teröristleri

            Yeni Akit, "Eşcinsellerin Türkiye'de 22 derneği var / ABD ve Rusya'da bile homoluk yasak" başlıklı birinci sayfa haberinde "Türkiye'deki özgürlük ortamından faydalanarak bir ur gibi çoğalan LGBTİ derneklerine Hristiyan ülkelerinin bile geçit vermediği ortaya çıktı. Ahlâk teröristlerinin kurduğu derneklerin Rusya, Güney Kore ve ABD'nin 6 eyaletinde kapısına kilit vurulduğu bildirildi" ifadelerine yer verildi. (23 Ekim 2019)

 

-"Türk halkının yüzde 78'i eşcinsellerden nefret ediyor" haberi

            Yeni Akit Gazetesi, "Türk toplumu eşcinsel dayatmayı reddediyor" sürmanşetiyle çıktı. Haberde, "Müslüman Türk milletine dayatılmak istenen eşcinsel sapkınlığın toplumsal tabanda hiçbir karşılığının olmadığını belgeleyen rapora Akit ulaştı. AB fonları, Soros'un kirli paraları, dijital platformların gayriahlaki yayınları ve medyadaki LGBTİ propagandasına rağmen halkımızın yüzde 78'inin eşcinsel sapkınlardan nefret ettiğini ortaya çıkardı" denildi. (27 Ekim 2019)

 

-Akit, karma çocuk havuzuna sürmanşetten nefret kustu

            Yeni Akit, sürmanşetten "Ekrem bir sözünü daha yedi / İBB'nin çocuk havuzunu karma yaptı" başlıklı bir haber yayımladı. Haberde, "Seçim öncesi Yasin-i Şerif okuyup türbe türbe gezen Ekrem İmamoğlu, karma havuz sistemi getireceği iddialarına karşı 'Neymiş efendim kadını erkeği aynı yerde havuza girecek. Ben 2 ayrı havuz açtım' diyerek iddiaları reddetmişti. İBB'nin 4-12 yaş havuzlarını kız erkek karma hale getiren İmamoğlu'nun, sözünü tutmayarak 'Çocuk gelişim uzmanları karşı cinsle bir olmanın kritik bir öneme sahip olduğunu söylüyor' mazeretine sığınması büyük tepki çekti" denildi. (28 Ekim 2019)

 

-Akit, kadın düşmanlığında tam gaz ileri

            Yeni Akit, "6284'ün sadece 2,5 yıllık bilançosu bile korkunç! / 746 bin baba evden uzaklaştırıldı" manşetiyle yine kadın düşmanı bir habere imza attı. Haberde, "Sözde aileyi korumak için getirilen ancak çiftleri birbirine düşman eden Haçlı menşeli 6284 sayılı yasa, yuva yıkmaya devam ediyor.Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nun verilerine göre son iki buçuk yılda tam 746 bin 336 baba, kadının beyanı esas alınarak evinden ve çocuklarından uzaklaştırıldı" ifadelerine yer verildi. (5 Kasım 2019)

 

-"Erken evlilik hapsine çare" manşeti

            Türkiye Gazetesi "Binlerce aile kavuşmayı bekliyor / Erken evlilik hapsine çare" manşetiyle çocuk yaşta evlilikleri cezalandıran yasaya yeni "infaz düzenlemesi" üzerinden muhalefet etti. Haberde, "Kadın ile erkeğin yaş farkı 10 yılın altındaysa hapisteki kocaya ceza indirimi uygulanacak. Zorla evlilik, şiddet ve tecavüz kapsam dışı tutulacak" denildi. (7 Kasım 2019)

 

-Akit'in bu kez hedefi çalışan anneler!

            Yeni Akit'in manşeti bu kez kadınları eve hapsetme düşüncesinin dışavurumu olarak "Uzmanlar uyardı: AB'nin oyununa gelinmesin evler annesiz bırakılmasın / Ev hanımları desteklenmeli" şeklinde oldu. Haberde, "Aile Bakanlığı'nın AB'nin desteğiyle hayata geçirmeyi planladığı proje büyük tepki çekti. Çalışan annelerin, kendilerine verilecek bin 300 liralık destekle 0-2 yaş arasındaki bebeklerini bakıcılara teslim etmesini öngören uygulamaya tepki gösteren uzmanlar, 'Asıl desteklenmesi gerekenler, ihtiyaç sahibi mağdur anneler ve ev hanımlarıdır. Bu proje, 'annesiz evlere, sevgisiz çocukların büyütülmesine yol açar' dedi" ifadelerine yer verildi. (13 Kasım 2019)

 

-Akit, kadını şiddetten koruyan 6284 sayılı yasaya karşı

            Yeni Akit, "6284 milyonlarca babayı yuvasından kopardı / 5 yılda 2 milyon uzaklaştırma" sürmanşetiyle çıktı. Haberde de "Türkiye'de aile yapısını uçuruma sürükleyen ve yürürlükteki 8. yılını dolduracak olan 6284 sayılı kanunun yuvalarda oluşturduğu tahribatın faturası her geçen gün artıyor" ifadeleri kullanıldı. (19 Kasım 2019)

 

-"6284 yuva yıkmaya devam ediyor" manşeti

            Yeni Akit, intiharları manevi boşluğa bağladığı haberi sürmanşetten yayımladığı gün, manşetten de kadın düşmanlığını sürdürdü. Yine 6284 sayılı kadına şiddetle mücadele yasasını hedef alan Akit, "Son 5 yılda boşanmalar arttı, evlilikler azaldı, çocuk sayısı düştü / 6284 yuva yıkmaya devam ediyor" manşetini attı. Haberde ise "Son 5 yılın verileri, 8 yıldır yürürlükte olan 6284 sayılı kanunun kadına şiddetle ilgili sorunları çözmediği gibi evlilikleri bitirdiğini, boşanmaları teşvik ettiğini, bunlara bağlı olarak da annelik oranları ile çocuk sayısının düşmesine sebep olduğunu gözler önüne seriyor" ifadelerini kullandı. (20 Kasım 2019)

 

-Akit, "5 Aralık'ı sapkın seviciler kutluyor dedi "gerçek mağdur kadınları" yazdı

            Yeni Akit, "Dünya Kadın Hakları Günü"nde birinci sayfasından "Dünya Kadın Hakları Günü ama... / Gerçek mağdurları duyan yok" başlıklı bir haber yayımladı. Haberde, "5 Aralık Mor Çeteciler ve sapkın seviciler tarafından 'Dünya Kadın Hakları Günü' olarak kutlanmaya devam edilirken, 28 Şubat mağduru başörtülü kadınların, evlat nöbetindeki anaların, 18 yaş altı evlilik mağdurlarının ve kocası nafaka mağduru olan ikinci eşlerin sıkıntılarını gören, feryatlarına kulak veren yok. Gerçek mağdur kadınlar, yaşadıkları çileli günleri Akit'e anlattı" denildi. (5 Aralık 2019)

 

-Akit: Kürtaj cinayettir

            Yeni Akit, yeniden kürtaj tartışması başlattı. "Kürtaj cinayettir" sürmanşetiyle çıkan ve Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu üyelerinden birinin açıklamalarına yer veren gazete, haberinde "Mor Çatı altında buluşan sapkınların sosyal medya üzerinden yaptıkları 'Kadınlar gebeliğin ilk 10 haftası boyunca kürtaj yaptırma hakkına sahiptir' şeklindeki paylaşımla cinayeti meşrulaştırma çabasına din adamlarından tepki geldi" ifadelerini kullandı. (6 Aralık 2019)

 

-Akit'in "Mor Çatı" ısrarı

            Yeni Akit, "Saylan'ın Kandilli'si Mor Çete'nin destekçisi" sürmanşetiyle çıktı. Haberde, "ÇYDD'ci Türkân Saylan'ın Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı üzerinden hegemonya kurduğu devlet okulu Kandilli Kız Anadolu Lisesi'nin 13 yaşındaki çocuklara 'flört' taktikleri veren, Haçlı Batı'dan aldığı paralarla Türkiye'deki feminist oluşumlara öncülük eden Mor Çatı'nın faaliyetlerine destek verdiği ortaya çıktı" denildi. (7 Aralık 2019)

 

-Türkiye gazetesi'nden "kadına şiddette durumumuza şükredin" manşeti

            Türkiye gazetesi, "Türkiye'deki kadına şiddet verileri" ile ilgili tuhaf bir habere imza attı. "Kadına şiddette 153. sıradayız" manşetini atan gazete, "Türkiye'de 11 ayda 318 kadın katledildi. Geçen yıla göre cinayet sayısı yüzde 7,2 azaldı. Dünya ise daha korkunç tabloyla karşı karşıya. ABD, İngiltere, Kanada gibi ülkeler Türkiye'nin çok önünde" dedi. (12 Aralık 2019)

 

-Akit'in kadın düşmanlığı tam gaz

            Yeni Akit, "Evden uzaklaştırılan erkek ama sığınma evleri kadınlar için... / Bu adamın katili 6284" sürmanşetiyle kadın düşmanı haberlerini sürdürdü. Haberde, "Başını Mor Çatı'nın çektiği feminist oluşumlar 6284'ü savunurken, evden uzaklaştırma cezası alan ve otomobilinde barınmaya çalışan Haydar Ali Durkun adlı vatandaşın piknik tüpü ile ısınmaya çalışırken hayatını kaybetmesi, yuva yıkan yasayı tekrar gündeme getirdi" denildi. (14 Aralık 2019)

 

-Akit, şimdi de "kadına şiddetle mücadele" genelgesine saldırdı

            Yeni Akit, sürmanşetten verdiği "Adalet Bakanlığı'nın 'Aile içi ve kadına şiddetle mücadele genelgesi' tepki çekti / Şiddetin çözümü Kur'an'da" başlıklı haberle kadın karşıtlığını yeniden gözler önüne serdi. Haberde, "Kadının beyanını esas alarak babaları evden koparan 6284 sayılı yasayı bile aratacak nitelikteki son genelgeye büyük tepki var. Yeni genelge ile kadının beyanı olmadan da evden uzaklaştırma kararı alınabileceğini belirten uzmanlar, 'Aileyi öncelemeyen hiçbir düzenleme şiddeti önleyemez' dedi. Diyanet'in Aile ve Dini Rehberlik Daire Başkanı Sedide Akbulut ise 'Şiddet ile ancak Kur'an ilkeleriyle baş edebiliriz' açıklamasında bulundu" ifadeleri kullanıldı. (22 Aralık 2019)

 

 

 

 

BASININ GÜNDEMİ - GÜNDEME BAKIŞ

 

-TGS 22. Olağan Genel Kurulu toplandı

            Türkiye Gazeteciler Sendikası 22. Olağan Genel Kurulu toplandı. Genel kurulların 3 yıl yerine 4 yılda bir toplanması tüzük değişikliğiyle karara bağlandı, yeni basın kartı yönetmeliğine karşı basın meslek örgütlerinin bir araya gelmesi kararı alındı. Genel Başkanlığa Gökhan Durmuş, Genel Sekreterliğe İlkay Akkaya, Genel Başkan Yardımcılığına Ozan Alper Yurtoğlu, Genel Mali Sekreterliğe Demet Çulha, Genel Örgütlenme Sekreterliğine Mustafa Kuleli, Genel Eğitim Sekreterliğine İpek Yezdani seçildi. (5-6 Ekim 2019)

 

-TRT, dış yapımlara bağımlı

            Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay bir soru önergesine verdiği yanıtta, TRT kanallarında, 2018 yılında 2 milyon 648 bin 259 dakika kurum içi, 1 milyon 677 bin 939 dakika kurum dışı program yayımlandığını belirtti. Oktay, "Buna göre kurum içi yapımların yayın oranı yüzde 61, kurum dışı programların yayın oranı ise yüzde 39'dur" dedi. (26 Ekim 2019)

 

-Bursa gazetecilerinin örgütü ÇGD Bursa 30 yaşında

            Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi, 30’uncu yaşını coşkuyla kutladı. Basın Kültür Sarayı Nilüfer Sahnesi’nde gerçekleştirilen 30. Kuruluş Yıldönümü etkinliğinde ÇGD Bursa, geleneksel “Çağdaş Ödüllerini” de sahipleriyle buluşturdu. (3 Aralık 2019)

 

-AYM’den frekans bedeli kararı

            Anayasa Mahkemesi, kanal ve frekans kullanım bedelini ödemeyen yayın kuruluşlarının karasal yayınlarının bir ay içinde durdurulacağını öngören hükmün Anayasa’ya aykırı olduğuna karar verdi. Kararda ödeme yapılamadığında karşı karşıya kalınan yayın durdurma tedbirinin, gelirlerin kesilmesiyle kalıcı hale gelebildiği belirtildi, “yayın durdurma tedbirinin, ilgili radyo ve televizyon kanallarının ifade ve basın özgürlüğünü sınırlandırdığı açıktır” denildi. (5 Aralık 2019)

 

-KONDA, medya araştırması yaptı

            Kamuoyu araştırma şirketi KONDA, medya izleme alışkanlıklarıyla ilgili araştırma raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye'nin yüzde 16'sının haberleri televizyondan takip etmediği sonucu yer aldı, dizi izlemeyen kesimin yüzde 17 olduğu belirtildi. İnternete ve sosyal medyaya yönelik güvenin arttığı tespit edilen raporda, Türkiye’de yüzde 74’lük bir kesimin gazete okumadığı tespiti yer aldı. (6 Aralık 2019)

 

-TRT’nin 2018 zararı 92 milyon lira

            CHP İzmir Milletvekili KİT Komisyonu üyesi Atilla Sertel’in paylaştığı Hazine ve Maliye Bakanlığı raporuna göre TRT’nin 2018 yılı zararı 92.1 milyon lira olarak gerçekleşti. Gelirleri ise elektrik katkı payından 689,8 milyon lira, bandrol gelirinden 1 milyar 703 milyon lira, reklam gelirinden 264,7 milyon lira oldu. Toplam 2 milyar 657 milyon 5 bin lira gelire karşılık 92.1 milyonluk zarar kurumdan emekli edilen bin 786 kişiye ödenen kıdem tazminatlarına bağlandı. Sertel “2015 yılında da 147 milyon zarar etmişti. Önce insanları bir anda emekliye zorlayacaksın sonra da bu nedenle zarar ettik diyeceksin. Soruyorum; bu nasıl bir yönetim anlayışı? TRT, kamu ve halkımız için adeta bir kara delik. Bu kara delik; belli sayıda kişi ve yapımcıyı zengin etmek uğruna ne verirsek yutuyor” dedi. (14 Aralık 2019)

Kaynak: () - Haber Merkezi Editör:
 
Etiketler: ÇGD:, Medya, hiçbir, provakasyona, alet, olmamalı,
Haber Videosu
Yorumlar
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
37
0
2
4
11
17
2
İstanbul Başakşehir
33
0
2
6
9
17
3
Trabzonspor
32
0
3
5
9
17
4
Fenerbahçe
31
0
4
4
9
17
5
Beşiktaş
30
0
5
3
9
17
6
Alanyaspor
29
0
4
5
8
17
7
Galatasaray
27
0
4
6
7
17
8
Yeni Malatyaspor
24
0
5
6
6
17
9
Gaziantep FK
24
0
5
6
6
17
10
Göztepe
23
0
6
5
6
17
11
Denizlispor
22
0
7
4
6
17
12
Çaykur Rizespor
20
0
9
2
6
17
13
Gençlerbirliği
18
0
7
6
4
17
14
Konyaspor
18
0
8
6
4
18
15
Kasımpaşa
15
0
10
3
4
17
16
Antalyaspor
14
0
9
5
3
17
17
MKE Ankaragücü
12
0
10
6
2
18
18
Kayserispor
10
0
11
4
2
17
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
G-3P05WK8YYB